Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD ile İran arasında Umman'da başlayan müzakerelerin devamı İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılırken 2 taraftan da anlaşma sinyali geldi. Ancak ABD'nin son 48 saatte Orta Doğu'ya askeri yığınağı artırması ise kafaları karıştırdı.
ABD'den İran'la ilgili yeni açıklama yapıldı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında "İran'a saldırı için birçok argüman var, İran’ın anlaşma yapması akıllıca olacaktır" diyerek Tahran yönetimine açık bir uyarıda bulundu.
İran’la sürdürülen temasların son durumuna ilişkin soruları yanıtlayan Leavitt, görüşmelerde belirli ölçüde ilerleme sağlandığını ancak taraflar arasında temel başlıklardaki uzaklığın devam ettiğini belirtti.

Leavitt, "Dün, yönetim ve Dışişleri Bakanlığı'ndan biraz ilerleme kaydedildiğini duydunuz, ancak bazı konularda hala çok uzak duruyoruz. İranlıların önümüzdeki birkaç hafta içinde bize daha ayrıntılı bilgi vereceklerini düşünüyorum ve bu nedenle ABD Başkanı (Donald Trump) bu sürecin nasıl gelişeceğini izlemeye devam edecek" ifadelerini kullandı. Trump’ın askeri harekat seçeneğini değerlendirmeden önce diplomasiye ne kadar süre tanıyacağı sorusuna ise Leavitt, kesin bir takvim açıklamayarak, "Bu makul bir soru, ancak ABD Başkanı adına bir son tarih belirlemeyeceğim" dedi.
İran’a yönelik muhtemel askeri seçeneklerin hangi aşamada olduğuna ilişkin sorular üzerine Leavitt, nihai kararın Başkan Trump’a ait olduğunu vurgulayarak, sürecin yakından izlendiğini belirtti.
Rusya’nın İran’la Umman Körfezi’nde ortak deniz tatbikatı planına ilişkin bir soru üzerine Leavitt, ABD Başkanı Trump’ın diğer liderlerle yaptığı temasların içeriğine girmeyeceğini ifade ederek, "Başkan'ın dünya liderleriyle yaptığı özel görüşmeleri dünyaya açıklamayacağım. İran konusunda Başkan'ın bir karar vermesi gerekiyor ve o da bunu yapacak, ben de onun vereceği kararı önceden açıklamayacağım" dedi.
ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir askeri adımda İsrail’le koordinasyon içinde olup olmadığı yönündeki soruya Leavitt, Washington ile Tel Aviv arasındaki temasların sürdüğünü belirtti. Leavitt, "ABD hükümeti İsrail ile her zaman yakın iletişim ve yazışma halindedir ve bu, en üst düzeyde Başkan Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun arasındadır" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü, açıklamalarında ayrıca Gazze Şeridi için planlanan Barış Kurulu toplantısı, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Küba ile ilgili dikkat çeken mesajlar verdi. Leavitt, Trump’ın yarın ABD’de gerçekleştirilmesi planlanan Barış Kurulu toplantısında önemli açıklamalar yapacağını bildirdi. Leavitt, "Başkan Trump, toplantıda üye ülkelerin Gazze'deki insani yardım ve yeniden inşa çalışmaları için 5 milyar dolardan fazla bağışta bulunduklarını, Gazze halkının güvenliğini ve barışını sağlamak için uluslararası istikrar gücü ve yerel polise binlerce personel tahsis ettiklerini açıklayacak" dedi.
Toplantıya geniş katılım beklendiğini belirten Leavitt, bağışçı ülkeler ve asker gönderecek ülkelerin listesinin paylaşılacağını ifade ederek, "Bu dökümü memnuniyetle sunarız, 20'den fazla ülke olduğunu biliyorum, listeyi sağlayacağız" açıklamasını yaptı.
Leavitt, bölgede güvenlik unsurunun planın merkezinde olduğunu vurgulayarak, "Yerel güvenliği nasıl sağlayabileceğimiz yarınki tartışmanın bir parçası olacak. İlk olarak refaha ulaşmak için güvenliği sağlamalısınız" ifadelerini kullandı. Leavitt ayrıca fonların denetimine ilişkin, "Yönetimi Barış Kurulu üstlenecek ve Başkan Trump’ın da başkanlığını yapacağı bu kurulda tüm üye partilerin fonlara ilişkin oy hakkı olacağını düşünüyorum. Resmi kurulun altında teknokratik bir katman da bulunuyor" dedi.
Vatikan’ın Barış Kurulu’na katılmayacağını açıklamasına ilişkin bir soru alan Leavitt, bu kararı eleştirerek, "Bence bu çok talihsiz bir durum. Barışın tarafgirliğe bağlı, siyasi veya tartışmalı olması gerektiğini düşünmüyorum. Barış kurulu, çok uzun süredir şiddet, kan dökülmesi ve yoksullukla boğuşan bir bölgenin yeniden inşasını denetliyor" ifadelerini kullandı.

