Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın neden yükseliyor? Son bir aydır altın fiyatlarındaki yükseliş eğilimi devam ediyor. Serbest piyasalarda gram altın 7.114 lira seviyesinde, uluslararası piyasalarda ise ons altın 4.616 dolar seviyesinde. Finans Analisti İslam Memiş, katıldığı bir yayında altın, gümüş ve doların akıbeti hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu ve yatırımcıyı uyardı.
İşte Memiş'in konuşmasından satırbaşları... "Son bir ayda gram altında yaklaşık 1.170 liralık, ons altında ise 620 dolarlık yükseliş gördük. Peki altın neden yükseliyor?
Birinci neden, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler. İkinci olarak doların uluslararası piyasalarda zayıf seyretmesi ve tahvil faizlerinin gerilemesi öne çıkıyor. ABD Hazinesi tahvil alımlarına başladı. Şimdi sıra Fed’de. Fed’in yeniden tahvil alımlarına başlayıp başlamayacağı küresel piyasalar açısından önemli olacak.
Bu gelişmeler altının yeniden güvenli liman özelliğiyle öne çıkmasına ve yükseliş trendinin başlamasına neden oldu.
Ancak bu yükselişler beklediğimiz yükselişler mi? Değil.
Yılın ikinci yarısıyla ilgili beklentimiz, Amerika ve İran arasında bir anlaşma veya ateşkes haberinin gelmesi ve ağustos ayında 8.000 lira seviyelerinin görülmesiydi. Anlaşma geldi, ateşkes oldu ancak Amerika tekrar saldırdı ve savaş yeniden başladı. Dolayısıyla altın fiyatlarında da gecikmeli bir yükseliş yaşandı.
Serbest piyasalarda gram altın 7.114 lira seviyesindeyken ekranlarda 7.143 lira seviyesinde. Önceden serbest piyasa ekran fiyatlarından daha pahalıydı, şimdi ise serbest piyasalarda daha ucuz.
Bunun önemli bir nedeni var. Şubat ayında 1 kilogram külçe altının 12.500 dolar ekstra işçilik maliyeti vardı. Yurt dışından Türkiye’ye gelen bir vatandaş, 1 kilogram fiziki altın almak için 12.500 dolar daha fazla ödüyordu.
Şimdi ise bu işçilik tamamen kalktı ve yaklaşık 950 dolar eksiye geriledi. Yani yurt dışından gelen vatandaş şubat ayında 12.500 dolar fazla ödeme yaparken bugün yaklaşık 950 dolar daha düşük fiyata fiziki altın alabiliyor.
Bu çok önemli bir gelişme. Bu nedenle şu anda serbest piyasalarda fiziki altın daha ucuz.
Altındaki yükselişin diğer nedenleri arasında tahvil alımları, jeopolitik gelişmeler, Amerika’da açıklanan ekonomik verilerin olumsuz gelmesi ve dünyada dolardan uzaklaşma eğilimi bulunuyor.
Trump da doların değer kaybetmesi konusunda bunun farkında. Güçlü bir doların Amerika’nın işine gelmediğini görüyoruz. Doları pahalı tuttuğunuz zaman ürünlerinizi kimseye satamazsınız. Dolayısıyla dolar endeksinin yavaşlaması gerekiyor.
Dolar endeksi şu anda 98,75 seviyesinde.
Dünyada doların rezerv para niteliği daha önce yüzde 80 civarındaydı, bugün yüzde 57 seviyelerine kadar geriledi. Bu önemli bir değişim.
Beş aydır Amerikan tahvil faizlerindeki yükselişi konuşuyoruz. Ancak asıl problem şu: Tahvil faizleri yükseliyor ama talep yok.
Talep olmayınca Amerika Hazine Bakanlığı devreye girdi ve tahvil alımlarına başladı. İlk etapta 2 ila 4 milyar dolar arasında alımdan söz edildi, ardından 4 milyar doların da üzerinde olabileceği açıklandı.
Eskiden savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden artıracağını ve bunun altın üzerinde baskı oluşturacağını konuşuyorduk. Ancak bugün petrol 92-93 dolar seviyelerinde olmasına rağmen altındaki yükselişi konuşuyoruz.
Çünkü altın ve petrol arasındaki korelasyon değişti. Artık altınla petrolü yan yana koymayacağız. Dolarla altını yan yana koyacağız. Burada bir yol ayrımı var.
2025 yılında altın ve Bitcoin’i yan yana koyuyorduk. Şimdi petrol bu oyundan kenara çekildi. Petrol kendi dinamikleriyle hareket ediyor. Ben petrol fiyatlarında yükselişlerin kalıcı olacağını düşünmüyorum, tekrar bir gerileme bekliyorum.
Dolayısıyla altın-petrol ilişkisi yerini yeniden altın-dolar ilişkisine bıraktı.
Uluslararası piyasalardaki merkez bankaları, şirketler ve yatırımcılar artık gerçeği daha net görmeye başladı.
Dünya ekonomileri çıkmaza girdi. Başta Amerika olmak üzere birçok ülke bu süreçten olumsuz etkilendi. Altın ise “altındır, güvenli limandır” anlayışıyla öne çıktı.
