Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Dünya ekonomisi; yüksek kamu borçları, küresel enflasyon ve merkez bankalarının para politikalarındaki belirsizliklerle çalkalanıyor. Peki yatırımcı için altın hala güvenli liman mı? Ekonomist Erdal Yeniçeri, 2026 yılına dair altın projeksiyonunu Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a anlattı.

Yeniçeri, altının artık yalnızca kriz dönemlerinde başvurulan bir araç olmadığını vurgulayarak, 2026 yılında bu özelliğin daha da pekiştiğini ifade etti. Yatırımcıların kısa vadeli al-sat işlemlerinden kaçınması gerektiğini belirten Erdal Yeniçeri, 2026 sonuna kadar izlenmesi gereken yöntemi paylaştı. İşte detaylar...
Küresel ekonomik konjonktürü ve jeopolitik kırılmaları dikkate aldığımızda, yatırımcıların altına olan “güvenli liman” algısı hâlâ geçerli mi?
Erdal Yeniçeri: Kesinlikle geçerliliğini koruyor. Hatta bana göre 2026 yılında altının “güvenli liman” özelliği önceki yıllara göre daha da güçlenmiş durumda. Çünkü yatırımcı artık yalnızca savaş riskini değil; yüksek kamu borçlarını, küresel enflasyonu, para politikalarındaki belirsizlikleri ve finansal sistemde oluşabilecek kırılganlıkları da fiyatlıyor.
Bugün dünya ekonomisine baktığımızda jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını görüyoruz. Küresel ticarette yaşanan belirsizlikler, enerji arzına ilişkin endişeler ve büyük ekonomiler arasındaki stratejik rekabet yatırımcıların risk algısını yüksek tutuyor. Böyle dönemlerde yatırımcıların ilk yöneldiği varlık yine altın oluyor.

Bir diğer önemli unsur ise merkez bankalarının davranışıdır. Son yıllarda merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarını artırmaya devam ediyor. Bu durum bireysel yatırımcının ötesinde, devletlerin de altını stratejik bir rezerv varlığı olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Merkez bankalarının devam eden talebi, altın fiyatlarına yapısal destek sağlamayı sürdürüyor. Dolayısıyla bana göre altın artık yalnızca kriz dönemlerinde alınan geçici bir yatırım aracı değil; portföylerin vazgeçilmez sigorta enstrümanı haline gelmiştir.

2026 yılı genelinde altın fiyatlarını baskılayan veya yukarı iten en güçlü makroekonomik değişken sizce hangisi?
Erdal Yeniçeri: 2026 yılında altın fiyatlarını belirleyen en önemli değişkenin ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası ve buna bağlı olarak reel faizlerin seyri olduğunu düşünüyorum.
Altın faiz getirisi üretmeyen bir yatırım aracıdır. Bu nedenle reel faizlerin yükseldiği dönemlerde yatırımcı tahvil gibi faiz getirisi sunan enstrümanlara yönelir. Bu reel faizlerin gerilemesi de altına olan ilgiyi artırmaktadır.
Ancak tek başına faiz yeterli değildir. Dolar endeksinin yönü, merkez bankalarının altın alımları ve jeopolitik gelişmeler de piyasanın altını fiyatlamasında oldukça belirleyici olacaktır.

Bana göre 2026 yılında altını destekleyen üç temel unsur bulunuyor:
* Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi kapsamında devam eden altın alımları,
* Küresel belirsizliklerin tam anlamıyla sona ermemesi,
* Faiz indirim beklentilerinin yeniden güç kazanması halinde reel faizlerin gerileme ihtimali.
Buna karşılık altın üzerindeki en büyük baskı ise beklenenden daha sıkı para politikaları ve güçlü dolar olacaktır. Nitekim son dönemde piyasalarda Fed beklentilerindeki değişimler altın fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalara neden oluyor.

Teknik açıdan bakıldığında, yatırımcılar için 2026 sonuna kadar gerçekçi bir “zirve” beklentiniz nedir?
Erdal Yeniçeri: Ben teknik görünümü temel verilerle birlikte değerlendirmeyi tercih ediyorum. Çünkü altın yalnızca grafiklerle hareket eden bir piyasa değildir; jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının kararları teknik seviyelerin çok hızlı aşılmasına neden olabilmektedir. Mevcut görünümde orta vadeli yükseliş trendinin korunduğunu düşünüyorum.
Yılın geri kalanında zaman zaman yüzde 5-10 arasında düzeltmeler yaşanması son derece normal olacaktır. Ancak bu geri çekilmeleri ana trendi bozacak hareketler olarak değil, sağlıklı düzeltmeler olarak değerlendiriyorum.

