Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
TGRT Haber'de yayımlanan "Gündem Özel" programına konuk olan İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, polis teşkilatına yönelik yeni çalışmalara dair müjdeleri paylaştı.
Polislerin barınma sorunundan çalışma şartlarına kadar birçok konuda yürütülen düzenlemeler hakkında detayları paylaşan Bakan Çiftçi, 2 bin konut inşaatının yılbaşında başlayacağını duyurdu.
İstanbul’da polis lojmanı sayısının 5 bine çıkarılacağını belirten Çiftçi, POLSAN'ın 2 bin konutluk projeye başlayacağını ve 56 ilde uygulanan 12-36 çalışma sisteminin diğer illerde de yaygınlaştırılacağını duyurdu.
Bakan Çiftçi şu açıklamayı yaptı:
"İstanbul, teşkilatımızın en büyük yükünü sırtlayan metropollerimizin başında geliyor. Bugün İstanbul’da mevcut 3 bin 350 lojmanımız var; 58 bin personelimizin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.
İstanbul’da Esenler’de 157, Üsküdar’da 134 ve Esenyurt’ta 110 konutun yanı sıra yine Esenyurt’ta yapımı süren 754 konutu bünyemize katıyoruz. Bununla beraber Kâğıthane’de 950 lojman yapımı için TOKİ ile yürütülen görüşmelerde sona gelindi. Böylece İstanbul’da polisimize kısa süre içinde 2 bin 105 lojman kazandırmış oluyoruz.
Polsan var malumunuz polis sandığı. Polsan, ev sahibi olmayan polislerimize maliyetine ev yapıp taksitle satış için bir çalışma başlatıyor. İlk etabı pilot olarak Ankara’da uygulamaya başlıyoruz. Polsan, Ankara Sincan’da 86 dönümlük bir araziyi TOKİ’den satın aldı. Burada 2 bin konut için inşaata yılbaşında başlıyoruz. Ayrıca kiraların yüksek olduğu büyükşehirlerimize öncelik vererek ilerleyeceğiz ve Polsan arsa satın alıp maliyetine inşaa ederek kirada oturan polislerimize uzun vadeli taksitlerle satacak

Başvurularda evi olmayan, eşi çalışmayan, okul çağında çocuğu olan polislerimize öncelik verilecek. Kısa zaman içinde başka büyükşehirlerimizde de arsa temin sürecini hızla bitirip inşaatlara başlamayı hedefliyoruz. Bu yıl bütçemizi araca değil, polisimizin çatısına ayırdık. Milleti koruyan elin, başını sokacağı huzurlu bir yuvası olacak.
Polisimizi en çok yıpratan mesele, düzensiz ve ağır mesai düzeniydi. Burada şunun altını özellikle çizmek isterim: Emniyet teşkilatında yapılan işin niteliği gereği, normal kamu hizmetlerinden farklı olarak çok çeşitli çalışma sistemi bulunuyor. Özellikle 24 saat esasına göre vardiyalı çalışan personelimizin çalışma düzeni, bugüne kadar çoğunlukla üç grup üzerinden yürütülüyordu. Biz bunu bu yıl Temmuz ayında tüm birimlere gönderdiğimiz emir yazı ile dört grup sistemine çıkarmayı amaçladık. Dört gruplu çalışma modeli genel itibariyle 12/36 (12 saat çalışma, 36 saat istirahat) ya da 8/24 (8 saat çalışma, 24 saat istirahat) şeklinde uygulanıyor. Eylül ayı itibarıyla 56 ilimizde dört gruplu çalışma sistemine geçtik. 15 ilimizde (Antalya-Gaziantep-ŞanlıurfaDiyarbakır-Elazığ-Muş-Erzincan-Sinop-Çankırı-Zonguldak-Uşak-Kütahya-Düzce-BilecikYalova) geçiş işlemleri kısmen tamamlanmıştır. 10 ilimizde ise (Ankara-Afyonkarahisar-MuğlaTekirdağ-Edirne-Kırklareli-Karabük-Van-Ağrı-Artvin) planlamalar devam etmektedir.

Bu, polisimizin hayatına dokunan bir çalışma reformudur. Amacımız çok açık: Personelimizin daha fazla dinlenebilmesini, kendisine, ailesine, arkadaşlarına ve sosyal hayatına daha fazla zaman ayırabilmesini sağlamak.
Çünkü biz şuna inanıyoruz: Ailesine vakit ayırabilen, zihnen ve bedenen dinlenmiş bir polis, görevini çok daha yüksek bir motivasyonla yapar. Çalışma şartlarını iyileştirdiğimiz her bir polisimiz, sahada vatandaşa sunduğumuz güvenlik hizmetinin kalitesini doğrudan artırır. Bazı birimlerimizde işin doğası gereği bu sisteme geçmek mümkün olmuyor; ancak oradaki mesai arkadaşlarımızı da asla göz ardı etmiyoruz. Geçişin sahada ne kadar doğru işlediğini müfettişlerimiz kanadıyla bizzat takip ediyoruz. Bir tek polis kardeşimizin dahi bu haktan mahrum kalmasına gönlümüz razı gelmez. Tüm illerimizde bu düzeni tam anlamıyla oturtana kadar sahayı adım adım izlemeye devam edeceğiz. Fazla mesai ücretine gelince, fazla çalışan personelimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için Maliye Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile görüşmelerimiz sürüyor. Bütün bu hakları kalıcı güvenceye kavuşturacak olan ise Polis Meslek Kanunu’dur; 1937’den kalan, bu teşkilata artık dar gelen mevzuatı günümüz şartlarına göre yeniliyoruz. Polisimiz milletin huzuru için nöbet tutuyor; biz de onun dinlenme hakkının nöbetini tutuyoruz. Verdiğimiz söz kâğıtta kalmadı; kırktan fazla ilde vardiyaya döndü. Rozetin hakkını kanunla güvence altına alıyoruz."