Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Antalya’da 17-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen 5. Antalya Diplomasi Forumu, dünya liderleri ve uluslararası kuruluş temsilcilerini bir araya getirdi. Forum, Orta Doğu ve Ukrayna’da devam eden savaşlara taraf olan ülkelerin üst düzey temsilcilerinin aynı platformda bir araya geldiği benzersiz bir diplomasi buluşması zemini oluşturdu.

Forumda küresel ve bölgesel gelişmeleri ele almak üzere 150’den fazla ülkeden lider ve yetkililerin bir araya gelecek olması, forumun savaş durumundaki ülkeler için bir uzlaşı zemini görevi görmesi beklentisi doğurdu.
5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026), 17-19 Nisan tarihleri arasında "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla gerçekleşiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde yapılacak forumda 155 ülkeden 21 devlet ve hükümet başkanı, 47’si dışişleri bakanı olmak üzere 61 bakan, 15 milletvekili ve uluslararası kurum temsilcilerinin yanı sıra siyasi liderler, diplomatlar, kanaat önderleri, akademisyenler ve diplomasi alanında çalışan profesyoneller ağırlanıyor.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 5. Antalya Diplomasi Forumu'nda dünyada, bölgelerin kendi meselelerini ve sorunlarını kendilerinin hallettiği yeni bir düzen oluştuğunu belirtti.
Barrack, bu yıl "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla 5'incisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
Suriye'de yaşanan durumu başarılı bir deney olarak niteleyen Barrack, "Önemli olan, sokaktaki insanların artık umut dışında başka bir şey hissetmeye başlamasıdır ki, bu da şu anda gerçekleşiyor." değerlendirmesinde bulundu. Barrack, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın gerekli gördüğü yerlerde "güç ve refah yoluyla barış" ilkesinin etkisini kullandığını savundu.

Dünyada, bölgelerin kendi meselelerini ve sorunlarını kendilerinin hallettiği yeni bir düzen oluştuğuna işaret eden Barrack, "Gerektiğinde müdahale edeceğiz ancak 1945'ten beri dünya çapında uygulanan askeri koruma ve güvenlik anlaşması değişiyor. Herkes kendi sorumluluğunu üstlenmelidir." ifadelerini kullandı.
Suriye’deki gelişmelere dikkati çeken Barrack, özellikle Dürzi nüfusun yoğunlaştığı Süveyda bölgesinin komşularıyla uyum içinde hareket etmesinin son yılların en önemli fırsatlarından biri olabileceğini söyledi.
Ürdün konusuna da değinen Barrack, "Ürdün, sorunları ve problemleri nasıl çözeceğimize dair bir yol haritası sunarak bize gerçekten yardımcı oldu." dedi.

Barrack, ateşkesin sağlanmasının ve tarafların doğrudan diyaloğa girmesinin çok hassas bir konu olduğunu vurgulayarak "Unutmayın, bu daha önce gerçekleşmemişti. Kasım 2024 anlaşması, İsrail ile Lübnan arasında doğrudan yapılmamıştı. Bu yüzden başkanın müdahale ederek harika bir şey yaptığını düşünüyorum." diye konuştu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu konuyu halihazırda "çok iyi bir şekilde" ele aldığını belirten Barrack, bu adımların küçük ve zaman alacak adımlar olduğunu ifade etti. Barrack, bir muhabirin ateşkesin "hassaslığı" ve taraflar arasında güven eksikliği olduğuna işaret ederek ABD ile bölge ülkelerinin bu güveni oluşturmak için ne yapması gerektiğine ilişkin sorusunu cevapladı.

Lübnan'ın yeniden 15 yıllık bir iç savaş istemeyeceğini belirten Barrack, Lübnan ordusunun Hizbullah'ı fiziksel olarak ortadan kaldırmasının söz konusu olamayacağına işaret etti.
Barrack, bölgede İsrailli ve Lübnanlıların bir araya getirilmesi durumunun "muhteşem" olabileceğini savundu.