Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Küresel piyasalar, FED’in bu akşam açıklayacağı faiz kararına kilitlendi. Karar öncesinde altın fiyatlarında görülen düşüş, yatırımcıların pozisyonlarını yeniden şekillendirmesine neden oldu.
ABD Merkez Bankası’nın mart ayı faiz kararı bu akşam saat 21.00’de açıklanacak. Karar metniyle birlikte yayımlanacak ekonomik projeksiyonlar ve faiz patikasına ilişkin beklentileri içeren grafik tablosu, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Aynı gün, kararın ardından FED Başkanı Jerome Powell basın toplantısı düzenleyerek para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak.

Piyasalar açısından yalnızca faiz oranı değil, karar metninde yer alacak ifadeler ve Powell’ın vereceği mesajlar da yakından takip ediliyor. Özellikle enflasyon görünümü, büyüme tahminleri ve faiz indirimi beklentilerine ilişkin ipuçları, yatırımcıların kısa ve orta vadeli stratejilerinde etkili olacak.
FED FAİZ KARARI BEKLENTİSİ
Piyasalarda genel beklenti, FED’in politika faizini %3,50 - %3,75 aralığında sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Bu beklenti oldukça güçlü bir olasılıkla fiyatlanırken, yatırımcıların asıl odağını faiz kararının ötesinde verilecek mesajlar oluşturuyor. Özellikle 2026 yılına ilişkin faiz indirimi sayısında yapılan aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekmişti.

Son dönemde enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel enflasyon beklentilerindeki artış, FED’in daha temkinli bir duruş sergileyebileceği ihtimalini güçlendirdi. Daha önce birden fazla faiz indirimi öngören piyasa aktörleri, artık yıl içinde tek bir indirim veya hiç indirim yapılmaması senaryolarını değerlendiriyor. Bu değişim, piyasalardaki fiyatlamaları doğrudan etkiliyor.

Altın fiyatlarındaki gerilemede, faiz beklentileri ve doların güç kazanması belirleyici rol oynuyor. Altının ons fiyatı bugün yüzde 2,80'e yakın düşüş kaydetti ve şu anda 4860 dolar seviyesinde seyrediyor. Yüksek faiz ortamı, getiri sağlamayan altının alternatif yatırım araçlarına kıyasla cazibesini azaltıyor. Bu nedenle yatırımcılar, dolar cinsinden getiri sunan varlıklara yönelerek altın talebini sınırlıyor.

Aynı dönemde ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin %4,3 seviyelerine yaklaşması ve dolar endeksindeki yükseliş de altın üzerinde baskı oluşturuyor. Karar öncesi belirsizlik nedeniyle yatırımcıların pozisyon azaltması, kar realizasyonu yapması ve portföylerini yeniden dengelemesi de fiyatlarda aşağı yönlü hareketlere yol açıyor. Teknik açıdan kritik seviyelerde yaşanan momentum kaybı da kısa vadeli düşüşleri destekliyor.
FED’in faizleri artırması ya da yüksek seviyelerde uzun süre tutacağına yönelik güçlü mesajlar vermesi, altın üzerinde baskının artmasına neden olabilir. Bu senaryoda doların daha da güçlenmesi ve tahvil getirilerinin yükselmesi beklenirken, yatırımcıların alternatif getiri sağlayan enstrümanlara yönelmesi hız kazanabilir.
Buna karşılık, faiz artışı ihtimalinin güçlenmesi veya indirimlerin ötelenmesi, altının kısa vadede değer kaybını derinleştirebilir. Ancak jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentileri, altının uzun vadeli görünümünde etkili olmaya devam ediyor.