Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Toplu taşımada, sıkıcı bir toplantıda veya sadece ailenizle televizyon izlerken birisi ağzını kocaman açıp esnediğinde, birkaç saniye içinde çenenizdeki kasların kasıldığını ve o derin nefesi alma ihtiyacı hissettiğinizi fark edersiniz. Hatta şu an bu satırları okurken, sadece "esnemek" kelimesini düşünmek bile sizi esnetmiş olabilir. Yıllarca sadece uykusuzluğun veya oksijen eksikliğinin bir belirtisi olarak görülen esneme eylemi, aslında sandığımızdan çok daha karmaşık bir sosyal bulaşma mekanizmasıdır. Ancak asıl ilginç olan, herkesin bu bulaşıcı dalgaya kapılmamasıdır. Karşısındaki insan esnemekten çenesini çıkarsa bile zerre kadar etkilenmeyen kişileri inceleyen nörobilimciler, bu "bağışıklığın" uykusuzlukla değil, doğrudan empati yeteneği ve psikopatik eğilimlerle ilgili olduğunu ortaya koydu.
Esneme, anne karnındaki fetüsün bile 11. haftadan itibaren yaptığı, evrimsel olarak en eski ve en ilkel reflekslerimizden biridir. Temel biyolojik amacı beyni soğutmak ve kan akışını hızlandırarak uyanıklığı artırmaktır. Ancak iş "bulaşıcı esnemeye" geldiğinde, biyoloji yerini tamamen nörolojiye ve sosyal psikolojiye bırakır. İnsanların %60 ila %70'i bulaşıcı esnemeye karşı duyarlıdır. Birinin esnediğini görmek, sesini duymak ve hatta sadece okumak bile bu refleksi tetiklemeye yeter. Bulaşıcı esneme, 4-5 yaşlarına kadar çocuklarda görülmez; çünkü bu yaşlar, empati yeteneğinin ve diğer insanların duygularını anlama becerisinin yeni yeni gelişmeye başladığı dönemlerdir. Bu durum, esnemenin sadece fiziksel bir yorgunluk atma aracı olmadığını, bilinçaltı düzeyde kurulan derin bir iletişim biçimi olduğunu kanıtlar.
Bulaşıcı esnemenin arkasındaki başrol oyuncuları, beynimizin korteksinde yer alan Ayna Nöronlardır (Mirror Neurons). Bu nöronlar, başka bir canlının yaptığı hareketi izlediğimizde, sanki o hareketi biz yapıyormuşuz gibi beynimizde ateşlenen hücrelerdir. Bir arkadaşınız elini kestiğinde sizin de içinizin cız etmesi veya birisi güldüğünde istemsizce gülümsemeniz, bu ayna nöronların eseridir. Evrimsel biyologlara göre bulaşıcı esneme, sürü halinde yaşayan ilk atalarımız için hayati bir "Senkronizasyon" aracıydı. Gündüz avlanıp gece birlikte uyuyan kabilelerde, liderin veya gruptaki birinin esnemesi "Artık dinlenme ve uyku zamanı geldi" şeklinde sessiz bir sinyaldi. Bu sinyali alan diğer üyeler de esneyerek grubun biyoritmini eşitlerdi. Yani esnemek, sürüyü aynı uyku-uyanıklık döngüsünde tutan biyolojik bir kablosuz ağ bağlantısıdır.
Pisa Üniversitesi'nde yapılan kapsamlı bir araştırma, bulaşıcı esnemenin kimler arasında daha hızlı yayıldığını ölçtü. Sonuçlar, empatinin gücünü mükemmel bir şekilde özetliyordu. Esneme en hızlı ve en yoğun şekilde aile üyeleri arasında bulaşıyordu. İkinci sırada yakın arkadaşlar, üçüncü sırada tanıdıklar, en son sırada ise tamamen yabancılar geliyordu. Yani karşınızdaki kişiyle aranızdaki duygusal bağ ne kadar kuvvetliyse, beyniniz onun yorgunluk veya stres sinyaline o kadar hızlı tepki veriyor. Sokakta yanınızdan geçen birinin esnemesi sizi etkilemeyebilir ama çok sevdiğiniz eşiniz esnediğinde buna karşı koymanız neredeyse imkansızdır. Beyniniz, sevdiği kişiyle aynı frekansa girmek için bu kopyalama refleksini kullanır.
Peki ya yanınızdaki kişi esnediğinde hiç etkilenmeyen o %30'luk kesim? Baylor Üniversitesi'nde yapılan ve tıp dünyasında büyük ses getiren bir araştırma, bulaşıcı esnemeye karşı bağışık olan kişilerin psikolojik profillerini inceledi. Deneklere, Soğukkanlılık, Machiavellianizm (Manipülatörlük), Narsisizm ve Psikopati testleri uygulandı. Ardından bu kişilere arka arkaya esneyen insanların videoları izletildi. Çıkan sonuç oldukça çarpıcıydı: Empati yeteneği düşük olan, soğukkanlı, bencil ve psikopatik özellikler gösteren kişilerin esneme videolarından neredeyse hiç etkilenmediği görüldü.
Çünkü empati eksikliği, beynin başkalarının duygu durumunu okuyan ayna nöron ağının zayıf çalışması anlamına gelir. Bir psikopat, karşısındakinin yorgunluğunu, acısını veya uyku ihtiyacını içselleştiremez; bu nedenle beyni o durumu kopyalama ihtiyacı duymaz. Elbette esnemeyen herkes psikopat değildir; bazen aşırı yorgunluk, dikkat dağınıklığı veya otizm spektrum bozukluğu gibi durumlar da bu refleksi engelleyebilir. Ancak genel kural olarak, bulaşıcı esnemeye hızlı tepki veren insanların sosyal becerileri ve şefkat duyguları daha yüksektir.