Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yapay zeka yatırımlarında son dönemde yaşanan hızlı yükseliş, finans dünyasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), teknoloji şirketlerinin ulaştığı yüksek değerlemelere dikkat çekerek piyasalarda ciddi bir düzeltme yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bankaya göre yapay zeka etrafında oluşan iyimserlik bir noktada tersine dönerse, etkisi yalnızca ABD borsalarıyla sınırlı kalmayabilir. Avrupa ekonomisi ve küresel piyasalar da bu dalgadan payını alabilir.
ECB tarafından yayımlanan yeni analizde, mevcut yapay zeka yatırım dalgasının finansal piyasalarda önemli bir düzeltmeyle sonuçlanabileceği belirtildi. Bankanın özellikle üzerinde durduğu nokta ise ABD borsalarında teknoloji şirketlerinin ulaştığı yüksek değerlemeler.
Rakamlar da değişimin ne kadar hızlı olduğunu gösteriyor. 2021 yılında, yani ChatGPT piyasaya çıkmadan bir yıl önce, dünyanın en değerli şirketleri listesinde yalnızca 5 şirket trilyon dolar değerlemeye ulaşmıştı. Listenin zirvesindeki Apple ise 3 trilyon dolarlık değere yaklaşıyordu. Bugün ise tablo oldukça farklı. Trilyon dolar değerine ulaşan şirketlerin sayısı 15’e çıktı, 5 trilyon dolar eşiği de aşılmış durumda. Yatırımcıların ve şirketlerin iştahını artıran temel beklenti açık: Yapay zekanın üretkenlikte daha önce görülmemiş bir sıçrama yapacağı ve teknoloji dünyasını kökten değiştireceği düşünülüyor. Bu beklenti yatırımları hızlandırıyor, şirket değerlerini de yukarı taşıyor.
Ancak ECB’nin dikkat çektiği nokta tam da burada başlıyor. Geçmişteki büyük teknolojik dönüşümler üzerine yapılan ekonomik araştırmalar, böylesine güçlü iyimserliğin ardından sert fiyat düzeltmelerinin yaşanabildiğini gösteriyor.
ECB, piyasalardaki mevcut fiyatlamaların yapay zekanın gerçekten dönüştürücü gücünü mü yansıttığını, yoksa dot-com dönemindeki internet balonuna benzer bir sürecin mi yaşandığını sorguluyor.
Aslında mesele yapay zekanın önemli olup olmadığı değil. Bankanın değerlendirmesine göre teknoloji gerçekten büyük bir dönüşüm yapabilir. Ancak bu, şirket hisselerinde balon oluşmayacağı anlamına gelmiyor.
Geçmişte de benzer örnekler vardı. ECB, üretken yapay zeka ve sohbet robotları etrafında oluşan mevcut heyecanı 19. yüzyıldaki demiryolu yatırımlarına, 1920’lerde elektrik ve radyo sektörlerinde yaşanan yükselişe ve daha yakın dönemdeki dot-com sürecine benzetiyor. Bu teknolojiler dünyayı gerçekten değiştirdi. Buna rağmen ilgili şirketlerin hisselerinde büyük yükselişlerin ardından oldukça sert düşüşler de yaşandı.
Yapay zeka rallisinin merkezi ABD olsa da Avrupa bu yükselişin dışında değil. AB’deki hanehalklarının yaklaşık 440 milyar euro değerinde ABD teknoloji hissesine maruz kaldığı hesaplanıyor. Sigorta şirketleri ve emeklilik fonlarının da ABD’li teknoloji şirketlerinde önemli yatırımları bulunuyor. Yani Wall Street’te yaşanabilecek sert bir düşüş, Avrupa’daki yatırımcıları doğrudan etkileyebilir.
ECB de ABD ve Avrupa borsalarının tarihsel olarak yüksek korelasyon gösterdiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle ABD teknoloji hisselerinde yaşanabilecek güçlü bir satış dalgasının kısa sürede Avrupa piyasalarına taşınması ihtimali bulunuyor.
ECB’nin dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise finansal piyasaların geçmişe kıyasla çok daha geniş ve birbirine bağlı hale gelmiş olması. Yapay zeka, teknoloji tarihinde önemli bir dönüşüm yapabilir. Ancak banka, bu dönüşümün finansal piyasalarda aşırı değerlemeleri otomatik olarak engellemediğini vurguluyor.
Üstelik yatırımların bugün çok daha geniş bir kesime yayılması, olası bir çöküşün etkisini de büyütebilir. ABD teknoloji hisselerinde başlayacak sert bir düşüşün Avrupa piyasalarına, oradan da küresel ekonomiye uzanabilecek bir zincirleme etki yapabileceği değerlendiriliyor.