Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından “yan baktığı” gerekçesiyle bıçaklanarak öldürüldü. Ancak bu olay bir ilk değil, Türkiye bu tarz acıları daha önce de yaşadı. 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi omzuna çarpan kişiye “Pardon kardeşim” dedikten sonra bıçaklanarak hayattan koparıldı. Hakan Çakır ise anne ve kız kardeşine küfür edenlerle tartışırken acımasız bir cinayete kurban gitti. Yine faillerin bazıları 18 yaşından küçüktü. Bu isimler bildiklerimiz. Kamuoyuna yansımayan daha birçok olayın yaşanmış olması da ihtimaller arasında. Peki, bu çocuklarımız neden öldürüldü? Çocuklarımızın ölmemesi ve öldürmemesi için neler yapılması gerekiyor? Konuyu psikolojik, sosyolojik ve hukuki açılardan ele aldık. Uzman isimler İsmail Öz, Nalan Saban ve Taha Yasin Kaya Tgrthaber.com ile görüşlerini paylaştı, ailelere ve tüm topluma değerli tavsiyelerde bulundu. İşte detaylar…

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat
KAYNAK:
Şenay Yurtalan
|
GİRİŞ:
22.01.2026
saat ikonu 09:55
|
GÜNCELLEME:
22.01.2026
saat ikonu 10:02

Çocuklarımız yine çocuklar tarafından öldürülüyor. Kalem tutması gereken eller, bıçaklarla bir başkasının canını alıyor. Üstelik bir savaş ortamında değiliz, hayat normal seyrinde. Oysaki milyonlarca çocuk okula gitmek için evinden çıkarken bazıları evine geri dönemedi. Bir sokak arasında sudan sebeplerle hayata gözlerini kapattı. Son zamanlarda üst üste gelen haberler, toplum vicdanını sızlatırken, sesler artık çok daha yüksek çıkıyor. Acil çözüme muhtaç olan bu acı durum ne yazık ki tek bir uygulama ile sona ereceğe benzemiyor. Çünkü suça sürüklenen çocukların bugünkü durumunun altında psikolojik ve sosyolojik nedenler yatarken, kullanımda olan mevcut yasa ve uygulamaların da ele alınması gerektiği bir gerçek. Bu kapsamda Sosyolog İsmail Öz, EMDR Çocuk ve Ergen Terapisti Nalan Saban ve Avukat Taha Yasin Kaya Tgrthaber.com’a konuştu. Gözden kaçan noktalara değindi, yapılması gerekenlere dikkat çekti…

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“HER BİRİMİZİN SORUMLULUĞUNU ÇOK İYİ DÜŞÜNMEK GEREKİYOR”

Sosyolog ve Aile Danışmanı İsmail Öz, henüz çocukların dünyaya gelirken suç potansiyeli ile doğmadığına dikkat çekti ve “Bu çocuklar bize, ailelere, topluma emanet edilmiş olarak dünyaya gelirler ve kendi sorumluluklarını üstleninceye kadar da bu çocuklar bu topluma ve o ailelere emanettirler.

Bu emanet çerçevesinde bakıldığında, korunamamışsa her birerimizin buradaki sorumluluğunu çok iyi düşünmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“EN BÜYÜK ZULÜM AHLAKLI OLANADIR”

Cinayete kurban giden çocuklarla ilgili açılan sosyal medya hesaplarında katilleri öven paylaşımlar yapıldı. Bu çocukların serbest kalması için çağrılar yapıldı. Açıkça suçlunun cezalandırılmaması için kampanyalar başlatıldı. Bu duruma “Asla böyle bir şey olamaz” diyerek tepkisini gösteren Öz “Bu hakikaten hem adaletin hem de iyi duygularla bu toplumda var olmaya çalışan ahlakı öne çıkarmaya çalışan herkese karşı da haksızlık olur. Eğer biz bir suçlunun yanında duracaksak orada en büyük zulüm mağduradır. En büyük zulüm ahlaklı olanadır. Dolayısıyla da suçluyla masumun ayırdının çok net bir şekilde yapılabilmesi gerekir ve aynı şekilde cezalandırılmasının da tarafında durmak gerekir.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“EĞER ÇOK KÖTÜ NİYETLİ DEĞİLSE…”

Bu çocukların aileleri eğer çok kötü niyetli, çok kötü bir zeminde bir anlayışta büyümüş, yetişmiş, belli bir noktaya kadar gelmiş bir aile değilse buradaki ilmi, ahlaki ve toplumsal örfü eğer çok kötü bir yere yaslanmıyorsa böyle bir çocuğu tasvip etmez, edemez.” dedi.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

BU ÇOCUKLARIN EĞİTMENİ BİZ MİYİZ?

