Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Birçok ilde art arda çıkan orman yangınları, afetlere karşı alınacak bireysel önlemleri yeniden gündeme getirdi. AFAD’dan jandarmaya devletin kurumları yangınlarla mücadele ederken, uzmanlar vatandaşların olası tehlikelere karşı konut sigortasını ihmal etmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Konut sigortaları, yangının yanı sıra sel, su baskını, fırtına, dolu, hırsızlık, dâhilî su hasarları ve DASK limitini aşan deprem zararlarını teminat altına alırken, muhtemel bir afette aile bütçesini koruyan en önemli finansal güvence olarak işlev görüyor. DASK ise yalnızca deprem ve depremin doğrudan sebep olduğu yangın, infilak, tsunami ve yer kayması gibi riskleri belirlenen teminat limitleri dâhilinde karşılıyor. Bu sebeple uzmanlar, DASK’ın tek başına yeterli olmadığını, kapsamlı bir konut sigortasıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’de yaklaşık 20,6 milyon sigortalanabilir konut bulunurken, bunların yalnızca yüzde 58’inde geçerli DASK poliçesi yer alıyor. İsteğe bağlı yaptırılan konut sigortasında ise tablo daha da dikkat çekici. Sektör tahminlerine göre yangın, sel, su baskını, hırsızlık ve eşya zararlarını kapsayan özel konut sigortasına sahip konutların oranı yalnızca yüzde 20 seviyesinde bulunuyor. Bu rakamlar, Türkiye’de sigorta bilincinin hâlâ istenen seviyeye ulaşamadığını gösterirken, yapılan araştırmalar son beş yılda 3 binden fazla konutun yangınlar sebebiyle kül olduğunu ortaya çıkardı.

İstanbul’da sigorta acenteliği yapan İbrahim Caymaz, “Vatandaşların büyük bölümü DASK yaptırınca evinin tamamen güvence altında olduğunu düşünüyor. Oysa DASK yalnızca deprem kaynaklı belirli yapısal hasarları karşılıyor. Yangın, sel, su baskını, hırsızlık, elektronik cihazlar, eşya zararları ve kira kaybı gibi riskler için mutlaka konut sigortası yaptırılması gerekiyor.” dedi.
Sigorta şirketlerinin fiyatlamalarına göre; 100-120 metrekare büyüklüğünde, orta risk grubundaki bir konut için yıllık primler Anadolu şehirlerinde ortalama 3 bin ile 6 bin TL, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde ise 5 bin ile 10 bin TL arasında değişiyor.

Genel uygulamada, ruhsatı ve yasal statüsü bulunmayan, tamamen kaçak olarak inşa edilmiş yapılar için konut sigortası düzenlenmesi oldukça zor. Bazı şirketler bu tür yapılara hiç poliçe düzenlemezken, bazıları ise yapının hukuki durumunu ve riskini değerlendirerek sınırlı teminat sunabilir.
Köy evi olması, sigorta yapılmasına engel değildir. Tapulu ve hukuki durumu net olan, mesken olarak kullanılan köy evleri de konut sigortası kapsamına alınabilir. Burada önemli olan yapının bulunduğu yerden çok, yasal durumu ve sigorta şirketinin risk değerlendirmesidir. Özellikle ormanlık alanlarda bulunan müstakil evlerde yangın riski sebebiyle primler yükselebilir veya ek inceleme istenebilir.

Standart konut sigortalarında yangın tüpü, duman dedektörü ya da alarm sistemi bulundurulması zorunlu bir poliçe şartı değil. Ancak özellikle müstakil evler, villalar ve yüksek değerli konutlarda alarm sistemi, güvenlik kamerası, yangın algılama veya otomatik söndürme sistemleri gibi güvenlik tedbirleri, sigorta şirketlerinin risk değerlendirmesinde dikkate alınabiliyor. Bu tür tedbirler bazı durumlarda poliçenin daha uygun şartlarla düzenlenmesine katkı sağlayabiliyor.
Sigortalanabilir konut sayısı: Yaklaşık 20,6 milyon
DASK bulunan konut oranı: %58
DASK’sız konut sayısı: Yaklaşık 8,5-9 milyon
Özel konut sigortası bulunan konut oranı: %20
Yaklaşık her beş evden sadece biri, yangın, sel, su baskını ve hırsızlık gibi risklere karşı kapsamlı güvence altında.

Yangın ve patlama
Orman yangınının sebep olduğu hasarlar (poliçe kapsamına göre)
Sel ve su baskını
Fırtına, dolu ve yıldırım
Hırsızlık
Dâhilî su hasarları
Cam kırılması
Elektronik cihaz hasarları
Enkaz kaldırma masrafları
Geçici konaklama ve kira kaybı teminatı (ek teminata göre)
DASK limitini aşan deprem hasarları (ek teminatla)