Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
1 Ağustos 2007 tarihinde Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan müstakil evin avlusunda, etrafı tuğlalarla örülerek üzeri betonla sıvanmış yapının içerisinde bir dondurucu bulundu. Yan yatırılmış haldeki buzdolabından kilime sarılı erkek cesedi çıkarken, yapılan incelemelerde cansız bedenin 49 yaşındaki Bahaddin Sefer'e ait olduğu belirlendi. Başında kırık ve boynunda kesici alet yaralanması belirlenen Sefer'in ölümünün ardından dosya faili meçhul olarak kaldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik başlattığı çalışmaların ardından Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. 'Tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme' suçu kapsamında yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda 30 Ekim sabahı Mersin merkezli Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas'ta belirlenen 6 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Hikmet Ş., Hadi Y., Ahmet İ., Bektaş Ş., Özlem Ş. ve Ayşe E. gözaltına alındı.

Soruşturma dosyasına giren şüpheli ifadeleri, cinayetin nasıl işlendiğine ilişkin ayrıntıları ortaya çıkardı. İfadelere göre olay gecesi saat 23.00 sıralarında Bahaddin Sefer, Hikmet Ş., Süleyman K. ve Hadi Y. maktulün evinde birlikte alkol aldı. Bu sırada Süleyman K., Sefer'in arkasından yaklaşarak başına demir çubukla vurdu. Yere düşen Sefer'in üzerine Süleyman K. ve Hadi Y. çullanırken, sıvacılık yapan Hikmet Ş. de elindeki bıçakla maktulün boğazını kesti.
Sefer'in hayatını kaybettiğini anlayan şüpheliler, cesedi kilime sararak evdeki buzdolabının kapağını söktü. Dondurucuyu yan yatırarak cesedi içine yerleştirmeye çalışan şüpheliler, maktulün iri yapılı olması nedeniyle başarılı olamayınca bacaklarını kesti. Cesedi bu şekilde dondurucuya yerleştirdikleri belirtildi.

Cinayetin izlerini ortadan kaldırmak isteyen şüphelilerin, dondurucuyu evin avlusuna taşıdığı, içerisine beton dökerek çevresini tuğlalarla ördüğü ve üzerini sıvayarak oturulabilecek sedir görünümü verdiği belirlendi. Hikmet Ş. ve Süleyman K.'nin inşaat malzemelerini Alsancak Mahallesi'ndeki açık bir depodan temin ettiği, sökülen buzdolabı kapağının ise Süleyman K. tarafından ticari taksiyle Yumuktepe Deresi'ne atıldığı ifade edildi.
Şüphelilerin cinayetin ardından Bahaddin Sefer'e ait altın, para ve ruhsatsız silahı aralarında paylaştıkları da soruşturma dosyasına yansıdı. Mahalle sakinlerinin Sefer'i sorması üzerine Süleyman K.'nin, "Bahaddin İzmir'e gitti, kimseyle görüşmek istemiyor. Eşyaları da borç para alarak ben satın aldım" şeklinde açıklama yaptığı, avludaki taze beton sorulduğunda ise "Üzerine çiçek koymak için Bahaddin ile birlikte yaptık" dediği öğrenildi.

Şüphelilerin ifadelerinde cinayetin gerekçesi olarak yıllar öncesine dayanan cinsel saldırı ve taciz iddialarını öne sürdükleri öğrenildi. Ayşe E., yaklaşık 40 yıl resmi nikahsız yaşadığı Hikmet Ş.'nin cezaevinde bulunduğu dönemde, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Bahaddin Sefer'den para istemeye gittiğini, Sefer'in kapıyı kapatarak kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Hikmet Ş.'nin bu olayı öğrendikten sonra maktule karşı büyük kin ve nefret beslemeye başladığını belirten Ayşe E., eski eşinin Sefer için "Bu Bahaddin namussuz, şerefsiz, ölümü hak ediyor" dediğini aktardı.
Hikmet Ş.'nin oğlu Bektaş Ş. de çocuk yaşta olduğu dönemde Bahaddin Sefer'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu öne sürdü. Söz konusu olayı yıllarca sakladığını, 2026 yılı içerisinde babasına anlattığını belirten Bektaş Ş., bu iddiaların cinayet kararında etkili olduğunu savundu.

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri de Bektaş Ş.'nin itiraf niteliğindeki anlatımları oldu. Bektaş Ş., operasyondan yaklaşık 7-8 ay önce Mersin Adliyesi yakınlarında, MESKİ karşısındaki parkta babası Hikmet Ş. ve Ahmet İ. ile içki içerken Bahaddin Sefer'in nasıl öldürüldüğünü sorduğunu anlattı.
Bu soru üzerine Ahmet İ.'nin, "Milletin karısına, kızına sarkıntılık yaptı, o şerefsiz ölümü hak etmişti, geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" dediğini aktaran Bektaş Ş., babası Hikmet Ş.'nin de bu sözleri onaylayarak, "Geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" diye bağırdığını öne sürdü. Hikmet Ş.'nin ayrıca, "Milletin karısına kızına yan gözle baktığı için, tamam artık kapatın bu konuyu" diyerek kendisini azarladığını ifade etti.
Ahmet İ. ise parkta gerçekleşen alkol buluşmasını doğrularken, "geberttik" sözünü kendisinin söylemediğini, bu ifadelerin Hikmet Ş. tarafından dile getirildiğini iddia etti. Ayşe E. de eski eşi Hikmet Ş.'nin cinayetin ardından eve gelerek, "Bu şerefsiz Bahaddin'in işini bitirdim, onu öldürdüm, burada artık duramam. Sen de bunu birilerine anlatırsan seni de keser doğrar öldürürüm" diyerek kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, olayla ilgili soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdüğü bildirildi.