Leavitt, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin başlıklara da değindi. Trump’ın Ukrayna’nın taviz vermesi gerektiğine yönelik sözleri sorulan Leavitt, ABD Başkanı’nın önceliğinin savaşın sona ermesi olduğunu belirtti. Leavitt, "Başkan, bu ölümcül savaşta binlerce Ukraynalı ve Rus'un hayatını kaybetmesinin adil olmadığını düşünüyor. Bu savaşı sona erdirmek için muazzam miktarda zaman ve enerji harcadı" dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü ayrıca, "Daha dün, ABD, Rusya ve Ukrayna arasında bir başka üçlü görüşme turu yapıldı ve her iki tarafta da anlamlı ilerlemeler kaydedildi. Gelecekte bir başka görüşme turu daha olacak" ifadelerini kullandı. Trump’ın savaşın maliyetine de dikkat çektiğini belirten Leavitt, bunun yalnızca taraflar için değil, "savaşın masraflarını karşılayan Amerikan halkı ve Amerikan vergi mükellefleri için de çok adaletsiz" olduğunu söyledi.
ABD’nin Küba’ya ilişkin beklentileri de sorulan Leavitt, Washington’un bölgede demokratik ve müreffeh yönetimler görmek istediğini belirterek, "Küba'nın gerçekten özgür ve müreffeh bir demokrasi olması ABD'nin çıkarlarına en uygunudur. Ne yazık ki, şu anda durum böyle değil. Küba çökmekte olan bir rejimdir. Ülkeleri çöküyor ve bu yüzden çok dramatik bir değişiklik yapmanın onların çıkarlarına en uygun olduğuna inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'tan da yeni bir İran açıklaması geldi. Trump, ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan Diego Garcia Adası'nın önemine değinerek, "İran bir anlaşma yapmamaya karar verirse, ABD'nin son derece istikrarsız ve tehlikeli bir rejimin potansiyel saldırısını ortadan kaldırmak için Diego Garcia'yı ve Fairford'da bulunan havaalanını kullanması gerekebilir" dedi.

İngiltere'nin hiçbir şekilde Diego Garcia Adası üzerindeki kontrolünü kaybetmemesi gerektiğini ifade eden Trump, "Başbakan Starmer, en iyi ihtimalle 100 yıllık bir kira sözleşmesi imzalayarak, hiçbir nedenle Diego Garcia üzerindeki kontrolünü kaybetmemelidir. Bu topraklar İngiltere'den alınmamalıdır ve eğer alınırsa bu bizim büyük müttefikimiz için bir felaket olacaktır. Biz her zaman İngiltere, için savaşmaya hazır ve istekli olacağız, ancak onlar da karşılaştıkları sorunlar karşısında güçlü kalmak zorundalar. Diego Garcia'yı vermeyin" dedi.
Hint Okyanusu açıklarında bulunan İngiltere'nin himayesi altındaki Diego Garcia Adası'nda 1970'li yıllardan bu yana ABD'nin stratejik bombardıman uçaklarının bulunduğu bir askeri üs bulunuyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ABD ile yaşanan süreç hakkında konuştu. Loristan eyaletinde sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Pezeşkiyan, etkinlikte yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’daki demokrasi ile ilgilenmediğini belirterek, "ABD, Venezuela'nın petrol kaynaklarını ele geçirmek istediğini açıkça ilan etti. Aynı durum Kanada ve diğer ülkeler için de geçerli. Gerçekten de ülkemizin çıkarlarına hizmet etmek ve reform yapmak istediklerini mi düşünüyorsunuz? Savaşmak istemiyoruz, bence savaşı geride bırakmalıyız. Ama bize zorla dayatmada bulunmak istiyorlarsa, ne pahasına olursa olsun boyun eğmeli miyiz? İran'ın boyun eğmesi benim için kabul edilemez" dedi.

Sorunları çözmek ve işleri düzeltmek için bir çare düşünmeleri gerektiğini aktaran Pezeşkiyan, "Sadece sorunları belirtmek hiçbir şeyi çözmez; aksine, bir çözüm ve çare düşünmeliyiz. Kültürel meseleleri düzeltmek için yardıma ihtiyaç vardır ve biz bu yardımı, yetenek ve uzmanlığa sahip herkesten alacağız. Sorunları çözemediğimizde, çatışma ve kavgaya sürükleniriz" dedi.