Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
66 yıl önce yayımlanan araştırma, insanlığın geleceğine ilişkin dikkat çekici bir öngörüde bulunarak dünyanın sonunun 13 Kasım 2026'da geleceğini iddia etmişti. Science dergisinde yayımlanan çalışma, dünya nüfusunun geçmişteki artış hızını koruması halinde kontrolden çıkabileceğini savunuyor.
Avusturyalı-Amerikalı fizikçi Heinz von Foerster ve Illinois Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından hazırlanan makalede son 2 bin yıllık demografik eğilimler incelendi. Araştırmacılar, dünya nüfusunun hiper-üstel bir hızla arttığı sonucuna ulaştı. Çalışmada insanlığın geleceğine ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
"İnsan nüfusu son 2 bin yılda olduğu gibi büyümeye devam ederse bu tarihte sonsuzluğa yaklaşacaktır. Torunlarımızın torunları açlıktan ölmeyecek. Sıkışarak ölecekler."
Araştırma yayımlandığı dönemde demograflar arasında tartışmalara yol açtı. Çalışmanın küresel nüfus artışına ilişkin öngörülerinin 1990'lı yıllara kadar isabetli kaldığı belirtildi. Ancak sonraki yıllarda doğum oranlarının önemli ölçüde düşmesi, nüfus artışına ilişkin beklentilerin değişmesine neden oldu.
Birleşmiş Milletler'in World Population Prospects raporunda yer alan son tahminlere göre dünya nüfusunun 2084 yılında yaklaşık 10,3 milyara ulaşarak zirve yapması ardından düşüşe geçmesi bekleniyor.
Nüfus artışına ilişkin beklentilerin değişmesi, günümüzde ekonomistlerin dikkatini farklı bir soruna yöneltti. Düşen doğurganlık oranlarının ekonomik durgunluğa yol açabileceği ve sağlık sistemleri üzerindeki yükü artırabileceği uyarıları yapılıyor. Aşırı nüfus artışının yanı sıra nüfusun yaşlanması ve azalmasının da toplumlar açısından riskli olduğu değerlendiriliyor.