Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Meteoroloji tarafından yapılan son açıklamaya göre Türkiye, 1 Nisan Çarşamba günü itibariyle Orta Akdeniz’den gelen yeni bir yağış sisteminin etkisi altına girecek. Hafta sonuna kadar devam edecek bu sistem bölgesel olmayacak ve Türkiye’nin tamamı yağış altında kalacak. Ancak bu bir ilk değil, zira Ocak ayından bu yana yağışlar görülürken, özellikle mart ayı oldukça bereketli geçti. Peki, bu yağışlar normal mi? Sebebi ne? ABD, İsrail ve İran savaşının yurdu etkileyen bu yağmurlara etkisi var mı? Tgrthaber.com’a konuşan Prof. Dr. Hüseyin Toros, konuya ilişkin akıllardaki tüm soruları cevapladı…

İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros sosyal medyadaki iddialara cevap vermeden önce konunun daha rahat anlaşılabilmesi için genel bilimsel bir çerçeve çizdi. İklimin ve yağış, sıcaklık, rüzgar ve nem gibi meteorolojik hareketlerin salınımları olduğunu belirten Toros, “Mesela Türkiye'de havza bazlı veya bölgesel bazlı baktığımız zaman bazı yıllar normal değerin altında yağış yağdığını görürüz. Bazı yıllar üzerinde yağdığını görürüz. Onun için de biz bir bölgede yatırım yapacağımız zaman 30 yıllık meteorolojik verileri alırız. Sebebi de bu salınımlardan dolayıdır.” ifadelerini kullandı.

İstenildiği zaman istenildiği yerde yağmur oluşturma yani yağmura müdahale teknolojilerinin günümüzde sıkça konuşulduğuna işaret eden Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Bu kadar büyük çaplı henüz şu anda dünyada geliştirilmiş bir teknoloji yok.” diyerek konuya açıklık getirdi.

Böyle bir teknolojinin henüz bulunmadığına ilişkin örnekler veren Toros, “Bunu da en güzel noktalardan birisi geçtiğimiz dönem Los Angeles'ta biliyorsunuz bir yangın çıktı. Günlerce sürdü. Eğer böyle bir teknoloji olmuş olsaydı Amerika o teknolojiyi orada kullanmaz mıydı? Ya da buna benzer işte geçtiğimiz yıllarda Almanya'da, İspanya'da, yüzlerce kişinin öldüğü büyük taşkınlar seller meydana geldi." dedi.
Yurt dışında yaşanan yıkıcı hava olaylarına örnek veren Toros "Amerika'da biliyorsunuz çok büyük kasırgalar meydana geliyor. Büyük zararlar, maddi hasarlar oluştu. Bu günler öncesinde bilinmesine rağmen sadece ne diyorlar? İşte sığınaklara geçin diyorlar. Yani böyle bir teknoloji olsa önce orada kendilerine kullanırlardı." şeklinde konuştu.

Toros, sosyal medyada yer alan iddialara ise "Ama biz genel anlamda herhangi bir olayla karşılaştığımız zaman o olayın fiziği, kimyası, dinamiği yani genel yapısı ile bilgimiz yoksa başka bir olayla ilişkilendirmeyi çok seviyoruz." diyerek açıklık getirdi.

Türkiye olarak 2026 yılında yağışlı bir döneme geçtiğimizin altını çizen Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Gerçekten çok güzel yağışlar alıyoruz. Türkiye'nin çok farklı yerlerinde ve İstanbul barajlarında bir anda çok hızlı dolduğunu gördük 2-3 gün içinde. Son 10 yıldaki en düşük ikinci seviye derken artık üçüncü seviye diyoruz.

Bunların hepsi iklimin kendi yapısında yani bir meteorolojik hadisenin kendi yapısındaki salınımlardan dolayıdır. Çünkü güneşten gelen ışınım, dünyanın temel enerji kaynağı ama dünya homojen değil. Bazı yerler suyla kaplı, bazı yerler dağla kaplı. Ekvator bölgesi çok ısınıyor. Kutuplar az ısınıyor. Orada hava hareketleri oluşuyor. Bunu oluştururken okyanus akıntıları devreye giriyor ama bu akıntılar her sene aynı olmuyor.

Bazı güzergahta yol değişikliğine yol açıyor. O güzergâh genel dolaşım yer değiştirdiği zaman onun yansımaları farklı oluyor. Yağış, sıcak, nem, rüzgâr gibi. Dolayısıyla bu tamamen iklimin kendi içindeki salınımından kaynaklanan bir yapıdır. Bunu herhangi bir olaya bağlamak son derece yanlıştır." ifadelerini kullandı.