Ancak önemli bir uyarı yapmak istiyorum: Sakın panik yapıp gaza gelerek bütün evinizi, arabanızı satıp altın almayın. Orada kendinizi frenleyin.
Yıl sonuna kadar bu manipülasyon piyasası devam edecek. Sert dalgalanmalar sürecek. Bugün hızlı yükselişleri konuşuyoruz, haftaya düşüşleri ve kâr satışlarını konuşabiliriz.
Ancak hikâyenin devamına baktığımızda ana trendin yine yukarı yönlü olacağını düşünüyorum. Fakat bu yükselişler zamana yayılacak.
Daha önce de altın ve gümüşe bel bağlayarak hayaller kurulmaması gerektiğini söyledim.
Ocak ayında ons altında 5.600 doları, gram altında ise 8.157 lirayı gördük. Ardından savaşla birlikte balon patladı ve aylarca sert dalgalanmaların yaşandığı bir piyasa oluştu.
Doların pahalı ve güçlü olmasını Trump da Fed de istemiyor. Dolayısıyla doları ucuzlatmak gibi bir düşünce var. Bunun gerçekleşme ihtimali kuvvetli.
Dolar endeksinde 96, 94, hatta 92 seviyelerine kadar bir gerileme bekliyorum. Bu da en çok Euro’ya fayda sağlıyor.
Dünyadaki merkez bankaları önünü net şekilde göremiyor. Bir ay toplantı yapıyorlar, bir karar alıyorlar; ancak bir sonraki toplantıya kadar Trump’ın hamleleri bütün oyunu değiştirebiliyor.
Dolayısıyla merkez bankaları uzun vadeli açıklamalar yapmak yerine şartlara göre hareket ediyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eli ise şu anda daha kuvvetli. Yaklaşık 183 milyar dolar civarında rezerv artışı var. Satılan altınlar temmuz ayında yerine konuldu. Bunun yanında döviz rezervlerinde de ciddi bir artış bulunuyor.
Merkez Bankası’nın eli şu anda daha rahat.
Trump bölgede yeni bir savaş çıkarmaz, ateşkes ve anlaşma haberleri gelir, İsrail’in bölgesel savaş politikası sona erer ve petrol fiyatları yeniden gerilerse Merkez Bankası hızlı şekilde faiz indirimine başlayabilir.
Ben bunun çok uzun bir zaman alacağını düşünmüyorum. Birkaç ay içinde faiz indirimlerinin başlaması mümkün.
Bu durumda piyasa rahat bir nefes alır. 2027’nin ilk çeyreğine geldiğimizde daralan ve sancılı sürecin geride kaldığını görebiliriz.
Ben kısa vadeli oyuncu değilim. Yatırımcılara yıllık öngörülerimi söylüyorum.
Birikimlerinizi çeşitlendirin ve uzun vadeli bir strateji belirleyin.
Ons altında 3.880-5.880 dolar aralığında bir hareket bekliyordum. Ocak ayında 5.600 doları gördük, geçen ay 3.950 dolar seviyesine geriledik ve bu beklenti karşılandı.
Gram altında 8.157 lira seviyesinin görülmesi ise bir ay içerisinde yaklaşık 2.000 liralık yükseliş anlamına geliyordu. Bu köpük, balon fiyatlamaydı.
Normal şartlarda ağustos ayında 8.000 lira seviyesini görme ihtimalimiz vardı. Amerika tekrar saldırmasaydı ve ateşkes ihlal edilmeseydi bu seviyeler görülebilirdi.
Benim kişisel teknik öngörüm, gecikmeli de olsa 8.000 lira seviyesinin üzerinde rakamların görülmesi yönünde. Hatta daha yukarı seviyeleri de beklemeye devam ediyorum.
Bu bir yatırım tavsiyesi değil. Kendi tahminimi ve kişisel öngörümü paylaşıyorum.
Altının şu anda değerinin altında kaldığını düşünüyorum. Bunu ekonomik verilere, merkez bankalarının açıklamalarına, merkez bankalarının fiziki altın taleplerine ve gelecekteki planlarına bakarak değerlendiriyorum.
Kısa vadede altında sert dalgalanmalar olacak. Bunu mutlaka unutmayın. Ancak yıl sonuna kadar 8.000 lira ve üzerindeki rakamların görülmesini bekliyorum.
Ben her zaman aynı şeyi söylüyorum:
“Yarın bir çuval altın kazanacaksın” deseler bile her şeye inanmayın.
Artık kontrol sisteme geçti. Dünyadaki sistem farklı işleyecek.
Bundan sonra mutlaka birikimlerinizi çeşitlendirin. Paranın tamamıyla altın almak, gümüş almak, döviz almak veya borsaya girmek kesinlikle doğru değil. Artık devir değişti. Piyasaları sistem belirleyecek.
Yatırımcılar da sistemin verdiği kadar kazanacak. Bundan sonraki süreç teknik ve mantıktan ziyade sistemin nasıl çalıştığıyla şekillenecek.