Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir’e giden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yastık altı altın ve dövizlerle ilgili açıklamalarda bulundu.
7 Ağustos itibariyle Merkez Bankası rezervinin 178,4 milyar dolar sayesinde olduğunu aktaran Yılmaz, ancak vatandaşın yastık altında tuttuğu dolar ve altın miktarının bu rezervden büyük olduğunu belirtti.

Yılmaz şu ifadeleri kullandı:
"Bundan da daha büyük bir rezerv milletimizde var; onu maalesef bilançolara yansıtamıyoruz. Vatandaşın yastık altında tuttuğu dolarlar, altınlar Keşke bunlar daha fazla sisteme girse, o zaman Türkiye'nin risk primi de çok daha aşağılara inecektir. Bizim bir resmi rezervimiz var, bir de milletimizin rezervi var. Bu rezerv çok daha büyük aslında ama bunu maalesef önemli oranda yansıtamıyoruz. Bundan dolayı da farklı algılar oluşabiliyor küresel düzeyde. İnşallah bunlar da daha fazla sisteme girerek ülkemizin risk primini düşürücü etki yaparlar, üretken bir şekilde kullanılırlar"

Bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Geçen yıl bu depremle ilgili harcamalara rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 2.9 olarak gerçekleşti. Avrupa Birliği'nde yüzde 3 var biliyorsunuz, Maastricht kriteri. Birçok Avrupa ülkesi şu anda buna uymuyor, bunu gerçekleştiremiyor ama Türkiye Cumhuriyeti bunu başardı. Geçen yıl itibarıyla yüzde 3'ün altında bir bütçe açığıyla kapatmış olduk. Bazen siyasette tartışmalar oluyor. Nominal rakamlar üzerinden birtakım değerlendirmeler yapılıyor ama ekonomide asıl olan oransal değerlendirmelerdir. Nominal rakamlar elbette büyüyor ama milli geliriniz ne, milli gelire oranla neredesiniz, buna bakmak lazım. Yüzde 3'ün altında şu anda, geçen yıl itibarıyla bütçe açığımız var. Cari açığımız geçen yıl yüzde 2'nin altında geldi, 1.9. Bu da birkaç sene önce yüzde 5'ler, 6'lar civarındaydı. Dolayısıyla ciddi anlamda cari açığımızın da geriye geldiğini, çok daha yönetilebilir seviyeye geldiğini söyleyebilirim. Son dönemki savaş ve bunun enerji maliyetleri üzerindeki etkisi bu sene bir miktar cari açığımızı arttıracak, ama yine yönetilebilir bir seviyede kalacağına inanıyoruz. Büyümemiz devam ediyor. Geçen yıl yüzde 3.6 büyüdük. Bu büyümeyi, geçen yılki 3.6'lık büyümeyi tarımda uzun zamandır yaşadığımız en kötü yıl olduğu halde başardık. Hem don hem kuraklık oldu geçen sene. Dolayısıyla tarım sektörümüzde ciddi bir küçülme oldu. Bu sene çok şükür bereketli bir sene. Bu sene tam aksine tarım büyümemize inşallah güç katacak ama geçen sene büyümemizi olumsuz etkiledi. Buna rağmen yüzde 3.6 büyümüş olduk, hizmetlerle, sanayiyle büyümemizi gerçekleştirdik" dedi.