Ahlaki değerleri erozyona uğramış, saygısı ve mesafesi olmayan çocuklarda sanal medya kullanımına dikkat çeken Öz, “Bizim çocuklarımızı biz mi yetiştiriyoruz? Okulda aldığı eğitimin, anne babanın verdiği eğitimin artık bizim çocuklarımızın hayatında yüzde kaça tekabül ettiğini çok iyi düşünmemiz gerekiyor.

Öyle inanıyorum ki bugün ailelerimizin önemli bir ekseriyeti, çocukların elindeki o telefonlardan çocukların ulaşabildiği ya da çocuklarına ulaşabilenlerin kimler olduğuyla ilgili bir fikriyatı söz konusu değil.

Dolayısıyla da onun elinde daha çocuk yaşlardan itibaren bir telefon, akıllı telefon, bir tablet tutuşturduğunda aslında çocuğunu nasıl risklere açtığının çok farkında da olmadığı için bu çocukları anne babalar mı artık yetiştiriyor yoksa ekranlar onlar mı yetiştiriyor? Yani o ekranlardan kimler onlara seslenmiş oluyor? Bu olaylar aslında bizim pek çok şeyimizi çok ciddi bir şekilde artık kafamızı ellerimizin arasına alarak sorgulamamız gerektiren bir aşamaya getirdiğini gösteriyor.” Şeklinde konuştu.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“ÇOK DERİN TARTIŞILMASI GEREKİYOR”

“Bu konu üzerine böyle sünger çekerek, halının altına süpürerek, bir takım duygusal, manipülatif laflar üzerinden ilerleyerek kotarılabilecek bir mevzuda olmadığımızın çok farkında olmamız gerekiyor.” diyen Öz, “Bizim aile yapımız, şöyle çok güçlü, böyle çok güçlü. Evet, bunlar doğru. Ama burayı hep öyle çıkardığımızda arka tarafta büyüyen sorunu, baskılamış veya örtmüş oluruz. O zaman da o kendisine daha güçlü bir alan bulur. Bu riskleri göze almamamız gerekiyor. Çünkü bir tane bile kaybedilecek bir insanımız yoktur.

Buradaki en büyük pay elbette ki ailelerin. Anne babaları bir evlat yetiştirme sürecinde bugünün, bu çağın koşullarını çok iyi bilmeye davet etmemiz gerekiyor. Okullarda verdiğim seminerlerde anne babaların bana en çok sorduğu soru, "Hocam, biz bu çocuklarımıza hükmedemiyoruz. Biz bu çocuklarımıza anlatamıyoruz. Biz bu sanal medyayı, bu interneti çok fazla bilmediğimiz için orada ne yapıp ettiğini bilmiyoruz. Ne yapmamız lazım? Bize ne önerirsiniz?... Oradan da anlıyorum ki çocukların eline verdikleri tabletlerde çocukların nasıl dünyalara, nasıl o rezil alanlara açıldığıyla ilgili hiçbir fikirleri yok. Bu da bence çok büyük bir problem açık ve net.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“CEZASIZLIK ALGISI OLUŞTU”

Türkiye’de yaşa göre cezalandırma sistemi var ve kasti öldürme suçundan dolayı 15-18 yaş aralığındaki bir çocuğun en fazla alabileceği ceza 18 ile 24 yıl arasında olurken, çocuğa müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet verilse de uygulanmıyor.

Yaşa göre sınırlandırılmış bir ceza alanının temelin de çocukların korunması olduğunu hatırlatan uzman isim bu amaçla hem uluslararası düzeyde yapılan anlaşmalar hem de ulusal düzeyde uygulamaların mevcut olduğuna dikkat çekti. Uzman isim ancak çocukların daha az ceza ve rehabilitasyon ile topluma hızlı tekrar kazandırabilmesi için hayata geçirilen uygulamaların bugün cezasızlık algısı oluşturduğunu kaydetti.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR İÇİN CEZA ARTIRIMI YAPILACAK MI?

