Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Altın piyasasında son günlerde görülen dalgalı seyir, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerine odaklanmasına neden oldu. Rekor seviyelerin ardından gelen geri çekilme, küresel gelişmeler ve piyasa dinamikleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Ons altın, son 1-2 haftalık süreçte yaklaşık 4.000 doları aşan çok hızlı bir yükseliş yaşadı. Bu kadar kısa sürede gerçekleşen sert yükselişlerin ardından, özellikle spekülatif fonlar, kaldıraçlı işlemler yapan yatırımcılar ve bazı ETF’ler pozisyon azaltma yoluna gitti. Kar satışlarının artmasıyla birlikte ons altında 100-200 dolarlık ani geri çekilmeler meydana geldi ve fiyatlar 5.600 dolar seviyesinden aşağı yönlü hareket etti.

Teknik göstergelerin uzun süre aşırı alım bölgesinde kalması da satışları hızlandıran diğer bir sebep olarak gösteriliyor. 5.600 dolar seviyesi psikolojik bir eşik olarak izlenirken, bu noktada devreye giren otomatik satış emirleri fiyatları aşağı çekti. Aynı zaman diliminde dolar endeksinde görülen kısa süreli toparlanma ve Avrupa ile ABD piyasalarında işlem hacminin azalması, sınırlı satışların fiyatlar üzerinde daha etkili olmasına neden oldu.

Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilme, kısa vadeli bir hareket olarak değerlendirilirken, ana yükseliş eğilimi korunuyor. Gün içinde belirgin bir şekilde altını aşağı çeken yeni bir küresel haber akışı bulunmazken, fiyatlardaki düşüş daha çok teknik ve pozisyon kaynaklı işlemlerden oluştu. Jeopolitik başlıkların ve küresel belirsizliklerin devam etmesi, piyasalarda altına olan ilginin sürmesine neden oluyor.

2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da, piyasalar Fed’in olası faiz indirimlerini ve küresel para politikalarını yakından izliyor. Faizlerin sabit kalması ya da ilerleyen dönemde gevşeme beklentilerinin güçlenmesi, altın fiyatlarının genel seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Kısa süreli geri çekilmeler ana eğilimin dışına çıkan kalıcı bir yön değişimi olarak değerlendirilmiyor.

Altın fiyatlarındaki güçlü yükselişin arkasında birden fazla küresel faktör yer aldı. Jeopolitik belirsizlikler, ABD merkezli politik gerilimler, ticaret ve tarife tartışmaları ile Orta Doğu ve Güney Amerika kaynaklı gelişmeler, yatırımcıların güvenli liman arayışını artırdı. Bu süreçte altın, klasik güvenli liman algısının ötesine geçerek yoğun talep gördü.
Dolar endeksinin son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi ve birçok ülkenin rezerv tercihlerinde değişime gitmesi de yükselişi destekledi. Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin merkez bankaları tarafından yapılan yüksek miktarlı alımlar, altın fiyatlarının yukarı yönlü hareketinde etkili oldu. Enflasyon beklentileri, para basma endişeleri ve küresel borç tartışmaları da bu yükseliş sürecini besleyen başlıklar arasında yer aldı.
*Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir.