Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde alınan savunma ve güvenlik kararları ile Orta Doğu'da yeniden tırmanan ABD-İran gerilimi, küresel piyasalarda belirsizliği artırarak yeni bir risk dalgasını tetikledi. Jeopolitik risklerin yükselmesiyle yatırımcılar yeniden güvenli limanlara yönelirken, altın fiyatlarında hareketlilik hız kazandı, petrol piyasasında ise yeni bir yükseliş ihtimali gündeme geldi.
Gözler şimdi gram altın, ons altın, dolar, euro ve brent petroldeki olası hareketlerin yanı sıra FED gibi merkez bankalarının faiz politikalarına çevrildi.
Peki, NATO Zirvesi'nde alınan kararlar ve Orta Doğu'daki gerilim piyasaları nereye taşıyacak? Altında yeni rekorlar gelir mi? Kritik seviye ne? Petrol fiyatları daha da yükselecek mi? Döviz kurlarında nasıl bir tablo oluşacak? Ekonomist Necmettin Batırel, küresel piyasalarda merak edilen tüm senaryoları Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e değerlendirdi. İşte altın, döviz kurları ve brent petrolde son durum...

Müzakere kararı sonrası ABD ile İran arasında yeniden tırmanışa geçen gerilimler küresel piyasaları nasıl etkiledi?
Necmettin Batırel: ABD silahlı kuvvetleri İran’ın Hürmüz Boğazından kendi belirlediği rotaya uymadığı gerekçesiyle 3 gemiye dron saldırısı düzenlemesine karşılık olarak 90 askeri hedefi vurdu. Saldırılarda hava savunma sistemleri, Hürmüz Boğazı'ndaki kıyı gözetleme kuleleri, füze ve insansız hava aracı depolama tesisleri, deniz kuvvetlerine ait güçler ile İran kıyı şeridindeki askeri lojistik alt yapısı hedef alındı. Tahran’da karşılık olarak Kuveyt, Katar ve Bahreyn’deki ABD üslerine saldırdı. Washington İran’ı Hürmüz üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak istiyor. İran ise savaş sırasında ülkesinde meydana gelen büyük yıkımın bedeli olarak boğazdan geçecek gemilerden ücret talep ediyor. Ortada büyük bir güç savaşı var. İran bu konuda geri adım atmazsa saldırılar derinlik kazanacak. Bu gelişmeler piyasaları olumsuz etkiledi. Borsalar satışa döndü. Brent petrol 70 dolardan 78 dolara yükseldi. Enflasyon endişelerine bağlı olarak faiz artış ihtimali gündeme gelince güvenli liman 10 yıllık ABD tahvillerinden kaçış hızlandı. Zira enflasyon yükseldiğinde sabit faizli 10 yıllıkların getireceği kazanç erir. Yatırımcı tahvilleri satarak diğer menkul kıymetlere yatırım yapar.

NATO Zirvesi sonrasında Türkiye-ABD savunma ilişkilerinde F-35, CAATSA yaptırımları ve KAAN motoru konusunda yeni bir döneme girildiğini söylemek mümkün mü?
Necmettin Batırel: Bu üç konuda da ilerleme sağlandı, ancak şu anda somut bir gelişme yok. Zira bu konulardaki en yetkili organ ABD Kongresi'dir. Başkan Trump’ın teklifi tabii ki önemli ve dikkate alınır, ancak kesin sonuca ulaşamaz.
CAATSA konusu: ABD Başkanı'nın NATO zirvesindeki en güçlü mesajı, Amerikan Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında 2020'den bu yana Türkiye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması konusunda oldu. Aslında CAATSA’yı uygulamaya sokan kararı 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminin son aylarında Trump vermişti. Buna gerekçe olarak da Türkiye'nin 2019'da kendisine Patriot füzelerinin verilmemesi üzerine Rusya’dan S-400'leri satın alması ve topraklarına konuşlandırması olmuştu. CAATSA, 2017'de ABD Kongresi tarafından kabul edilen bir federal yasa statüsünde olduğu için, Türkiye'ye dönük yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması için yasal bir değişiklik yapılması gerekiyor. Türkiye S-400’leri Rusya’ya geri verebilir, ya da bir üçüncü ülkeye satabilir. Ama bunun için Putin’in olur vermesi gerekiyor.