Ahmet Minguzzi davası ile başlayan ve son olarak Atlas Çağlayan cinayeti devam eden süreçte bir kamu vicdanının oluştu. Yaşanan olayların ardından 11. Yargı paketinde 18 yaş altı çocukların cezalandırılmasında yeni düzenlemelerin yapılacağı yetkililer tarafından ifade edildi. Ancak konu Meclis’te kabul edilen yeni yargı paketinde ele alınmadı.

Kaya, beklenen düzenlemelerin çıkarılmaması ile ilgili olarak “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olsun, Uluslararası Çocuk Koruma Kanunları olsun, bu kanunlara bizler tarafız. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonları, Çocuk Hakları Sözleşmeleri, bunlara da taraf olduğumuz için biz çocuğun önceliğini göz ardı ederek hızlı bir şekilde ceza artırımına gidemeyiz. Dolayısıyla da bağlı bulunduğumuz sözleşmelerin uluslararası çocuk haklarının bize el verdiği ölçüde bir artırım yapmamız gerekiyor.

Bu uluslararası arenadaki çocuk haklarını fazla ihlal etmeden ülkemizdeki sosyolojik duruma bakarak suç vakalarına bakarak olay olay kademeli bir şekilde artırım yapılacağını düşünüyorum bu konuda.” İfadelerini kullandı.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“İNFAZ DÜZENLEMESİNİN YENİLENMESİ GEREKİYOR”

18 yaş altındaki çocuklara verilen cezalarda artırıma gidilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Avukat Taha Yasin Kaya hem uluslararası hakları ihlal etmeden çocuğun devlet nazarındaki önemini göz ardı etmeden bir düzenlemenin yapılması gerektiğine dikkat çekti.

“Tamam mağdur çocuk ama burada fail de çocuk.” diyen Kaya, “Tamam biz buna cani diyoruz. Doğru ama bu çocuğun cani olabilmesi için sosyal inceleme raporunun bir çıkması lazım. Bunun eğiliminin bir araştırılması lazım. Neden bu böyle oldu diye. Yani tek fail çocuk değil burada. İşte bu konuları psikolojik, sosyolojik ve hukuki açıdan bu üç ayağa oturtup ele almak gerekiyor.

Aynı zamanda her ne kadar ceza caydırıcı bir şekilde arttırılmış olsa da infaz düzenlemesinde bir yeniliğe gidip çocuğun rehabilitasyon açısını da artırmamız gerekiyor. Amiyane tabirle söyleyeceğim. Cezaevine suçlu giren birisi profesyonel bir suçlu olarak çıkıyor. Aslında çocuklarda da dönüp bakmamız gereken yer orası.

Bunun pratikte herhangi bir eğitim alsın, rehabilite olsun. Bu çocuk sonuçta toplumdan izole edildi. Topluma tekrar entegre edilebilecek açıdan rehabilitasyon kısmı göz önünde bulundurularak tekrar değişim yapılması gerekiyor.

Biz kanunu ne kadar koyarsak koyalım suça meyilli kişilikleri, yetiştiği toplumu, yetişme tarzını, ahlaki değerlerini oturtmadan zaten istediğimiz kadar kanun koyalım, caydırıcılığa sebep olmayacak.” İfadelerini kullandı.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“ÇOCUKLAR ÇOĞU ZAMAN SİNYAL VERİR”

EMDR Çocuk ve Ergen Terapisti ve Psikolojik Danışman Nalan Saban çocuklarda bu tür ağır şiddet davranışlarının tek bir nedenle ortaya çıkmadığına dikkat çekiyor ve bu eğilimin genellikle uzun süre içinde biriken psikolojik, ailesel ve çevresel risklerin sonucu olduğunu belirtiyor.

Saban çocukların şiddete meyilli olmasındaki etkenleri ise şu şekilde sıraladı:

Aile içinde şiddete maruz kalmak ya da tanıklık etmek, ihmal ve istismar gibi erken dönem travmalar;

Güvenli bağlanmanın kurulamaması ve “görülmeme” hissi,

Duyguları tanıma, ifade etme ve durdurma becerilerinin gelişmemesi,

Akran zorbalığı, dışlanma ve güç–itibar baskısı; erken yaşta madde kullanımı,

Şiddetin çevrede ve dijital içeriklerde normalleşmesinin olduğunu söyleyen Saban “Tüm bunlara ek olarak en kritik nokta şudur: Çocuklar çoğu zaman sinyal verir; fakat bu sinyaller geç fark edilir ya da önemsenmez. Bu nedenle bu vakalar yalnızca adli değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal bir erken uyarı olarak görülmelidir.”

