Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kurban Bayramı’nın manevi atmosferini oluşturan önemli günlerden biri kabul edilen Terviye Günü, İslam aleminde hac ibadetinin en kritik aşamalarından biri şeklinde değerlendiriliyor. Hicri takvime göre Zilhicce ayının 8. gününe denk gelen bu müstesna gün, özellikle hacı adaylarının Mekke çevresinde ibadet hazırlıklarını yoğunlaştırdığı, manevi değeri yüksek bir dönem olarak öne çıkıyor. Peki, Terviye günü nedir? Terviye gününde yapılacak ibadetler hangileridir?

Zilhicce ayının sekizinci günü ile Arefe gününden önceki güne Terviye günü adı verilir. Bu gün, Arefe’den bir gün öncesine denk gelir. Hacıların sabah namazını eda ettikten sonra toplu şekilde Mekke’den Minâ’ya doğru hareket ettikleri gündür. Bu güne Terviye denilmesinin nedeni, hacca gidenlerin genellikle bu tarihte susuz bir bölgeyi geçmeye hazırlanmak amacıyla hayvanlarını bolca sulamaları, zemzem suyundan yeterince içmeleri ve yanlarına ihtiyaçları kadar su almalarıdır; böylece Minâ’ya doğru yola çıkmalarıdır. Ayrıca Terviye olarak isimlendirilmesinin bir diğer sebebi de hacıların o gün develerini suya kandırmaları yani sulamalarıdır.

Arefe gününden bir önceki güne Terviye adı verilir. Terviye gününde oruç tutmak oldukça faziletli kabul edilir. Hadis-i şeriflerde şöyle buyurulmuştur: “(Allahü teâlâ, Terviye günü oruç tutup günah söz söylemeyen Müslümanı mutlaka Cennete koyar.)” [Ramuz] Terviye gününün ardından Arefe günü gelir.
Arefe günü sabah namazından başlayıp bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar olan süreçte, 23 farz namazın ardından selam verildiğinde teşrik tekbiri okumak vaciptir. Bir defa, “(Allahü ekber, Allahü ekber, la ilahe illallahü, vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd)” denilir. Camiden çıktıktan sonra ya da konuşma gerçekleştikten sonra okunması gerekmez. İmam tekbiri unutsa bile cemaat bunu terk etmez. Erkekler bu tekbiri yüksek sesle okuyabilir. Tekbir getirilen bu günler; Arefe, bayram ve eyyam-ı teşrik olarak adlandırılan üç gündür ve toplamda beş günü kapsamaktadır. İlk gün Arefe, ikinci gün bayram, Zilhicce’nin 11, 12 ve 13. günleri olan diğer üç gün ise eyyam-ı teşrik [teşrik günleri] olarak isimlendirilir. Zilhicce’nin ilk dokuz gününde oruç tutmak sevap kabul edilirken, özellikle Arefe günü oruç tutmanın sevabı daha fazladır.

İmâmeyn’e göre, Arefe günü yani Kurban Bayramı’ndan önceki günün sabah namazından başlayarak dördüncü günün ikindi namazına kadar olan yirmi üç vakitte; hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek-kadın herkesin, ister cemaatle ister yalnız kılsın, farz namazın ardından veya bu bayram günlerindeki farzlardan birini yine aynı günlerde kaza ettiğinde, selam verir vermez “Allahümme entesselâm” demeden bir kez Tekbîr-i teşrîk okuması vacip kabul edilir.
“Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd” denir.
Cuma namazlarının ardından da okunur. Bayram namazından sonra okunması ise müstehab sayılır. Cenaze namazından sonra okunmaz. Camiden çıktıktan sonra veya konuşma gerçekleştikten sonra okunması gerekli değildir. İmam tekbiri unutsa bile cemaat bunu terk etmez. Erkekler yüksek sesle okuyabilir.