Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kademeli emeklilik bekleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Peki Emeklilikte Yaşa Takılanlar yani EYT çıkarıldıktan sonra yeniden erken emeklilik hakkı doğacak mı? Yüksek prim gününe sahip olmasına rağmen emekli olmayan ve hakkını sorgulayan vatandaşların emeklilikte kademe arayışı sonuç bulacak mı? Kademeli emeklilik gelirse hangi yaş grubu emekli olabilecek? Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Bal, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı.

Kademeli emeklilik talebi nedir?
Murat Bal: Kademeli emeklilik talebi; 8 Eylül 1999 sonrası sigortalı olanların, işe giriş tarihine göre yaş şartının kademeli biçimde düzenlenmesidir.
Bu talebin temel amacı; Aynı yasaya tabi olanlar arasında oluşan uçurumları gidermek,
Bir gün, bir ay ya da birkaç yıl farkla bazı örneklerde 15–20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakılanları daha adil bir sisteme kavuşturmaktır.
Aslında burada aynı zamanda hem anayasanın eşitlik ilkesi gereğince hem de iş barışı açısından da bir talep var. Ben bunu bir ayrıcalık değil, anayasal eşitlik ve sosyal adalet talebi olarak görüyorum.

Kademeli emeklilik bekleyen kesim kimleri kapsıyor?
Murat Bal: Kademeli emeklilik bekleyenler 1999-2008 arası sigorta girişi olanlar, aynı prim gün ödemesi olanlar hatta bazı örneklerde fazla prim günü ödemesi olanlar olmasına rağmen yaş şartı nedeniyle emekli olamayanları kapsıyor.
Sonuçta bu insanlar da 9 Eylül 1999 öncesi işe girenler gibi vergisini ödemiş, primini yatırmış, sisteme güvenerek çalışmış bireyler. Ancak öncesinde daha rahat şartlarda bir emeklilik varken, sonrasında şartların bir anda ağırlaştırılması, bu kesimi sistemin yükünü taşıyan bir kitle hâline getirmiştir.

EYT ile kademeli emeklilik talepleri arasındaki fark nedir?
Murat Bal: EYT ile kademeli emeklilik talebinin en önemli ayırımı öncelikle teknik ve hukuki olarak EYT’de oyun oynanırken kurallar değişmişti. Yani sizin işe giriş tarihinizde kanunlar neyi öngörüyorsa hukuken buna hakkınız olur. Ancak EYT’de bu hukuksal hak ortadan kaldırılmıştı.
Kademeli emeklilikte ise böyle bir hukuksal hak kaybı yoktur. Buradaki mücadele; anayasal eşitlik ilkesi ve iş barışının korunması çerçevesinde yürütülmektedir.
Diğer yandan EYT sorunu çözülürken, sorun yaş şartının tamamen kaldırılmasıyla çözüldü ve 8 Eylül 1999 öncesi sigortalıları kapsadı.
Kademeli emeklilik ise yaşın kaldırılmasını değil, işe giriş tarihine göre makul ve adil şekilde kademelendirilmesini talep ediyor. Yani bir açıdan bakıldığında kademeli emeklilik, EYT’nin devamı değil; EYT sonrası oluşan adaletsizliğin düzeltilmesidir.

“7800 günüm var, EYT’li 5900 günle emekli olurken ben 14 bin günü devireceğim” şikâyetinin sebebi nedir?
Murat Bal: Bu şikâyetin temeli aynı yasaya (4447 sayılı Kanun) tabi iki kişi sadece birkaç ay / yıl farkla biri en fazla 5975 günle yaş şartı aranmaksızın emekli olurken, diğeri yaş şartı yüzünden 60’lı yaşlara kadar çalışmak zorunda kalıyor bu durum, “Ne kadar çok çalışırsan o kadar cezalandırılırsın” algısına neden oluyor ve sosyal devlet ilkesini zedeliyor.
Bir diğer önemli sorun da, 9000 prim gününden sonra Aylık Bağlama Oranlarının artmaması. Yani insanlar sistemde kaldıkça fiilen cezalandırılıyor.
Hakkaniyete dayalı bir sistemde Sosyal Güvenlik şemsiyesinde uzun prim ödemek maaşta artışa yol açması gerekir yoksa insanları sistem dışına itersiniz. Bu da aktüeryal denge üzerinde olumsuz etkiyi artırır.

