Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD enflasyon verisi sonrası altın fiyatlarında yaşanan düşüş, yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 3,7 olarak açıklanması, Fed'in faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden oldu. Verinin ardından ABD tahvil faizleri ve dolar endeksi yükselirken ons altın ve gümüşte satış baskısı görüldü. Gram altının 6.500 TL seviyesine kadar gerilediği süreçte, piyasa uzmanlarının açıkladığı destek seviyeleri ve gelecek döneme ilişkin tahminler de yakından izlenmeye başladı. Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen'in değerlendirmeleri, altın ve gümüş fiyatlarının seyrine ilişkin kritik eşikleri ve önümüzdeki dönemde takip edilecek gelişmeleri gündeme taşıdı. Altın, gümüş neden düşüyor? İşte altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüşün nedenleri…
ABD'de eylül ayına ilişkin enflasyon verilerinin açıklanması, küresel piyasalarda altın fiyatlarının yönü üzerinde etkili oldu. ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda yüzde 0,6, yıllık bazda ise yüzde 3,7 arttı.
Ekonomistler yıllık enflasyonun yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu. Aylık enflasyon beklentilerle aynı düzeyde kalırken yıllık oranın tahminleri aşması, ABD'de fiyat artışlarının seyrine ve Fed'in para politikası adımlarına ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme getirdi. Ağustos ayında aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 olarak açıklanan enflasyonun ardından gelen eylül verisi, piyasalardaki faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesinde etkili oldu.
Enflasyonun beklentilerin üzerinde kalması, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği ve faiz indirimleri konusunda daha temkinli hareket edebileceği beklentilerini güçlendirdi. Faiz oranlarına ilişkin beklentilerdeki değişim, altın fiyatları üzerinde satış baskısı oluşturdu.

Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, TGRT Haber canlı yayınında yaptığı değerlendirmede, yıllık enflasyonun yüzde 3,7 olarak açıklanmasının faiz ve enflasyon tarafındaki yukarı yönlü beklentileri artırdığını belirtti. Ergezen, ABD tahvil faizlerinde hızlı yükseliş yaşandığını, dolar endeksinin de yukarı yöneldiğini aktarırken Borsa İstanbul'da ilk etapta hafif satışların görüldüğünü kaydetti.
Altın fiyatlarındaki gerilemede yalnızca enflasyon rakamları değil, doların küresel piyasalardaki seyri ve ABD tahvil faizleri de etkili oldu. Ergezen'in değerlendirmesine göre dolar endeksinin 103 seviyelerine yaklaşması, gram altının fiyatlamasında dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer aldı. Ons altındaki düşüşe rağmen gram altının daha güçlü kalabildiğini belirten uzman, gram altında 6.475 TL seviyesinin üzerinde kalıcılığın önemine dikkat çekti. Bu seviyenin korunması halinde yukarı yönlü hareketlerin görülebileceğini ifade eden Ergezen, ons altında ise 4.100 dolar seviyesinin önem taşıdığını söyledi. Satış baskısının devam etmesi durumunda 4.000-4.040 dolar bandına doğru geri çekilme yaşanabileceğini belirtti.

Altın fiyatlarının seyrinde yatırımcıların güvenli liman talebi ve küresel piyasalardaki gelişmeler de önem taşıyor. Ergezen, altının ilk tepkisinin gümüşe kıyasla daha sınırlı kaldığını ve altının bir süre daha gümüşe göre daha sakin hareket edebileceğini değerlendirdi. Önümüzdeki süreçte ABD'den gelecek ekonomik verilerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları ve faiz kararı da piyasaların gündeminde bulunuyor. Ergezen, mevcut toplantıda faizlerin sabit bırakılması ihtimalini daha yüksek gördüğünü, sonraki toplantıda ise faiz artırımı olasılığının artabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
Altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde izleyeceği seyir konusunda Fed'in para politikası, ABD'deki enflasyon görünümü, dolar endeksi, tahvil faizleri ve jeopolitik gelişmeler belirleyici başlıklar arasında bulunuyor.
Zafer Ergezen, altın yatırımcılarının yalnızca açıklanan enflasyon verilerine değil, Fed'in faiz kararına ve yetkililerin değerlendirmelerine de odaklanması gerektiğini belirtti. Özellikle Fed Başkanı'nın açıklamalarının piyasaların yönü açısından önem taşıdığını kaydeden Ergezen, mevcut toplantıda faizlerin sabit tutulmasını beklediğini, bir sonraki toplantıda ise faiz artışı ihtimalinin daha yüksek olabileceğini söyledi.

