Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD’de yaklaşık 50 yıldır yürürlükte olan karasal süpersonik uçuş yasağı tarihe karışabilir. ABD Ulaştırma Bakanlığı ve Federal Havacılık İdaresi, yani FAA, ses hızını aşan sivil uçuşları tamamen yasaklamak yerine artık gürültü seviyesini esas alan yeni bir sisteme geçmeyi planlıyor.

Bu da şu anlama geliyor: Uçaklar belirlenen ses sınırlarını aşmadığı sürece Mach 1’in üzerine çıkabilecek. Mach 1, yaklaşık 1.240 km/sa hıza denk geliyor. Bugünkü ticari yolcu uçaklarının genelde 885 ila 965 km/sa hızla seyrettiği düşünülürse, fark oldukça dikkat çekici.
FAA, süpersonik uçaklar için gürültü bazlı sertifikasyon standardını ve iniş-kalkış sırasında uyulması gereken gürültü limitlerini belirleyen iki ayrı düzenlemeyi 2027 yılının ortasına kadar tamamlamayı hedefliyor.
Bu değişiklik, ABD Başkanı Donald Trump’ın Haziran 2025’te imzaladığı başkanlık kararnamesiyle gündeme gelmişti. Kararname, FAA’den ABD toprakları üzerindeki süpersonik uçuş yasağını ve süpersonik havacılık teknolojisinin gelişimini yavaşlatan diğer düzenleyici engelleri kaldırmasını istiyordu.

FAA, 1973 yılından bu yana sivil uçakların ABD kara sahasında Mach 1’i aşmasını yasaklıyordu. Bu kararın arkasındaki temel neden ise ses duvarı aşıldığında ortaya çıkan sonik patlamalardı.
1960’lı yıllarda yapılan testler, ses hızını aşan uçakların yerde silah sesi ya da gök gürültüsünü andıran çok güçlü patlama sesleri oluşturduğunu göstermişti. Özellikle “Oklahoma City sonic boom” deneyleri, sürekli yaşanan sonik patlamaların cam kırıkları, maddi hasar ve binlerce vatandaş şikayetine yol açtığını ortaya koydu. O dönem için teknoloji bu soruna çözüm üretemeyince FAA, 1973’te ABD kara sahasında sivil uçakların ses hızını aşmasını yasakladı.
FAA Başkanı Bryan Bedford, günümüzdeki teknolojik gelişmeler sayesinde geçmişte yaşanan yüksek gürültü sorununun büyük ölçüde çözülebileceğini söylüyor. Bedford’a göre yeni nesil teknolojiler, eski tip sonik patlamaları ortadan kaldırabilir. Bu da 1970’lerden kalan yasağın kaldırılmasını mümkün hale getiriyor.
NASA’nın deneysel X-59 uçağı da bu alanda önemli bir örnek olarak gösteriliyor. X-59 ile süpersonik hızlarda daha sessiz uçuşun mümkün olduğu ortaya konmuştu. Yani süpersonik uçuş fikri geri dönüyor ama bu kez eskisi gibi kulakları sağır eden patlamalarla değil, daha kontrollü bir teknolojiyle.
Süpersonik yolcu taşımacılığı denince akla ilk gelen uçaklardan biri olan Concorde, yasak sonrasında ABD’de yalnızca belirli şartlarla uçabildi. 1976 ile 2003 yılları arasında hizmet veren Concorde, Londra ile New York arasındaki seyahat süresini yaklaşık üç saate indirmişti. Ancak rotalarının büyük bölümü Atlantik Okyanusu üzerinden geçiyordu. Bunun nedeni de açık: Ses patlamalarının sorun yaratabileceği kalabalık yerleşim bölgelerinden mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyordu.
Concorde’un cazibesini sınırlayan bir başka unsur ise maliyetiydi. 2003 yılında gidiş-dönüş Concorde bileti yaklaşık 12.000 dolardı. Enflasyon hesaba katıldığında bu tutar bugün 22.100 dolardan fazla bir değere karşılık geliyor.
ABD’de birçok şirket, daha sessiz ve daha verimli yeni nesil süpersonik yolcu uçakları üzerinde çalışıyor. Colorado merkezli Boom Supersonic, 60 ila 80 yolcu taşıyabilecek Overture adlı uçağı için United Airlines, American Airlines ve Japan Airlines’dan ön sipariş aldığını açıklamıştı. Atlanta merkezli Spike Aerospace ise en fazla 18 yolcu kapasiteli Diplomat iş jetini geliştiriyor.
Her iki şirket de gelecekte Atlantik aşırı uçuşların dört saatin altında tamamlanabileceğini öngörüyor.