Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye'de yüksek kira fiyatları milyonlarca vatandaşın bütçesini zorlamaya devam ederken, dar gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştıracak yeni model için geri sayım başladı.
Gözler, TOKİ'nin 15 bin kiralık sosyal konut projesine çevrildi.
İlk etapta İstanbul'da uygulanması planlanan TOKİ kiralık sosyal konut projesinde başvuruların 14 Eylül'de başlaması bekleniyor.
Modelin ilerleyen dönemde kira sorununun yoğun yaşandığı diğer büyükşehirlere ve Türkiye geneline yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Konut fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra kira bedellerindeki artış da vatandaşın barınma maliyetini her geçen gün ağırlaştırıyor.
Bu nedenle yeni kiralık konut arzının, özellikle İstanbul gibi kira fiyatlarının yüksek seyrettiği büyükşehirlerde piyasaya nasıl yansıyacağı merak ediliyor.
Modelin yalnızca kiracıların konut giderlerini azaltması değil, aynı zamanda büyükşehirlerdeki arz-talep dengesine katkı sağlayarak kira fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmesi de bekleniyor.
Yeni program kapsamında dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 oranında artırılması gündemde.
Kamu eliyle sosyal konut arzının artırılması, konut piyasasında arz-talep dengesinin yeniden şekillenmesi açısından da önem taşıyor.
Özellikle büyükşehirlerde yeni kiralık konutların devreye alınmasının, kira fiyatları üzerindeki baskıyı azaltıp azaltmayacağı önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacak.
Konut politikalarında yalnızca kiracılara yönelik destekler değil, ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlara yönelik finansman imkanları da öne çıkıyor.
Uzun vadeli ve daha düşük ödeme koşullarına sahip finansman desteğinin kiralık sosyal konut modeliyle birlikte uygulanması halinde, Türkiye'deki konut piyasasında önemli bir dönüşüm yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Böylece bir taraftan dar gelirli vatandaşların uygun kiralık konuta erişiminin kolaylaştırılması, diğer taraftan ilk kez ev alacak vatandaşların desteklenmesi hedefleniyor.
Peki, 15 bin kiralık sosyal konut modeli kira fiyatlarını aşağı çeker mi? Model, kiralarda kalıcı bir etki oluşturabilecek mi? Kimler başvurabilecek? Öncelikli grup kimler olacak? İkamet koşulları nasıl olacak? Kira bedeli ne kadar olacak?
Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Özelmacıklı, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e yaptığı özel değerlendirmede, TOKİ'nin kiralık sosyal konut modeliyle ilgili merak edilen başlıkları tek tek ele aldı.
Özelmacıklı, kiralık sosyal konut modelinin özellikle büyükşehirlerde önemli bir alternatif oluşturabileceğine dikkat çekerek kira bedelleri konusunda da beklentisini açıkladı.
Kiralık sosyal konutların piyasa rayiçlerinin yaklaşık yarısı seviyesinde olması beklenirken, modelin kira piyasasında oluşturabileceği etki konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:
''Kiralık sosyal konut projesi çok yeni bir örnek. İstanbul'da 15.000 konutla başlayacak ama 14 Eylül'de aslında ilk 1.000 konut için başvurular alınıyor olacak. İstanbul'da Avrupa ve Anadolu yakasında olması planlanıyor. Kiralık konutların 3 yıl süreyle kiraya verilmesi planlanıyor. Önemli bir adımdır. Türkiye geneline ve diğer büyükşehirlere yayılabilir.
Özellikle kentsel dönüşüm sürecinde de kiralık konut bulmakta zorlananlar, bununla beraber kamu mensupları, dar ve orta gelirli vatandaşlar gibi farklı konu ve başlıklarda, önceliklerde tanımlanabilir. Tabii bununla beraber aslında önemli konu hangi şartlar olacağı. Şartlar İstanbul'da ikamet ediyor olmak, bununla beraber konutu olmamak, belli bir gelir seviyesinde olmak gibi başlıklar içeriyor. Konutların da piyasa rayiçlerinin yarısı oranında olmasını bekliyoruz.''
İstanbul'daki uygulamanın 81 ile yaygınlaştırılması değerlendiren Özelmacıklı, kiralık konut arzının özellikle kira sıkıntısının yoğun olduğu illerde önemli bir etki yaratabileceğine işaret etti:
''Önümüzdeki dönem için gerçekten aslında bu durum umut verici. Özellikle diğer illerde de bunun uygulanması kiralık tarafta belirli bir sayıda devletin aslında konut arzına destek veriyor olmasıyla neticelenir.
Arsaların satılmayacak olması üretilecek konutlar üzerinden geliştirilebilecek bazı gayrimenkul yatırım araçları ve benzerleri bu noktada önemli faydalar sağlayacaktır. 81 il olmasa da önemli derecede aslında kiralık konut arzında sıkıntı yaşanan bazı illerimiz bu kapsamda değerlendirilebilir. Özellikle bazı büyükşehirlerimiz bu kapsamda değerlendirilebilir.''
