Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

9 günlük kurban bayramına sayılı günler kaldı. Yaklaşan yaz tatili planlarıyla bayramın da birleşmesiyle sezona hızlı bir giriş yapıldı. Vatandaşlar da bu 9 günlük tatili değerlendirmek için günler öncesinden otel rezervasyonlarını tamamladı. tgrthaber.com editörü Özge Sönmez'e konuşan TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, Kurban Bayramı öncesi tatilcilere kritik uyarılarda bulundu. Güllü yaptığı açıklamada bayram tatilinin "zehir olması" durumunda tüketicilerin sadece para iadesi değil tazminat davası hakkı olduğunu da bildirdi.

Vatandaşların aldığı hizmetten memnun olmaması durumunda neler yapabileceğini anlatan Güllü “Her şey dahil” bir paket turun reklam edilen şartları taşımaması, otelin kapalı çıkması, hijyen koşullarının ciddi şekilde yetersiz olması veya tüketicinin tatilden fiilen yararlanamaması durumunda; tüketici yalnızca ücret iadesi değil, şartları varsa manevi tazminat da talep edebilir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği kapsamında konunun değerlendirilmesi gerekir. Buna göre; Bir paket turda tüketici; otelin kapalı olması, rezervasyonun bulunmaması, vaat edilen hizmetlerin verilmemesi, hijyen eksikliği, yıldız standardının gerçeği yansıtmaması, denize sıfır denilen tesisin farklı çıkması, havuz/spa/restoran gibi ana hizmetlerin kapalı olması, ulaşım veya konaklama organizasyonunun istenildiği gibi olmaması gibi durumlar “ayıplı hizmet” olarak değerlendirilir. " ifadelerini kullandı.
Tüketicinin ayıplı hizmet karşısında ne gibi hakları olduğunu sıralayan Güllü, "Ayıplı hizmet durumunda tüketicinin satıcıya yönelik olarak; Bedel indirimi, Ücret iadesi, Alternatif konaklama, Maddi tazminat, Şartları oluşmuşsa manevi tazminat talebi hakları bulunmaktadır." dedi.

Hangi durumlarda hak talep edilebileceğine değinen uzman isim, "Özellikle bayram tatili gibi yılın en önemli dinlenme dönemlerinden birinin boşa gitmesi, mahkemeler tarafından sıradan bir hizmet kusuru olarak değil, “tatil amacının tamamen ortadan kalkması” şeklinde değerlendirilebilmektedir. Burada önemli olan husus; “Yaşanan aksaklık, sadece küçük bir memnuniyetsizlik mi; yoksa tatilin amacını tamamen ortadan kaldıran ağır bir mağduriyet mi?” olduğudur" ifadelerini kullandı.

Tazminat davası açabilmek için şartları sıralayan Güllü şu ifadeleri kullandı:
Tatilin amacını tamamen ortadan kaldıran örneği; Otele gidildiğinde tesisin kapalı olması, Hijyen nedeniyle sağlık riski oluşması, Çocuklu ailelerin mağdur edilmesi, Balayı veya özel organizasyonun yapılamaması, tatil boyunca sürekli sorunlarla karşılaşılması, tüketicinin başka otel aramak zorunda kalması gibi durumlar manevi tazminatı gerektirecek etkenlerdir.

Yargıtay kararlarında, paket tur sözleşmelerinde tüketicinin yalnızca ekonomik değil, “dinlenme ve keyif beklentisinin” de korunduğu kabul edilmektedir.
Özellikle “balayının mahvolması”, rezervasyonun bulunmaması veya turun gerçekleştirilememesi gibi olaylarda manevi zarar taleplerinin hukuken mümkün olduğu görülmektedir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin paket tur uyuşmazlığında verdiği kararda da, turun ciddi şekilde aksaması nedeniyle maddi zarar yanında manevi tazminat taleplerinin değerlendirildiği görülmektedir.
Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri “Tatil, yalnızca konaklama satın almak değildir; huzur, dinlenme ve keyif beklentisi de sözleşmenin özündedir” yaklaşımı ile kararlar vermektedir. Bu nedenle “tatil keyfinin kaçması” bazı durumlarda gerçek bir manevi zarar olarak kabul edilmektedir.

Davanın kazanılma şansının hangi kriterlere bağlı olduğunu belirten Güllü "Hukuk delile bakar. Tüketicinin tüm süreçte iddialarını belgelemesi ve yaşadığı sıkıntıları satıcıya iletmesi çok önemlidir.
Otelin kapalı olduğunu gösteren görüntüler, Fotoğraf ve videolar, Hijyen eksikliği kayıtları, WhatsApp/e-posta yazışmaları, Reklam ve katalog içerikleri, Rezervasyon belgeleri, Tanık anlatımları, Sağlık raporları, Tur şirketine yapılan şikayetler, CİMER/TÜRSAB başvuruları, aynı dönemde mağdur olan diğer tüketicilerin yaşadıkları mahkeme tarafından delil olarak değerlendirilebilir.
Mahkeme yaşanan mağduriyetin ağırlığı, tatilin tamamen boşa gidip gitmediği, tüketicinin kusuru, şirketin davranışı, çözüm üretip üretmediği, mağduriyetin süresi, olayın psikolojik etkisi gibi kriterleri değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilir." dedi.