Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Antarktika'daki Larsen C buz sahanlığından 2017 yılında "A-68" adı verilen devasa buzdağının kopması, bilim insanlarına daha önce buzun altında saklı kalan geniş bir deniz yatağı bölgesine erişim imkanı sundu. Bu fırsatı değerlendiren Birleşik Krallık'taki kurumlardan araştırmacılar, Frontiers in Marine Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmayla okyanus tabanında daha önce hiç görülmemiş bir keşfe imza attıklarını duyurdu.
Uzmanlar, uzaktan kumandalı bir denizaltı kamerası aracılığıyla okyanusun dibindeki plankton kalıntılarının arasında özenle temizlenmiş bini aşkın balık yuvası buldu.

İlk kez 1905 yılında bir tür olarak tanımlanan ve boyu 19,5 santimetreye kadar ulaşabilen sarı yüzgeçli notothenioid (Lindbergichthys nudifrons) balıklarının, okyanus tabanında benzersiz bir düzen kurduğu anlaşıldı. Her bir yuvaya birkaç bin yumurta bırakıldığı ve yumurtaların erkek balıklar tarafından dört aya kadar korunduğu belirlendi.
Tespit edilen yapılandırılmış ekosistem, Weddell Denizi'nin ilgili bölümünün "Deniz Koruma Alanı" ilan edilmesi için güçlü bir ek kanıt olarak sunuluyor.

Keşif, 2019 Weddell Denizi Seferi sırasında SA Agulhas II gemisinde bulunan uzaktan kumandalı araçla gerçekleştirildi. Çalışmada anlatılan Antarktika görevinin su altı ekosistemlerini incelemenin yanı sıra, Sir Ernest Shackleton'ın 1915'te aynı bölgede batan "Endurance" gemisinin enkazını bulmak gibi tarihi bir amacı da bulunuyordu. Enkaz o seferde bulunamasa da (2022'de keşfedildi), kameralar incelenen tüm lokasyonlarda deniz tabanına yayılmış balık yuvalarını kaydetti.
Araştırmacılar yayımladıkları makalede, "Larsen C Buz Sahanlığı'nın yakın zamanda kopmasıyla erişilebilir hale gelen batı Weddell Denizi'nde, sarı yüzgeçli notothenioid Lindbergichthys nudifrons'un geniş ve yaygın bir yuvalama kümelenmesini belgeliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Yuvaların deniz tabanında altı farklı desende dizildiğini belirten uzmanlar, bulunan tüm yuvaların yüzde 42'sini oluşturan "küme" tipinin en yaygın dizilim olduğunu aktardı. Araştırma ekibi konuya ilişkin, "En önemli bulgu, Antarktika'daki diğer büyük balık üreme kolonilerinde gözlemlenen abiyotik faktörlerden ziyade, başta avlanma baskısı olmak üzere biyotik etkileşimler tarafından yönlendirildiğini öne sürdüğümüz altı farklı ve geometrik yuvalama modelinin keşfidir" açıklamasını yaptı.