Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

CHP’de mutlak butlan kararının etkileri siyasette derinleşerek devam ediyor. Kılıçdaroğlu ve Özel tarafları arasındaki çekişme hız kesmezken vatandaşlar bu durumun ekonomiye olan etkilerini merak ediyor. Gayrimenkul uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, Tgrthaber.com Editörü Şenay Yurtalan’a yaptığı açıklamada piyasalardaki genel durumu değerlendirdi. Hiçdurmaz açıklamasında 2026’nın ikinci yarısından itibaren ekonomi ve piyasalarda daha olumlu bir dönemin başlayabileceğine işaret etti. İşte ayrıntılar…

Gayrimenkul uzmanı Selçuk Hiçdurmaz açıklamasında son günlerde CHP’deki “mutlak butlan” tartışmalarının gündeme gelmesiyle birlikte piyasalarda kısa süreli bir dalgalanma yaşansa da beklenen ölçüde büyük bir ekonomik sarsıntı oluşmadığına dikkat çekti.
“Bunun en önemli nedeni devletin ekonomi yönetimi başta olmak üzere tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmesi ve gerekli refleksleri zamanında göstermesidir.” diyen Hiçdurmaz, “Yaşanan gelişmeler, esasen bir siyasi partinin kendi iç dinamikleri ve iç hesaplaşması çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle söz konusu sürecin Türkiye ekonomisi üzerinde kalıcı ve yıkıcı bir etki oluşturduğu söylenemez. Ülkeyi yöneten mevcut hükümet ve ekonomi yönetimi görev başındadır; piyasalarda da bu doğrultuda kontrollü bir görünüm hakimdir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bazı çevrelerin oluşan siyasi atmosfer üzerinden yabancı yatırımcı algısının olumsuz etkilenmeye çalıştığının altını çizen uzman isim piyasalardaki temel belirleyici unsurun hâlâ para politikası ve enflasyon görünümü olduğunun altını çizdi.
Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasının yaşanan süreçte önemini koruduğuna dikkat çeken Hiçdurmaz, “Son gelişmeler faiz indirim sürecini tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, bir miktar geciktirebilir. Nitekim piyasaların ana beklentisi; enflasyonun kalıcı şekilde düşmesi ve buna paralel olarak faiz indirimlerinin başlaması yönünde şekilleniyor.” şeklinde konuştu.

Gayrimenkul uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, konut piyasasında ise dikkat çekici bir tablo oluşmuş durumda olduğunu belirtti. “Nominal fiyat artışları devam etse de artış hızının enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle reel anlamda bir fiyat gerilemesi yaşanıyor.” İfadelerini kullanan uzman isim “Bu durum, özellikle uzun vadeli düşünen yatırımcılar açısından önemli fırsatlar doğuruyor.
Özellikle kira çarpanlarında yaşanan düşüş dikkat çekici. Bir dönem 300 ay seviyelerine çıkan kira çarpanlarının bugün 200 ay ve altına gerilemesi, gayrimenkul tarafında yeniden cazip bir denge oluştuğunu gösteriyor. Yüksek kira artışları da yatırımcıyı yeniden konut ve arsa gibi reel varlıklara yönlendiriyor.” dedi.

İleriki günlerde piyasalardaki beklentilere dair öngörülerini aktaran Hiçdurmaz, “Önümüzdeki süreçte en kritik başlıklar; enflasyondaki düşüşün hız kazanması, faiz indirimlerinin başlaması ve küresel risklerin azalması olacak. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimin azalması ve petrol fiyatlarının geri çekilmesi, Merkez Bankası’nın elini rahatlatabilir. Böyle bir senaryoda 2026’nın ikinci yarısından itibaren ekonomi ve piyasalarda daha olumlu bir dönemin başlaması beklenebilir.
Altın piyasasında yaşanan hareketlilik de dikkatle izleniyor. Uzun süredir yatırımcısına yüksek kazanç sağlayan altına olan ilginin zamanla azalabileceğine dair işaretler güçleniyor. Merkez Bankası anketlerinde “altın alırım” diyenlerin oranı gerilerken, “arsa ve konut almayı düşünüyorum” diyenlerin oranında artış görülüyor.
Bu tablo, yatırım tercihlerinde yeni bir dönüşümün habercisi olabilir. Altından elde edilen kârın bir bölümünün önümüzdeki dönemde gayrimenkule yönelmesi, özellikle konut ve arsa piyasasında yeni bir hareketliliğin önünü açabilir. Türkiye’de yatırımcının güvenli liman arayışı devam ederken, gayrimenkulün yeniden güçlü bir alternatif olarak öne çıktığı görülüyor.” ifadelerini kullandı.