F-35 savaş uçakları problemi: Trump, F-35 savaş uçaklarının satışı konusunda "Daha tam karar vermedim" ifadelerini kullandı ancak kendisinin tavrının olumlu olduğu mesajını verdi. Washington Türkiye'yi F-35 programına yeniden dahil etme konusunu resmi olarak değerlendirmektedir ancak henüz kesinleşmiş nihai bir karar yok. Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, yaptıkları ortak açıklamalarda F-35 konusunda yumuşama sinyali verdi. Trump F-35 satışı için "Bu bizim vereceğimiz bir karar, neden yapmayalım?" ifadesini kullanmış, Türkiye’nin askeri gücünü öve öve bitirememişti. Ancak gider ayak bir konuda pek ümitvar konuşmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 konusunun yeni bir gündem olmadığını, geçmişte üretimi tamamlanan ve 8 yıldır ABD'de depolanan hangardaki 5 adet F-35A uçağı için Trump'tan söz alındığını söyledi. Türkiye 2019 yılında Rusya’da S-400 füzelerini aldıktan sonra ABD ile birlikte yürüttüğü F-35 programından çıkarıldı. Oysa o zaman kadar biz bu uçakların bazı parçalarını üretmek için tesis kurmuş, bunun için 1.4 milyar dolar harcamıştık. ABD bize bu parayı ısrarla istememize rağmen hala ödemedi. Trump’ın F-35 kararını değiştirmesinde büyük oranda İsrail’in katil başbakanı Netanyahu ile Yunanistan’ın kibirli başbakanı Miçotakis’in Türkiye’ye F-35’lerin verilmesinin Orta Doğu’daki güç dengesini bozacağını söyleyerek büyük itirazda bulunmaları etkili oldu. Trump’ın Kasım ayındaki ara seçimlerde Yahudi lobisinin desteğini kaybetmemek için böyle bir tavır içine girdiği belirtiliyor.

KAAN motoru: TUSAŞ tarafından 2022 yılında tamamen yerli ve milli imkanlarla üretimine başlanan 2024’de başarı ile ilk uçuşun gerçekleştiren 5. nesil çift motorlu süpersonik m-Milli Muharip Uçak KAAN, Türk savunma sanayisinin en büyük ve en gurur verici teknoloji projelerinden biridir. Uçakta ABD (General Elektric tarafından) üretilen F-110 motorlarının kullanılması gerekiyor. KAAN avcı uçağı, düşük radar izi (görünmezlik), dahili silah yuvaları, yüksek manevra kabiliyeti ve yapay zeka destekli aviyonik sistemler gibi 5. nesil savaş uçaklarına özgü kritik teknolojilere sahiptir. Trump yönetimi, 24 Haziran 2026 tarihinde motor satışı, teknik veriler ve entegrasyon hizmetlerini içeren paketi Kongre onayına sundu. Trump, Kongre'deki muhalefete ve Yunanistan lobisinin baskılarına rağmen Türkiye'ye yönelik bu askeri satışı ilerletme konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.
Aralarında Türkiye'nin de olduğu sekiz NATO müttefiki ve Ukrayna, müttefiklerin silahlanma sürecine katkı sunmak için yeni bir küresel savunma bankası kuracaklarını açıkladı. Türkiye, Kanada, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya ve Ukrayna 7 Temmuz'da yaptıkları ortak yazılı açıklama ile "Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası"nı (DSRB) kurma niyetlerini ilan etti. Dokuz ülkenin güçlerini birleştirerek kuracağı bankanın merkezi Kanada'da olacak. Faaliyete başlaması için ise 2027'ye işaret ediliyor.

ABD-İran gerilimiyle birlikte altın fiyatlarında dalgalanma arttı. Jeopolitik risklerin sürmesi halinde ons ve gram altında yeni rekorlar görülebilir mi? Hangi seviyeler kritik? Yatırımcılar için alım fırsatı ne zaman oluşabilir?
Necmettin Batırel: Orta Doğu’da yeniden alevlenen saldırılar brent petrolü 78 dolara çıkarınca ABD’de enflasyon riski yeniden gündeme geldi. Enerji fiyatlarındaki artışa bağlı olarak yüksek faiz ortamına dönüleceği ihtimali altını tabii ki olumsuz etkiledi. Ons 4100 dolar seviyesinde tutunmaya çalışıyor. Altını etkileyen en önemli gelişme 16 – 17 Haziran tarihleri arasındaki ABD Merkez Bankası FED'in toplantı tutanaklarının son bölümünde üyelerin tamamının faizlerin sabit tutulması görüşünde olduklarının anlaşılması oldu. Ons altında 4150 dolar ara direnç, aşılırsa 4200 dolar hedef olacak. 4050 dolar kırılırsa 3970 dolar desteği gündeme gelecek. Şu anda yön yukarıyı gösteriyor. Kapalıçarşı’da gram altın 6257 liradan satılıyor. Fiyat biliyorsunuz 8050 liradan buraya geldi. Bana göre mevcut seviye orta vadeli alım için çok uygun. Altında en kritik seviye 6 bin liranın kırılmasıdır. Altın fiyatlarının düğün mevsiminin başlayacağı dönemde düşük kalması yeni evlenenlere büyük müjde. Aralık ayında gram altının 5400 lira olacağını tahmin ediyorum.

