Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğu Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini yayımladı. Özette; küresel jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve navlun maliyetlerinin yarattığı riskler öne çıkarken, yurt içi talepteki zayıflama eğilimi ve sıkı para politikasının kararlılıkla süreceği vurgulandı.
TCMB metninde, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyrin sürdüğü belirtildi. Ağustosta enerji fiyatlarındaki yüzde 5,46'lık artışta petrol fiyatları ile motorindeki rafineri marjlarının etkili olduğu ifade edildi. Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin ve küresel navlun maliyetlerindeki olumsuz gidişatın da enflasyonist baskıları canlı tuttuğu kaydedildi.

Yurt içi ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde, üçüncü çeyreğe ait öncü göstergelerin iç talepteki yavaşlamayı teyit ettiği bildirildi. Jeopolitik kaynaklı arz şoklarına rağmen, talep koşullarındaki bu zayıf seyrin enflasyonun ana eğilimini sınırladığı değerlendirmesi yapıldı.
Parasal ve finansal göstergelere yer verilen özette, TCMB brüt uluslararası rezervlerinin 24 Temmuz-4 Eylül döneminde 21,6 milyar dolar artışla 184,2 milyar dolara tırmandığı açıklandı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) ise azalarak 220 baz puan seviyesine gerilediği bilgisine yer verildi. Ayrıca Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) limitinin 300 milyar TL’den 750 milyar TL’ye çıkarıldığı hatırlatıldı.
Şokların uzun zamana yayılması nedeniyle hizmet enflasyonunun (yıllık %40 civarı) mallara göre (%26 civarı) yüksek seyrettiğine değinilen metinde, enflasyon beklentilerinin de dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiği aktarıldı. TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini, enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olması durumunda ise para politikasının daha da sıkılaştırılacağını yineledi.