2026 sonuna kadar ons altında yeni tarihi zirvelerin test edilmesi ihtimalini yüksek görüyorum. Uluslararası kurumların beklentileri farklılık gösterse de, birçok projeksiyonda merkez bankası alımlarının sürmesi halinde yukarı yönlü potansiyelin korunduğu ifade ediliyor.
Gram altın tarafında ise yalnızca ons fiyatı değil, dolar/TL’nin seyri de belirleyici olacaktır. Bu nedenle ons altında sınırlı yükseliş olsa bile kur etkisiyle gram altın daha güçlü performans gösterebilir.
| Konu | Beklenti | Gerekçe |
|---|---|---|
| Altın Yükseliş Trendi | Orta vadeli yükseliş trendinin korunması | Temel veriler ve jeopolitik gelişmelerin teknik seviyeleri etkileyebileceği göz önünde bulundurulduğunda, orta vadeli yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor. |
| Düzeltmeler | Yüzde 5-10 arası düzeltmeler | Yılın geri kalanında zaman zaman yaşanacak olan %5-10 arası düzeltmelerin ana trendi bozmayacak, sağlıklı geri çekilmeler olacağı öngörülüyor. |
| Ons Altın Zirvesi (2026 Sonu) | Yeni tarihi zirvelerin test edilmesi ihtimali yüksek | Merkez bankası alımlarının devam etmesi halinde, uluslararası kurumların projeksiyonları doğrultusunda yukarı yönlü potansiyelin korunduğu ve yeni zirvelerin test edilebileceği düşünülüyor. |
| Gram Altın Performansı | Ons altından daha güçlü performans potansiyeli | Dolar/TL kurunun seyri, gram altının performansında ons fiyatı kadar belirleyici olacaktır. Sınırlı ons altı yükselişinde bile kur etkisiyle gram altının daha güçlü performans göstermesi bekleniyor. |
Mevcut fiyat seviyelerinde yatırımcı nasıl hareket etmeli?
Erdal Yeniçeri: Ben yatırımcıların altına kısa vadeli al-sat gözüyle değil, uzun vadeli servet koruma aracı olarak yaklaşmaları gerektiğini düşünüyorum.
Tarihsel olarak baktığımızda altın kısa vadede sert dalgalanmalar yaşayabilse de uzun vadede enflasyona karşı yatırımcısını koruyan en önemli varlıklardan biri olmuştur.
Bu nedenle mevcut seviyelerde yatırımcıların tek seferde yüksek tutarlı alım yapmak yerine kademeli alım stratejisi uygulamalarını daha sağlıklı buluyorum. Böylece olası geri çekilmeler yatırımcı açısından maliyet avantajına dönüşebilir.

Özellikle portföy yönetiminde çeşitlendirme oldukça önemlidir. Portföyün tamamını tek bir yatırım aracına yönlendirmek yerine altının belirli bir ağırlıkla portföy içerisinde yer alması risk yönetimi açısından daha doğru olacaktır.
Ben mevcut küresel tablo değişmediği sürece altının orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelini koruduğunu düşünüyorum. Kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade merkez bankalarının politikaları, jeopolitik gelişmeler ve küresel likidite koşulları yakından takip edilmelidir. Bu nedenle geri çekilmeleri panik nedeni olarak değil, uzun vadeli yatırımcı açısından fırsat olarak değerlendirmek gerektiği kanaatindeyim.
| Konu | Mevcut Fiyat Seviyelerinde Yatırımcı Davranışı Önerileri |
|---|---|
| Altın Yaklaşımı | Kısa vadeli al-sat yerine, uzun vadeli servet koruma aracı olarak değerlendirilmeli. |
| Tarihsel Performans | Kısa vadede dalgalanmalar yaşasa da uzun vadede enflasyona karşı koruyucu. |
| Alım Stratejisi | Tek seferde yüksek tutarlı alım yerine kademeli alım stratejisi. Olası geri çekilmeler maliyet avantajı sağlayabilir. |
| Portföy Yönetimi | Portföyün tamamı tek bir araca yönlendirilmeli, altın belirli bir ağırlıkla yer almalı (risk yönetimi açısından). |
| Orta ve Uzun Vade Potansiyeli | Mevcut küresel tablo değişmediği sürece yükseliş potansiyeli korunuyor. |
| Takip Edilmesi Gerekenler | Merkez bankaları politikaları, jeopolitik gelişmeler ve küresel likidite koşulları (kısa vadeli fiyat hareketleri yerine). |
| Geri Çekilmelere Yaklaşım | Panik nedeni değil, uzun vadeli yatırımcı için fırsat olarak görülmeli. |