Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İsrail ve ABD'nin saldırısıyla İran’ın karşılık vermesiyle başlayan savaşta en çok konuşulan konular arasında balistik füze ve hava savunma sistemleri girdi.
ABD ve İsrail saldırılarına İran, misilleme kapsamında füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef aldı.

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, Kaliforniya'daki James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Çalışmaları Merkezi'nde araştırma görevlisi olan Sam Lair, füze şehri konseptindeki temel kusuru vurgulayarak, "Bir zamanlar hareketli ve bulunması zor olan rampalar artık hareketli değil ve vurulmaları daha kolay" ifadelerini kullandı.

Tahran yönetimi, savaş başlamadan önce füzelerinin ve fırlatma rampalarının bir kısmını sığınaklardan çıkararak farklı bölgelere dağıtmıştı. ABD basınında yer alan iddialara göre bu hamle, "hedeflerin tespitini kolaylaştırmaktan başka bir işe yaramadı."

Analistler, Tahran'ın elinde kalan binlerce orta ve kısa menzilli füzenin büyük kısmının, yerleri çoğunlukla ABD ve İsrail orduları tarafından bilinen yeraltı üslerinde bulunduğunu belirtiyor. İsrail’in korkulu rüyası Hürremşehr (Hayber) balistik füzesi devreye girdi. Orta Doğu’da adeta haritayı baştan şekillendireceği belirtilen ve ‘canavar’ olarak anılan Hayber füzesi, teknik açıdan İran'ın en gelişmiş balistik füze sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nden (IISS) Michael Elleman, İran'ın Hürremşehr balistik füzesiyle 1.000–2.000 kilometrelik orijinal menzilin ötesine geçme kapasitesine muhtemelen sahip olduğunu, ancak testlerde daha ağır bir savaş başlığı kullanarak menzili bilinçli olarak sınırladığını belirtmişti.
Hayber füzesi, İran'ın balistik füze envanterindeki en etkili silah sistemlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. 2.000 kilometrelik menzili ve 1.500 kilogramlık savaş başlığı kapasitesi sayesinde hem stratejik hem de taktik hedefler üzerinde ciddi bir tehdit oluşturur.

Füzenin, atmosfer dışında 16 Mach, atmosfer içinde ise 8 Mach hıza ulaşabilmesi sayesinde, düşman hava savunma sistemlerinin tepki süresini asgari düzeye indirdiği belirtiliyor. Manevra kabiliyetine sahip harp başlığı (MaRV) kullanan Hürremşehr-4; orta safha güdüm, düşük radar izi ve elektronik harbe yüksek direnç gibi nitelikleriyle delme kabiliyetini belirgin biçimde artırıyor.