Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İsrail basını, 7 Ağustos'ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması Mekke Savunma İttifakı'nı yakın markajına aldı. Haberde, bölgedeki çatışmaların ardından bazı ülkelerin yeni döneme yönelik güvenlik ve savunma adımları attığı değerlendirmesi yapıldı. En dikkat çeken maddenin ise üç ülkeden herhangi birine yönelik saldırının diğer taraflara da yapılmış sayılmasını öngördüğü olduğu belirtildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ise anlaşmanın herhangi bir ülkeyi doğrudan hedef almadığını, temel amacının savunma ve caydırıcılık olduğunu vurguladığı aktarıldı.

İsrail basınının üzerinde durduğu nokta ise Suriye'nin de bu anlaşmaya katılma ihtimaliydi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin 19 Ağustos'taki Pakistan ziyareti sırasında Şam yönetiminin anlaşmaya katılma ihtimalini değerlendirdiğini söylediği belirtildi. Haberde, bu açıklamanın ardından İsrailli güvenlik yetkililerinin Suriye'nin olası katılımının oluşturabileceği senaryoları değerlendirdiği öne sürüldü.

Suriye'nin Mekke Savunma İttifakı'na dahil olmasının askeri ve siyasi açıdan Şam'a önemli bir caydırıcılık saylayabileceği belirtildi. Haberde, "Bu aşamada Şam'da ne karar verileceği bilinmiyor ancak Suriye'nin üçlü anlaşmaya katılmasının olası sonuçları hakkında sorular gündeme getiriliyor" ifadelerine yer verildi.
Suriye'nin olası üyeliğinin özellikle İsrail'in Suriye topraklarına yönelik askeri faaliyetleri açısından yeni bir denklem oluşturabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Haberde dikkat çeken bir başka değerlendirme ise Türkiye'nin ittifaktaki konumuna ilişkin oldu. Suriye'nin de anlaşmaya dahil olması halinde İsrail'in kaybeden taraf olacağı, Türkiye'nin ise Pakistan ve Suudi Arabistan'a kıyasla daha fazla kazanım elde edebileceği ileri sürüldü.
Suriyeli bazı uzmanların da Şam'ın ittifaka katılmasını desteklediği ve bunun ülkeye güçlü bir askeri destek sağlayabileceğini düşündüğü aktarıldı.

İsrail basınındaki haberde son olarak Türkiye'nin ittifaktaki konumunun Suriye konusunda belirleyici olabileceğine dikkat çekildi. İsrail yönetiminin, Türkiye ile gerilimin arttığı bir dönemde bölgesel tansiyonu daha da yükseltecek açıklama ve adımlardan kaçınması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.