Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD ve İsrail’in ortak gerçekleştirdiği saldırının hemen ardından İran’da misilleme saldırılarına başladı. İran, İsrail’e yönelik füze saldırılarının yanı sıra ABD’yi ülkeye yönelik son saldırının "asıl sorumlusu" olarak nitelendirerek, "Bölgedeki, karada ve havada bulunan tüm ABD üsleri ile bu üslere destek veren her türlü tesis İran tarafından hedef alınacağını kaydetti. Ayrıca Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar ve Ürdün'de İran saldırılarına maruz kaldı. Bölgede savaş alevi hızla yayılırken, dünya çapında birçok ülke de yaptığı açıklama ile duruma olan tavırlarını ifade etti. İşte ABD ve İsrail’in İran saldırısına ülke ülke dünyadan gelen tepkiler.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da olaya dair açıklama yaptı. "Uluslararası toplum sorumsuz eylemler hakkında derhal objektif bir değerlendirme yapmalıdır" ifadeleri kullanıldı.
Eski Rusya Devlet Başkanı ve şimdi de Rusya Güvenlik Konseyi başkan yardımcısı olan Dmitri Medvedev de başlayan savaşa dair açıklama yaptı. “Barışçı yüz” yine ortaya çıktı," dedi. “İran ile yapılan tüm müzakereler bir örtü operasyonudur. Kimse bundan şüphe duymadı. Kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi.” diye konuştu.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada İran rejimini suçladı. Yapılan açıklamada, İran'daki mevcut gerginliğin İran yetkililerinin suçu olduğunu belirterek, Kiev'in İran halkının yanında olduğunu ve hükümet değişikliği çağrılarını yinelediğini söyledi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "Mevcut olayların nedeni, özellikle son aylarda yaygınlaşan İran rejiminin şiddeti ve cezasızlığı, özellikle de barışçıl protestocuların öldürülmesi ve bastırılmasıdır" dedi.

İngiltere de ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından, İran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.
Bir hükümet kaynağı, İngiltere'nin saldırılara katılmadığını ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın acil durum müdahale toplantısı, yani COBRA toplantısı düzenleyeceğini söyledi.
Hükümet sözcüsü yaptığı açıklamada, "İran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemeli ve bu nedenle müzakere yoluyla bir çözüme ulaşma çabalarını sürekli olarak destekledik" dedi.
Sözcü, "Orta Doğu'daki müttefiklerimizin güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden taahhütlerimizin bir parçası olarak, bölgede son zamanlarda güçlendirdiğimiz bir dizi savunma kabiliyetimiz var. Çıkarlarımızı korumaya hazırız" dedi. Sözcü, İngiltere'nin daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesini istemediğini de sözlerine ekledi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da savaşa dair konuştu. “Gelişmeler tehlikeli” diyen AB temsilcisi "Orta Doğu'daki son gelişmeler tehlikeli" dedi ve AB'nin diplomatik yollar aramak için Arap ortaklarıyla koordinasyon içinde olduğunu belirtti.
Kallas ayrıca İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile görüştüğünü ve Avrupa'nın konsolosluk ağının AB vatandaşlarının bölgeden ayrılmasını kolaylaştırmakla meşgul olduğunu söyledi. "Bölgeden gerekli olmayan AB personeli geri çekiliyor," dedi.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide de savaşa dair tepki gösterdi. “İsrail saldırıyı önleyici bir saldırı olarak nitelendiriyor, ancak bu uluslararası hukuka uygun değil. Önleyici saldırılar, acil ve yakın bir tehdit gerektirir.” ifadelerini kullandı.

Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattığı kapsamlı operasyonun ardından konuştu. Hizbullah'a dolaylı bir mesaj veren Salam, "ülkenin güvenliğini ve birliğini tehdit eden maceralara sürüklenmesini kabul etmeyeceğini" söyledi.
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından yayınlanan bir açıklamada Salam, bölgedeki "ciddi gelişmelere" dikkat çekti ve "tüm Lübnanlıları, Lübnan'ı ve Lübnan halkının çıkarlarını her şeyin üstünde tutarak, bilgelik ve vatanseverlikle hareket etmeye" çağırdı.
İsrail, geçtiğimiz günlerde Lübnan'a uyarıda bulunmuş, Hizbullah'ın herhangi bir ABD-İran savaşına karışması durumunda, havaalanı da dahil olmak üzere sivil altyapıyı hedef alarak ülkeye sert bir saldırı düzenleyeceğini söylemişti