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

RUHSAL BOZUKLUKLAR PANDEMİ ÖNCESİNE KIYASLA ARTIŞTA

Çocuk ve ergenlerde ruhsal sorunların görünme sıklığına değinen Saban şu bilgileri aktardı:

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya genelinde 10–19 yaş grubundaki her 7 ergenden 1’i en az bir ruhsal bozukluk yaşıyor. Depresyon, kaygı bozuklukları ve davranış sorunları, ergenlik döneminin en önemli sağlık problemleri arasında yer alıyor.

Pandemi sonrasında ise tablo daha da dikkat çekici hale geldi. Geniş ölçekli bir meta-analiz, gençlerde klinik düzeyde depresyon belirtilerinin yaklaşık her 4 çocuktan 1’inde, kaygı belirtilerinin ise her 5 çocuktan 1’inde görüldüğünü ortaya koydu. Bu oranlar, pandemi öncesi döneme kıyasla belirgin bir artışa işaret ediyor.

Ancak psikiyatrik ilaç kullanımı bu artışı birebir yansıtmıyor. Uzmanlara göre asıl ihtiyaç, ilaçtan önce ve onunla birlikte yürütülecek erişilebilir psikososyal destekler, okul temelli ruh sağlığı hizmetleri ve ailelere yönelik güçlendirici programlardır.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“ŞİDDET EĞİLİMİ BİRÇOK ETKENİN BİRLEŞİMİYLE ORTAYA ÇIKAR”

Bu tür davranışların çoğu zaman bir “karakter bozukluğu” ya da doğuştan gelen bir kötülük olmadığının altını çizen uzman isim “Şiddet eğilimi, çoğunlukla gelişimsel, duygusal ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkar.” şeklinde konuştu.

Saban aynı zamanda “Şiddet uygulayan çocuklarda sıklıkla; empati gelişiminde zayıflık, dürtü kontrolünde güçlük, yoğun öfke, utanç ve değersizlik duyguları, güvenli bağlanma ilişkilerinin kurulamaması ve kendini ifade etme becerilerinde yetersizlik görülür. Bu çocukların önemli bir kısmı, uzun süredir “görülmediğini” ve “anlaşılmadığını” hisseden çocuklardır.

Bazı vakalarda davranım bozukluğu, travma sonrası stres belirtileri ya da madde kullanım bozuklukları gibi klinik tablolar eşlik edebilir. Ancak bu durum her şiddet davranışının bir psikiyatrik hastalık olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde her ruhsal tanıya sahip çocuk da şiddet uygulamaz.

Bu nedenle uzmanlar, şiddeti yalnızca “kötü niyet” olarak değil, erken fark edilmediğinde ağırlaşan bir psikolojik risk sinyali olarak değerlendirmek gerektiğini vurgulamaktadır.” dedi.

Şiddet büyüyerek geliyor! Çocuğunuzda bu davranışlar varsa dikkat

“DİJİTALLEŞME TEK BAŞINA ŞİDDETİN NEDENİ DEĞİLDİR”

“Dijitalleşme tek başına şiddetin nedeni değildir; ancak çok güçlü bir hızlandırıcı ve tetikleyici faktördür.” diyen Saban, “Uzun süre ekran başında kalan, denetimsiz içeriklere maruz kalan ve gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşan çocuklarda; empati becerilerinde zayıflama, dürtüsellikte artış ve şiddete duyarsızlaşma görülmektedir.

Özellikle şiddetin oyunlaştırıldığı dijital içerikler, çocuğun acı ve sonuç kavramıyla bağını zayıflatabilir. Gerçek hayatta kendini güçsüz, değersiz ya da dışlanmış hisseden çocuk, dijital dünyada kontrol ve güç duygusunu telafi etmeye çalışabilir.

Ayrıca yüz yüze ilişkilerin azalması; çocukların çatışma çözme, sınır koyma ve empati kurma becerilerini zayıflatır. Bu durum, öfkenin davranışa dökülmesini kolaylaştıran bir zemin oluşturur.” İfadelerini kullandı.

ETİKETLER
#Yaşam
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.