Bugünkü sistemde kademeli emekliliğin mali ve sosyal etkileri neler olur?
Murat Bal: Hepimizin bildiği bir örnek vardır: "Fili neresinden tutarsanız o şekilde bir açıklama yaparsınız"
Eğer bu adaletsizlik içeren sorunu çözmek isterseniz bunun için sebep arayıp oluşacak yükleri de zamana yayarsınız. Ancak sorunu çözmek istemezseniz zaten ortaya ilk konacak konu mali yükü olur.
Toplumsal beklentilere hiçbir siyasi kulağını tıkayamaz, Geçmişte Sayın Cumhurbaşkanımızın EYT ile alakalı “iktidarımıza dahi mal olsa çıkarmayacağız” şeklindeki sözlerini hatırlatmak isterim.
Bu da gösteriyor ki, toplumsal mücadele büyüdüğünde siyasiler çözüm iradesi göstermek zorunda kalır.
Mali olarak 'hiç etkisi olmayacak' demek hata olur, elbette bir etki oluşacaktır. Önemli olan bu etkiyi zamana yaymak ve bütçede yük oluşturmamaktır, Aslında kademeli emeklilik de bunu sağlayacak bir sistemdir.

Kademeli emeklilik gelirse hangi yaş grubundan itibaren başlar?
Murat Bal: Dünya örneklerine ve Türkiye’de eskiden yapılan yanlışlara bakıldığında 38-43 yaşlarında insanların emekli edilmesi sistemi sürdürülebilir olmaktan çıkarır.
Nitekim ülkemizde bu yaşandığı için EYT sorunu ortaya çıkmıştı. Kademeli emeklilikte de bu hataya düşmeden kabul edilebilir bir yaştan kademe başlayabilir. Ancak şahsi görüşüm bu kabul edilebilir yaş asla 38-43 olmaz.
Türkiye şartlarını da öngörerek bu kademenin 50 ve üzeri yaşlardan başlaması hem sistemsel sürdürülebilirlik açısından hem de bahsettiğimiz mali yük açısından bir çıkar yol oluşturur.
Kademeli emekliliğin gelmesi durumunda;
İşsizlik azalır,
Genç istihdam artar,
Kayıt dışı çalışma düşer,
Toplumda adalet duygusu güçlenir,
Orta yaş üzeri işsizlik ve yoksulluğun önüne geçilir,
Devlete olan güven tazelenir.
Kademeli emeklilik gelme ihtimali var mı? Bir tarih öngörüsü yapılabilir mi?

Murat Bal: Elbette gelme ihtimali vardır. Çünkü konu siyasilerin sırtını dönemeyeceği bir büyüklüğe ulaşmaktadır. Ancak burada kilit noktaya ben geçmişten örnek vermek istiyorum. EYT Mücadelesi başladığında kaç kişi destek veriyordu? Mücadele nasıl büyütüldü? gibi soruları kademeli emeklilik talebi olanlar da iyi düşünmeli ve mücadelenin alanlarda kazanılacağını, insanlara ve siyasilere derdini anlatarak da mücadelenin büyüyeceğini asla unutmamaları gerekiyor.
Bugün sayı milyonlarla ifade ediliyor. Ancak hala daha örgütlü mücadelede olanların sayısını şahsen az görüyorum. Örgütlü mücadele olmadan bu hakları almak maalesef çok zor.

Her seçim döneminde gündemin önemli başlıklarından biri hâline gelmesi normal bir konu ancak ne zaman el atılır onu kestirmek şu anda güç. Bu tamamen toplumsal mücadelenin büyüklüğü ve siyasilerin seçim beklentileri ile alakalı bir algoritma. Bu sebeple net bir tarih vermek mümkün değildir.
Bu vesileyle, kademeli emeklilik konusunda örgütlü mücadelenin bayraktarlığını yapan EMADDER’e de, alanları terk etmedikleri sürece bu mücadeleyi kazanacaklarını bir kez daha ifade etmek isterim.