Kiralık sosyal konut modeli yalnızca dar gelirli vatandaşların barınma sorununa çözüm üretme potansiyeli taşımıyor.
Mustafa Özelmacıklı'ya göre oluşturulacak konut stoğu, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde evlerinden çıkmak zorunda kalan vatandaşların geçici ya da belirli süreli konut ihtiyacının karşılanmasında da kullanılabilir.
Özelmacıklı, kiralık sosyal konutların kentsel dönüşümden yatırım fonlarına kadar farklı alanlarda değerlendirilebileceğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
''Aslında sadece vatandaşlar açısından sosyal konut stoğu satılık üretmek değil, özellikle riskli alanların dönüşüm sürecine destek vermesi açısından da bu tür bir gayrimenkul stoğunun şehrin çeperinde oluşturulması kentsel dönüşüm süreçlerinde bu tür gayrimenkullerin kullanılması önemli faydalar sağlayacaktır. Bu tür tarzı modeller yurt dışında oldukça yaygın. Vatandaşların gelir seviyesi düzelince de zaten aslında diğer gayrimenkuller kısmı ile de süreç rahatlayabiliyor.
Şunu ifade edebiliriz ki, kiralık sosyal konut modelinde o taşınmazlar ve arsalar devlete kalmaya devam ediyor. İhtiyaç sahipleri kullanıyor. Eğer kişinin ileriki dönemde ihtiyacı kalmazsa da aslında o konutu kullanmamış oluyor. Özellikle piyasa rayiçlerinin altında verilecek olması nedeniyle de vatandaşların kullanabileceği önemli bir model. Bu model, çeşitli yatırım fonlarına, kira fonlarına dönüştürülebilirse bu dönüşüm özellikle bu planlamanın arttırılmasına imkan sağlar.''
Yeni konut politikalarında sosyal konut yatırımlarının artırılması da gündemde. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 oranında artırılması planlanıyor.
Sosyal konut yatırımlarındaki artışın satılık konut fiyatları üzerindeki etkisini değerlendiren Özelmacıklı, Türkiye'nin konut üretimi ihtiyacı olduğunu vurguladı:
''Ülkemizin konut üretimine hala ihtiyacı var. Biliyorsunuz nüfusta hanelerimizde bir küçülme devam ediyor. Tek kişilik hane halkı yaşayan nüfusumuz yüzde 20 seviyelerine ulaşmış durumda. Bununla beraber özellikle hane halkı ortalaması yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Bunun yanında evlenme, boşanma oranları özellikle kentsel dönüşüm sürecinde konut ihtiyacı gibi çok sayıda başlık konut talebini tetiklemeye devam ediyor.
Bu açılardan baktığımızda her halükarda yeni kiralık ve sosyal konutlar üretecek olması önemli bir proje. Türkiye'de konut sahibi oranı yüzde 56 seviyelerinde. Türkiye bunu arttırmayı hedefliyor. OVP'de gördüğümüz kadarıyla da enflasyon üzerindeki en önemli baskılardan bir tanesi şüphesiz bu. Onun için konut arzının desteklenmesi önemli. Deprem bölgesinde zaten bunun örneğini gördük. Çok ciddi anlamda sosyal konut projesi ve benzerleri başlatıldı. Onun için süreçte faydalı bir ilerlemenin kat edileceğini değerlendiriyoruz.''
Konut politikasında yalnızca kiralık sosyal konut modeli değil, ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlara yönelik finansman desteği de öne çıkıyor.
Yüksek konut kredisi maliyetleri nedeniyle ev sahibi olmakta zorlanan vatandaşlar için uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman seçeneklerinin geliştirilmesi, konut piyasasında yeni bir hareketlilik oluşturabilir.
Özelmacıklı, mevcut finansman koşullarının konut sahibi olmayı zorlaştırdığını belirterek ilk kez ev alacaklara yönelik yeni finansman modellerinin önemine dikkat çekti:
''İlk defa konut sahibi olacakları her zaman finansman modellerinin geliştirilmesine ihtiyaç var. Ülkemizde şu an 2.70, 2.80, 2.90 gibi faiz oranlarıyla neredeyse kimsenin ev sahibi olması mümkün değil. Şu an sadece tasarruf finansmanı modeliyle ipotekli satışlarda etki eden bir artış görüyoruz ama bunun dışında süreç çok hızlı geçmiyor.
İlk defa konut sahibi olacaklara konut kredisi finansmanı çerçevesinde de ek destekler verilmesi ihtiyacının olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede kiralık sosyal konut belki dar gelirli vatandaşlar için sınırlı kalacaktır ama tasarruf finansmanı modeli çerçevesinde ve özellikle de banka kredileri çerçevesinde modelin desteklenmesi ve gündeme alınması oldukça önemlidir.''