Orta Doğu'da tansiyonun yükselmesi petrol fiyatlarını yeniden zirveye taşır mı? Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler Brent petrolü nasıl etkiler? Bunun Türkiye ekonomisi, enflasyon ve akaryakıt fiyatları üzerindeki olası etkileri neler olur?
Necmettin Batırel: Petrol fiyatlarının savaş başladıktan sonra ulaştığı 120 dolarlık seviyelerin yeniden yaşanacağını düşünmüyorum. Şu anda 78 dolardan işlem gören bizim kullandığımız Brent petrolde 80 dolar ana direnç oldu. Bu seviyenin aşılması için İran ve ABD arasındaki saldırıların şiddetlenmesi gerekiyor, -ki buna ihtimal vermiyorum- Zira yükselen petrol ABD ekonomisinde enflasyonu tehdit ediyor, faiz artışını gündemde tutuyor. Oysa Trump şiddetle faizlerin düşmesini istiyor. Hürmüz Boğazı'nda mutlaka yeni bir düzen kurulacak. ABD’nin en büyük bankalarından Goldman Sachs ve Citibank petrolün üçüncü çeyrekte ortalama 75 dolar olacağını açıkladı. Petroldeki gevşeme bizim Merkez Bankası'nın da 23 Temmuz’daki toplantısında alacağı kararı etkileyecek. Faizler yüzde 37’de sabit tutulsa dahi önümüzdeki dönem için gevşeme mesajı verilecek. İş dünyası ucuz kaynağa kavuşmak için dört gözle faizlerin düşürülmesi bekliyor.

Dolar ve euro cephesinde nasıl bir tablo bekliyorsunuz? Küresel gelişmeler döviz kurlarını nasıl etkileyebilir?
Necmettin Batırel: Euro/dolar paritesi 1.14 seviyesinde oturdu. Avrupa Merkez Bankası'nın eylül ayında faiz arttıracağı ihtimali euroyu güçlü tutuyor. Yurt içinde seviyeler ise şu anda kontrollü seyrediyor. Yerli yatırımcılar kurlardaki artışın enflasyonun gerisinde kalacağını gördüğü için döviz varlıklarını satıyor. Geçen hafta 3.2 milyar dolar sattılar. Buna karşılık Merkez Bankası'nın brüt rezervleri yurt dışından fon girişi ve yerli yatırımcıların satışlarıyla 1 haftada 10.5 milyar dolar arttı, 160 milyar dolara ulaştı. Şu anda dolar 46.87, euro 53.72 TL seviyesinden işlem görüyor. Yıl sonunda doların 51–52, euronun 62-64 lira olmasını bekliyorum.

Jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, başta ABD Merkez Bankası FED olmak üzere merkez bankalarının faiz politikalarını değiştirebilir mi?
Necmettin Batırel: Enerji fiyatlarındaki yükseliş kalıcı hale gelirse FED faiz arttırmak zorunda kalır. Ancak bu kararı alması zor. Zira ABD’de istihdam rakamları kötüleşti, işsizlik artıyor. Son açıklanan yüzde 4.3’lük işsizlik rakamının düşük çıkmasında iş taleplerini geri çekenlerin artması yol açtı. Tarım dışı istihdam haziran ayında 57 bine düştü. Buna yüksek faiz ortamı yol açtı. Trump enerji fiyatlarını düşüremezse ara seçimi kaybeder. Bunun bilincinde.

Bu süreçte yatırımcılar hangi varlıklara yöneliyor? Altın, dolar ve petrolün yanı sıra tahvil, hisse senedi ve kripto para piyasalarında nasıl bir görünüm var?
Necmettin Batırel: Küresel yatırımcıların adresi hisse senetleri. Bu konuda kazanca ulaşmak için beklentileri çok iyi takip etmek gerekiyor. Zira piyasalar beklentileri satın alır gerçekleşmeleri satar. İyi koku alan yüksek gelir elde eder. Kripto paralar enerji fiyatlarındaki artış dolayısıyla resmen çöktü. Bu piyasaya kesinlikle girilmesini tavsiye etmiyor. Şu anda en karlı yatırım alan fonlar. 1 yılda yüzde 1105 kazananlar var. Parasını bu fonlara yatıran ve sabırla 1 yıl bekleyenler mutlu sona ulaşıyor.