Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın 5000 dolar hedefine koşuyor. Fed faiz indirimi beklentileri ve ABD Başkanı Trump'ın hamleleri emtia piyasalarını uçurmaya devam ediyor. Peki 2026 yılında hangi enstrümana yatırım yapan kazanacak? Piyasadaki merak edilen tüm soruları Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş’a anlattı. İşte yatırımcılar için kritik bilgiler...

ABD enflasyon verisi piyasaları nasıl etkiledi?
Zafer Ergezen: Öncelikle ABD enflasyon verisi piyasa beklentileri dahilinde geldi. O yüzden de piyasalar üzerinde çok fazla etkisi olduğunu söylemek zor. Ama bundan önce açıklanan tarım dışı istihdam verisi ile birleşince ki istihdam verisi beklentilerin altında gelmişti. Bu da faiz indirimi beklentilerini artırmakta.
Zaten kıymetli metallerde ve endüstriyel metallerde de aslında bu etki görüldü net olarak. Yani genel olarak konuşacak olursak enflasyon verisinin etkisi beklentilere paralel gelmesi ile sınırlı oldu ama enflasyon ve tarım dışı istihdam Fed'in baktığı önemli göstergelerden...
Bir tanesi ekonomide zayıflamaya işaret ederken istihdamda zayıflamaya işaret ederken diğeri enflasyonun hala yüksek olduğu Gösterdi bize. Bu da faiz indirimleri beklentisinin devam ettiğini hatta artarak devam edebileceğini tahminleri bir miktar yükseltmiş durumda.

Bakır ve kalay fiyatları, tarihi zirvelere yükseldi. Bu durumun sebebi nedir?
Zafer Ergezen: Bakır fiyatlarını zaten uzun zamandır konuşuyorduk ki bakır piyasasında özellikle talep tarafının güçlü olduğunu ve ekonomilerde toparlanma beklentisini özellikle bakır tarafında olumlu yansıyacağı belirtiliyordu.
Özellikle faiz indirimleri beklentisi ve Fed başkanının değişecek olmasıyla birlikte faiz indirimi tahminlerinin daha da artacağı beklentisi burada özellikle bakır alüminyum kalay gibi emtialarda yukarı yönlü seyre yol açtı. Tabii bunun ilk etkilerinin gümüşte yaşandığını gördük. Yavaş yavaş bunun reel tarafa da geldiğini yani temel endüstriyel metaller tarafına da geldiğini görüyoruz.
Yani faiz indirimleri beklentisi ile 2026'da ekonomilerde toparlanma olmaya başlayacağı yönünde bir öngörü var. Özellikle Çin tarafında ilk önce sinyallerin geleceği ve talepte artış olacağı söylenebilir.

Değerli metaller arasında 2026 yılının şampiyonu sizce kim olacak?
Zafer Ergezen: Değerli metaller tarafında ilk aylık performansın ben bütün sene boyunca devam edeceğini ve genel tablo içerisinde gümüşün öne çıkacağını düşünüyorum. Ancak burada özellikle yılın ikinci yarısında eğer ekonomilerdeki o toparlanma eğilimini görebilirsek veriler tarafından, siparişler tarafından burada belki platin veya paladyumun gümüşe ve altına göre daha güçlü kalacağını düşünebiliriz. Çok hızlı yükselişler açıkçası beklemiyorum artık değerli metaller tarafında. Orada bir miktar soğumayı görmeye başlayacağız. Momentumda yavaşlamayı görmeye başlayacağımızı düşünüyorum.

Altın fiyatları için 2026 yılı öngörünüz nedir?
Zafer Ergezen: Altın tarafında bu sene sınırlı iyimserliğin devam edeceğini ama çok güçlü yükselişler görme ihtimalimizin fazla olmadığını düşünüyorum. En azından şu anki veriler ışığında bu şekilde ilerliyor. Burada altında 4750 dolar seviyesindeki hedefim hala devam ediyor. Tabii oraya çok yaklaşmış durumdayız ama belki üzerine önce o hedef görürsün. Sonra belki 5000 dolar seviyesini de konuşabilir.
Ama dediğim gibi ben bu sene daha sınırlı bir performans bekliyorum. Altın tarafında geri çekilmelerde ise hep dediğim gibi 4380 seviyesinin önemli olduğunu bu bu seviyenin altında pozisyon taşımaların azalabileceğini kar satışlarının artabileceğini düşünüyorum.

Ocak ayının ikinci yarısında yatırımcıların dikkat etmesi konular neler? Ani bir gelişme beklentiniz var mı?
Zafer Ergezen: Şu anda ocak ayı için en büyük risklerden bir tanesi gelecek verilerin olumsuz olmasıydı ama şimdilik onu çok fazla yaşamadık. Burada gelecek en büyük risklerden bir tanesi jeopolitik riskler olarak ve siyasi riskler olarak durmaya devam ediyor. Özellikle Trump'ın hem Grönland hem Çin hem de diğer Avrupa ülkelerine yönelik olarak yapacağı hamleler önem teşkil ediyor.
Özellikle Venezuela piyasalarda bu tedirginliği artırmış durumda. Grönland çok fazla konuşuluyor. Bu anlamda burada en büyük riskin Ocak ayının ikinci yarısında aslında jeopolitik, ekonomik ve siyasi riskler daha olduğunu söyleyebilirim.