Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çalışan ailelerin en büyük gündemleri arasında çocuk bakım maliyetleri yer alıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılına girmeye kısa süre kala anaokulları ve kreşlerde yeni fiyat tarifeleri belli oldu. Buna göre mahalle arasında yer alan butik kreşlerde yıllık ücret 250 bin ila 450 bin TL arasında değişirken, yemek ve ek hizmetler için buna 60 ila 100 bin TL daha eklenebiliyor. Öte yandan vakıf okulu ve kolejlerde istenen fiyat 1,5 milyona kadar ulaşabiliyor. Ebeveynler ise karşılaştıkları yüksek maliyetler nedeniyle alternatif yollar aramaya başladı. Bu kapsamda komşu anneler ailelerin imdadına yetişiyor.

Kurumsal zincir anaokulu ve kreşlerde yıllık ücretler 450 bin liradan başlayıp 800 bin liraya kadar çıkarken, yemek ve diğer hizmetler için de 90 bin ila 160 bin lira arasında ek ödeme isteniyor. En yüksek rakamlar ise vakıf okulları ve kolejlerin okul öncesi eğitim programlarında görülüyor. Bu kurumlarda yıllık ücretler 750 bin lira ile 1 milyon 500 bin lira arasında değişiyor. Yemek, servis, etkinlik ve diğer hizmet kalemleri için de 150 bin ila 250 bin lira arasında ilave ücret talep ediliyor.

Fiyatların yükselmesiyle birlikte ailelerin ilk tercihi daha uygun ücretli belediye kreşleri oluyor. Ancak bu kez de kontenjan sorunu yaşanıyor. Birçok belediyede kreş kayıtları açıldıktan kısa süre sonra doluyor. Özellikle büyükşehirlerde belediye kreşlerinde yer bulmak neredeyse imkânsız hâle gelirken, binlerce aile yedek listelerde bekliyor. Uygun fiyatlı seçeneklere talep her geçen yıl artarken, mevcut kapasite ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. Bu nedenle çok sayıda çalışan anne-baba özel kreş ile belediye kreşi arasında sıkışmış durumda kalıyor.

Artan maliyetler mahallelerde yeni bir çocuk bakım modelini büyütüyor. Aileler kendi çevrelerinde tanıdıkları, referans aldıkları ya da komşuların önerdiği kadınlara çocuklarını emanet etmeye başladı. “Komşu anne” olarak adlandırılan modelde ev hanımları kendi evlerinde aynı anda 3 ila 5 çocuğa bakıyor. Evlerinin bir odasını oyun ve etkinlik alanına dönüştüren bazı kadınlar, okul öncesi eğitim konusunda deneyimli ya da çocuk gelişimi eğitimi almış kişiler olarak ders ve etkinlik de yaptırıyor. En önemli tercih nedeni ise uygun fiyatlar… Özel kreşte en uygun aylık 50-60 bin lirayı bulan maliyet yerine komşu anneler yemek dâhil çocuk başına aylık 15 bin ila 25 bin lira arasında ücret talep ediyor. Böylece aileler özel kreş ücretinin yaklaşık yarısı hatta üçte biri seviyesinde bir çözüm bulabiliyor.

Komşu anne modeli sadece aileler için değil, ev hanımları için de önemli bir ek gelir kapısı oluşturuyor. Örneğin çocuk başına aylık ortalama 20 bin lira ücret alan bir komşu anne aynı anda beş çocuğa baktığında yaklaşık 100 bin lira gelir elde ediyor. Ücretin 25-30 bin lira seviyesine çıktığı örneklerde ise aylık kazanç 150 bin liraya kadar ulaşabiliyor. Bu nedenle özellikle büyükşehirlerde çok sayıda kadın evinde çocuk bakmaya başladığı görülüyor.

Komşu anne sistemi artık sosyal medyada da görünür hâle geldi. Mahalle gruplarında ve ilan platformlarında sık sık “Evde çocuk bakılır”, “Tam gün çocuk kabul edilir”, “Referanslı çocuk bakım hizmeti” gibi ilanlar paylaşılıyor. Aileler çoğunlukla aynı mahallede oturan, tanıdıkları kişilerden referans alarak seçim yapıyor. Böylece resmî bir kurum yerine tamamen güven ilişkisine dayalı bir sistem kuruluyor.

Model yaygınlaşsa da herhangi bir resmî kayıt sistemi bulunmuyor. Ödemeler büyük ölçüde elden yapılıyor, hizmet veren kadınların önemli bölümünün vergi kaydı veya sigortası bulunmuyor. Dolayısıyla çocuk bakım hizmeti tamamen aile ile komşu anne arasındaki karşılıklı güvene dayanıyor. Ancak bu durum denetim, hukuki sorumluluk ve güvenlik açısından da soru işaretleri oluşturuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da mahallelerde yaygınlaşan bu modeli kayıtlı hâle getirmek için çalışma yürütüyor. Bakanlık tarafından yürütülen Komşu Anne Projesi kapsamında pilot uygulamalar devam ediyor. Projeye katılan ev hanımlarına çocuk gelişimi, ilk yardım, hijyen ve bakım gibi konularda eğitimler veriliyor. Amaç ev temelli çocuk bakımını belirli standartlara bağlamak ve denetlenebilir hâle getirmek.

Ancak çalışma henüz pilot aşamada bulunuyor. İstanbul ve Ankara’da yürütülen eğitim programları Türkiye genelinde uygulanmaya geçmesi bekleniyor. Böylece komşu anneler kayıt altına girerek sigorta güvencesiyle gelir sahibi olabilecek. Ayrıca süreç devlet denetimde ilerleyecek.