Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Altın fiyatlarındaki tırmanış, piyasalar için artık bir sürpriz değil. Bunu dile getiren isim ise sektörün en kritik kurumlarından biri olan Dünya Altın Konseyi’nin CEO’su David Tait.

Tait, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de News18 Network tarafından düzenlenen Rising Bharat Summit 2026’da konuştu. Mesajı oldukça netti: Bu yükseliş gelip geçici bir rüzgâr değil. Daha derin, daha yapısal bir dönüşüm yaşanıyor.
Rakamlar da bu görüşü destekliyor. Ons altın, 2025 yılı boyunca dolar bazında yaklaşık yüzde 65 değer kazandı. Bu performans, 1979’dan bu yana görülen en güçlü yıllık yükseliş olarak kayıtlara geçti. 2026’ya girerken hız kesilmedi. Şubat sonu itibarıyla fiyatlar yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 20 artmış durumda. Yani ivme hâlâ yukarı yönlü. Tait’e göre bu tabloyu kısa vadeli spekülasyonlarla açıklamak eksik kalır. Asıl mesele, dünya ekonomisinde derinleşen belirsizlik. İşte bu belirsizlik, altına olan ilgiyi kalıcı şekilde besliyor.

David Tait, fiyatları yukarı taşıyan başlıkları tek tek sıraladı. Her biri küresel dengelere dair önemli ipuçları veriyor.
Dünya daha gergin bir dönemden geçiyor. Savaş ihtimalleri, bölgesel çatışmalar, diplomatik krizler… Böyle zamanlarda yatırımcı riskten uzaklaşır. Güvenli liman arayışı başlar. O limanlardan biri de, çoğu zaman ilk akla geleni, altın olur.
Mevcut faiz ortamı ve doların seyri, klasik ekonomik ilişkiler çerçevesinde altın için destekleyici bir zemin oluşturuyor. Yani geleneksel denklemler bile şu aşamada altın lehine işliyor. Bu da yükselişi teknik olarak da güçlendiriyor.
Son üç yılda özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları yıllık yaklaşık 1000 ton altın alımı yaptı. Rezervler çeşitlendiriliyor. Bu alımlar, piyasada sürekli ve güçlü bir talep zemini yaratıyor. Yani talep yalnızca bireysel yatırımcıdan gelmiyor.
Çin’de 5 trilyon dolarlık sigorta sektörüne ilk kez altın yatırımı izni verildi. Bu, açıkçası, piyasada devasa bir yeni talep potansiyeli anlamına geliyor. Böylesi bir büyüklüğün sisteme dahil olması fiyatlar üzerinde doğal olarak yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Hindistan’da altın tabanlı ETF’ler hızla yayılıyor. Genç yatırımcılar için altına erişim artık çok daha kolay. Fiziki altın yerine finansal araçlar tercih ediliyor. Bu dönüşüm, talebi hem artırıyor hem de piyasayı daha dinamik hale getiriyor.
Japonya’da yaşlı nüfustan genç kuşağa ciddi bir servet transferi yaşanıyor. Yeni yatırımcı kitlesi, enflasyon ve para birimi değer kaybı endişesiyle hareket ediyor. Yön ise çoğunlukla altına çevriliyor.
Tait’e göre en güçlü itici unsur artan ulusal borçlar. Özellikle ABD başta olmak üzere borçların sürdürülebilirliği konusunda ciddi kaygılar var. Bu tablo yatırımcıyı güvenli varlıklara yönlendiriyor. Altın da burada öne çıkıyor, hatta biraz ayrışıyor.
David Tait, mevcut küresel şartlarda altın fiyatlarının yükseliş eğilimini koruyacağını düşünüyor. Ona göre anlamlı bir geri çekilme için sıra dışı bir tablo gerekiyor. ABD’nin çok düşük enflasyon ortamında yüzde 6–7 gibi olağanüstü yüksek bir büyüme yakalaması ve borç yükünü ciddi biçimde azaltması… Ancak böyle bir senaryo fiyatları aşağı çekebilir.