Gram altın için 6.475 TL seviyesinin üzerinde kalıcılık önemli eşiklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ergezen, bu seviyenin korunması halinde gram altında yukarı yönlü hareketlerin görülebileceğini ifade etti. Ons altın tarafında ise 4.100 dolar seviyesi takip ediliyor. Fiyatın bu seviyenin altında kalması ve satışların devam etmesi halinde 4.000-4.040 dolar aralığı gündeme gelebilir.

Ergezen, altının orta ve uzun vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmesinde 2026 yılının ikinci yarısında daha güçlü bir performans beklediğini söyledi. Ancak 2027 yılına ilişkin beklentilerin savaşın seyrine ve kalıcı bir anlaşma sağlanıp sağlanamayacağına bağlı olarak değişebileceğini belirtti. Savaşın devam etmesi halinde 2027'nin 2026 yılına kıyasla daha zor geçebileceğini dile getiren uzman, kasım ayından sonra kalıcı bir uzlaşma sağlanması durumunda piyasa koşullarının farklılaşabileceğini ifade etti.
ABD'de eylül ayı enflasyonunun yıllık yüzde 3,7 ile piyasa beklentilerinin üzerinde açıklanması, gümüş fiyatlarında da satış baskısına neden oldu. Enflasyonun yüksek seyretmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği ve faiz artışı ihtimalinin güçlenebileceği beklentilerini gündeme getirdi. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve dolar endeksindeki hareketlerle birlikte altın ve gümüşte geri çekilme yaşandı. Zafer Ergezen, enflasyon verisinin piyasa beklentilerini değiştirdiğini ve özellikle değerli metaller üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Gümüş fiyatlarındaki düşüşü değerlendiren Ergezen, gümüşün altına kıyasla endüstriyel kullanımının daha belirgin olmasına dikkat çekti. Küresel ekonomik büyümenin yavaşlayabileceğine yönelik endişelerin artması, sanayide kullanılan gümüşe yönelik talep beklentilerini de etkileyebiliyor.
Ergezen, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankasının büyüme beklentilerinde daha önce aşağı yönlü revizyonlar yaptığını hatırlatarak faizlerin yüksek seyretmesi halinde ekonomik büyümenin daha da yavaşlayabileceğine ilişkin kaygıların artabileceğini söyledi. Talebin azalabileceği endişesinin gümüş fiyatlarındaki satışları hızlandırdığını belirten Ergezen, yayın sırasında gümüşte yüzde 4'e yaklaşan düşüşlerin görüldüğünü aktardı.

Gümüş fiyatlarının seyrinde önümüzdeki dönemde faiz beklentileri ve küresel büyümeye ilişkin gelişmelerin yanı sıra enflasyon verileri de takip edilecek. Fed'in faiz kararı, ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki değişimler değerli metallerin fiyatlamasında etkili olan unsurlar arasında yer alıyor. Ergezen'in değerlendirmesine göre gümüş, endüstriyel talebe duyarlılığı nedeniyle küresel büyümedeki yavaşlama endişelerinden altına kıyasla daha fazla etkilenebiliyor. Bu nedenle yatırımcıların ABD'den gelecek ekonomik verilerin yanı sıra faiz politikası ve küresel ekonomik görünümle ilgili açıklamaları da izlemesi gerekiyor.