Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın, haftanın ikinci işlem gününde dolar ve tahvil faizlerinden gelen baskıyla yönünü aşağı çevirdi. Spot altın, TSİ 06:55 itibarıyla yüzde 0,3 değer kaybederek ons başına 4.128,69 dolara geriledi. Güçlü seyrini koruyan ABD doları ile yükselen Hazine tahvil getirileri, değerli metal üzerindeki baskıyı artırdı. Doların güçlü kalması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için dolar üzerinden fiyatlanan emtiaları daha pahalı hale getiriyor. Yüksek faiz ortamı da herhangi bir faiz getirisi sunmayan altını elde tutmanın maliyetini artırıyor.
Tahvil piyasasındaki zayıf görünüm devam ederken, 10 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirileri pazartesi günü 24 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu tablo altın üzerinde satış baskısını artırsa da kayıpların büyümesini engelleyen önemli bir unsur var: Fed beklentileri. ABD Merkez Bankası’nın bu ay faiz artıracağına yönelik beklentilerin gerilemesi, altında aşağı yönlü hareketin şimdilik sınırlı kalmasını sağladı.
Capital.com Kıdemli Finans Piyasası Analisti Kyle Rodda’ya göre, temel göstergeler uzun vadede altını desteklemeyi sürdürüyor. Rodda, altındaki bir sonraki büyük yükseliş dalgasını tetikleyebilecek gelişmenin Ortadoğu’daki jeopolitik risklerden gelmesinin muhtemel olduğunu belirtti.
ABD faiz beklentilerinde yaşanabilecek ciddi bir değişimin de altın fiyatlarına yeniden yukarı yönlü ivme kazandırabileceğini ifade etti. Yani piyasada gözler bir yandan Fed’de, diğer yandan Ortadoğu’daki gelişmelerde olacak.

Ortadoğu cephesinde ise Yemen’den dikkat çeken haberler geldi. Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, Bab el-Mandeb Boğazı çevresindeki kıyı şeridini Mocha kentine kadar geri aldı.
Yemen hükümet güçleri, İran destekli Husi milislerini geçen ay ele geçirdikleri bölgelerin büyük bölümünden çıkardı.
Piyasaların izlediği bir diğer başlık ise ABD’den gelen ekonomik veriler oldu. Ülkede hizmet sektörü faaliyetlerinin eylülde yavaşladığı görülürken, ISM verileri maliyet baskısında belirgin bir artışa işaret etti. Güçlü iç talebin tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırmasıyla, işletmelerin girdiler için ödediği fiyatları gösteren endeks dört yıldan uzun sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Maliyetlerdeki bu hızlanma, enflasyonun 2027’ye kadar yüksek seviyelerde kalabileceğine yönelik endişeleri de artırdı.