Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, ekim ayının son haftasında altın fiyatlarının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji piyasasına yansımasıyla Brent petrolün 110-114 dolar bandına yükselmesi, enflasyon ve faiz beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. ABD Merkez Bankası’nın faizleri uzun süre yüksek tutabileceğine yönelik beklentiler güçlenirken, ons altın 4.000 dolar seviyesinin altına geriledi. Teknoloji ve yapay zeka hisselerinde yaşanan satışlar, doların seyri ve ABD tahvil getirileri de değerli metaldeki fiyat hareketlerinde etkili oldu. Altın piyasasında önümüzdeki günlerde Fed’in para politikası mesajları, petrol fiyatları ve ABD’den gelecek enflasyon verileri yakından izlenecek. Altın pazartesi ne olur, yükselir mi düşer mi? İşte detaylar…
Altın fiyatlarında son günlerde görülen sert gerilemenin arkasında enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentiler bulunuyor. Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler, özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Husilerin faaliyetleri, petrol piyasasında fiyatların yükselmesine neden oldu. Brent petrolün beş ayın en yüksek seviyelerine ulaşarak varil başına 110-114 dolar bandında işlem görmesi, enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceğine yönelik endişeleri artırdı. Enflasyon baskısının devam etmesi ihtimali, Fed’in faiz indirimlerini erteleyebileceği veya faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirdi.

Faiz oranlarına ilişkin beklentiler, faiz getirisi sağlamayan altının fiyatı üzerinde doğrudan etkili oluyor. Faizlerin yüksek kalması, yatırımcılar açısından altın tutmanın fırsat maliyetini artırırken değerli metale yönelik talebi de zayıflatabiliyor. Aralık ayında yeni bir faiz artışı ihtimalinin gündeme gelmesi ve son dönemde açıklanan ABD enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, altın üzerindeki baskıyı artıran gelişmeler arasında yer aldı. Doların görece güçlü seyri ve ABD tahvil getirilerindeki hareketler de ons altının gerilemesinde etkili oldu.

Altın fiyatlarındaki düşüşte küresel hisse senedi piyasalarında yaşanan satışların da payı bulunuyor. Özellikle teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin hisselerinde görülen sert kayıplar, yatırımcıların nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla farklı varlıklarda satış yapmasına yol açtı. Bu süreçte altın da satış baskısından etkilendi. Riskten kaçış eğilimi artmasına rağmen güvenli liman arayışının daha çok ABD tahvillerine yönelmesi, değerli metalin beklenen desteği bulmasını zorlaştırdı. Haftalık kaybı yaklaşık yüzde 3,5’e ulaşan ons altın, son bir ayda yüzde 6’dan fazla değer kaybederek 3.986-4.020 dolar bandında dalgalandı.

26 Ekim Pazartesi günü altın fiyatlarında izlenecek yön, hafta sonu boyunca yaşanacak gelişmeler ve küresel piyasalardaki fiyatlamalarla yakından ilişkili olacak. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri ve yatırımcıların risk iştahı, yeni haftanın ilk işlem gününde ons altının hareketlerinde belirleyici unsurlar arasında bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi, enflasyon endişelerini canlı tutarak Fed’in sıkı para politikasını devam ettirebileceği beklentisini destekleyebilir. Buna karşılık enerji fiyatlarında sakinleşme yaşanması, piyasalardaki faiz endişelerinin hafiflemesine katkı sağlayabilir.

Teknik açıdan 4.000 dolar seviyesi, ons altın için kritik eşiklerden biri olarak takip ediliyor. Fiyatların bu seviyenin altında kalıcı biçimde kapanış yapması durumunda 3.950-3.900 dolar aralığı gündeme gelebilecek destek bölgesi olarak izleniyor. Diğer taraftan, son düşüşün ardından aşırı satım bölgesine giren fiyatlarda kısa vadeli tepki alımları görülebilir. Ancak böyle bir hareketin kalıcı bir yükselişe dönüşmesi için fiyatların daha üst seviyelerde tutunması ve piyasalardaki faiz beklentilerinin altını destekleyecek yönde değişmesi önem taşıyor. Bu nedenle pazartesi seansında fiyatların 4.000 dolar çevresindeki hareketleri yakından takip edilecek.

Yeni haftanın ilk işlem gününde yatırımcıların izleyeceği bir diğer unsur da doların ve ABD tahvil getirilerinin seyri olacak. Doların güçlü kalması ve tahvil getirilerindeki yükselişin devam etmesi, altın fiyatları üzerinde baskıyı sürdürebilecek gelişmeler arasında yer alıyor. Küresel hisse senedi piyasalarındaki satışların devam etmesi hâlinde yatırımcıların nakit ihtiyacı nedeniyle farklı varlıklarda satış yapması da fiyat hareketlerini etkileyebilir. Buna karşılık piyasalarda risk iştahının dengelenmesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin hız kesmesi, ons altındaki kayıpların sınırlanmasına yardımcı olabilir. Pazartesi günü oluşacak fiyatlamalarda 4.000 dolar seviyesi kadar bu seviyenin üzerinde veya altında kalıcılık sağlanıp sağlanmadığı da önem taşıyacak.

Altın fiyatlarının yeniden yükselişe geçebilmesi açısından önümüzdeki haftanın en önemli gündem maddeleri arasında Fed toplantısı ve ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi bulunuyor. Fed’in 27-28 Ekim tarihlerindeki toplantısında faizleri sabit tutması beklenirken, para politikası açıklamasında kullanılacak ifadeler piyasaların odağında olacak. Bankanın enflasyona ilişkin endişelerinin hafiflemesi ve gelecekte yeni faiz artırımlarına gidilebileceği beklentisinin zayıflaması, altın üzerindeki baskının azalmasına katkı sağlayabilir. Buna karşılık enflasyonla mücadelede temkinli duruşun korunması ve faizlerin uzun süre yüksek kalacağı mesajının güçlenmesi, değerli metal açısından baskı unsuru olmayı sürdürebilir.

29 Ekim’de açıklanacak ABD PCE enflasyon verisi de faiz beklentilerinin şekillenmesinde etkili olabilecek gelişmeler arasında bulunuyor. Enflasyonun seyrine ilişkin veriler, Fed’in sonraki adımlarına yönelik beklentileri değiştirebileceği için altın fiyatları tarafından yakından takip edilecek. Petrol fiyatlarının gerilemesi veya yükselişini durdurması da enerji maliyetleri üzerinden enflasyon endişelerinin hafiflemesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte doların zayıflaması, altının yeniden alım ilgisi görmesini destekleyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bu gelişmelerin aynı yönde ilerlemesi, ons altındaki toparlanmanın güç kazanması açısından önem taşıyor.

Teknik seviyeler bakımından 4.075-4.100 dolar aralığı, altın fiyatlarında satış baskısının hafifleyip hafiflemediğinin değerlendirilmesinde izlenecek bölgeler arasında bulunuyor. Ons altının bu bandın üzerine çıkması, kısa vadeli toparlanma açısından önemli bir eşik olarak kabul ediliyor. Daha kalıcı bir yükseliş hareketi için ise 4.200 dolar seviyesinin aşılması önem taşıyor. Ancak bu seviyelere ulaşılması yalnızca teknik hareketlere değil, aynı zamanda Fed’in faiz politikasına, ABD enflasyon verilerine, doların seyrine ve petrol fiyatlarındaki değişimlere bağlı olacak.