Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı hamleler, küresel ekonomiyi, modern çağın en büyük enerji krizi riskiyle karşı karşıya bırakırken büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edildi. Bu durum petrol fiyatlarına nasıl yansıdı? Nasıl yansıyacak? 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş 100 doların üzerine çıkardığı brent petrol fiyatını daha yukarıya taşıyacak mı?
Emtia piyasaları uzmanı Sayın Zafer Ergezen TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında petrol hattında merak edilenleri yanıtladı ve tavan beklentisiyle ilgili rakam verdi:

"Hürmüz Boğazı Dünya petrolünü Dünya petrol ticaretinin %20'sini gerçekleştiren bir bölge. O yüzden de petrol fiyatları için özellikle petrol arzı için oldukça önemli. Şimdi boğazın kapalı oluyor olması doğası dolayısıyla buradaki ticareti yani dünya petrol ticaretinin %20'sini neredeyse durma noktasına getirmiş durumda. Bu da petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine yol açıyor ki yaklaşık 60 dolar bandından çok hızlı bir şekilde Brent petrol 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda.
Dolayısıyla burada bir arz sıkıntısı olduğunu söylememiz mümkün. Diğer bir nokta da enerji sahalarının vurulmuş olması ve enerji sahalarının çok da kısa sürede hemen yeniden açılsa bile bu az savaşla bir anlaşmaya varılsa bile çok hemen eski seviyeye gelemeyeceğini gösteriyor bize. Bütün bunlar da doğal olarak petrol fiyatlarının yüksek kalmasını yol açıyor ki bir miktar dengelenme barış anlaşması daha doğrusu barış görüşmeleriyle birlikte bir miktar petrol fiyatları geri çekilmişti.

Fakat gelen açıklamalar yeniden burada tansiyonun yükselmesine yol açıyor. Burada savaşın devam et her geçen gün maliyet de artıyor. Bu sadece tabii ki petrol değil. Petrol ürünlerine dayalı ürünlerde de işte plastik olsun, birçoğu ürünü etkiler nitelikte. Burada doğalgaz fiyatları da tabii ki bölge doğalgazı için de önemli. Bütün bunlar maalesef maliyetleri yüksek açıyor. Ne bekleyebiliriz peki?
Bu noktada eğer bir barış anlaşmasına varılamazsa ve savaşın devam etmesi durumunda petrol fiyatlarının öncelikle $120, sonrasında $150'a yükselme ihtimali var kötü durum senaryosunda. Bütün bunların ötesinde her geçen gün arzın eksik kaldığı dönemde özellikle Avrupa'da örneğin jet yakıtı sıkıntısı baş göstermeye başladı. En azından bu riskler artmaya başladı.

Bu da dolayısıyla tüm dünyada maalesef fiyatların artışından ziyade bir de arz sıkıntısı ve tedarik keyfi sıkıntısını gündeme getirecek ki bu bizi çok daha farklı noktalara götürebilir. Panik seviyesine getirebilir. O yüzden de umarım savaş bu anlamda kısa sürer. Ama şurası bir gerçek. Savaşın devam ettiği her gün riskler artmaya Evet da devam ediyor. Burada fiyat artışlarını çok görmesek bile bir anda beklenmedik gelişmeler de olabilir. Yani arz şokları çok daha artarak devam edebilir ki umarım panik seviyesine geçmez bu anlamda.
En kötü durum senaryosunda dediğim gibi öncelikle 120 dolar hızlı bir şekilde görürüz. Arkasından da 150 dolar seviyelerine doğru gideriz yavaş yavaş. Orada durur muyuz? Durmaz mıyız? Onun da işte cevabını savaşın ne kadar süreceği ve rezervlerden ve OPEC tarafındaki arz artışları bize gösteriyor olacak. Ama şurası bir gerçek.

Şu anda realistik baktığımız zaman gerçekçi baktığımız Zaman savaşın devam ettiği ve kısa sürede sonlanmadığı bir dönemde 150 doların bence görünme ihtimali oldukça yüksek. Neden? Çünkü bir kere daha fazla gelişmeler yani risk tansiyon tırmanmasa bile zaten stratejik rezervlerden yapılan satışların azalması, OPEC'in belli bir süre sonra zaten bu artışının tüketim tüketiliyor olması işte hem Uzakdoğu tarafındaki talebin ki stoklardan kullanımlar da var. O stoklardan kullanım azaldıkça daha da fazla talep Artacaktır. Bütün bunlar çok bizi $150'a götürme olasılığını ben oldukça bir yüksek görüyorum. Bunun üstüne gelir miyiz?
İşte orası bir miktar daha artık panik fiyatlamaları olacaktır diye düşünüyorum. Bütün bunların için İçerisinde tabii ki aslında önceki savaşlardan durum birazcık daha farklı. Çünkü burada artık Hürmüz Boğazı'nın kapanmış olması ve tamamen tedarik sıkıntılarının tedarik zinciri sıkıntılarının oluştuğunu görüyoruz. Ve bu sadece petrol tarafında değil birçok ürünü etkiler nitelikte. İşte doğal gaz tarafında görüyoruz. Gübre tarafında görüyoruz. Sülfür tarafında görüyoruz.
Alüminyum tarafında keza çok yüksek olmasa bile endişeler var. Bütün bunlar maalesef tüm Dünyada küresel ticaretin maliyetini de arttırıyor. Burada sadece tek bir bölgeden değil tüm dünyayı etkileyen bir durum oluşuyor maalesef.

KÖTÜ DURUM SENARYOSUNDA NASIL BİR EYLEM PLANI OLUŞTURMAK GEREKİYOR?
Buradaki dünya %20'si Dürümlü Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte buradaki %20 diğer ülkelere doğru kaymış durumda. Buradan en avantajlı çıkanlardan bir tanesi Rusya, bir diğeri ABD diyebiliriz. Çünkü ABD dünyanın en büyük petrol üreticilerinden ve ihracatçılarından gelmiş durumda. E böyle olunca buradaki %20'lik kayıp Amerika tarafından talep ediliyor ki zaten Trump da ABD Başkanı Trump da defalarca bunu söyledi. "Bizden petrol alabilirsiniz.
Hatta gemiler bu tarafa ABD'ye geliyorlar." diye. Diğer taraftan Rusya özellikle Çin tarafında, Hindistan tarafında Rusya'dan olan petrol talebinin tabii ki artması bekleniyor ki artıyor da zaten. Bunlar telafi ediyor bir kısmını. Ama yeterli olur mu? Bunları hep beraber göreceğiz. Bu çok kolay bir şey değil. bütün talebi yapması.

Ama bütün bu gelişmelerin içerisinde ABD ve Rusya en fazla faydalanan ülkeler olurken enerji ithalatçısı ülkeler bu durumdan bir miktar olumsuz etkileniyorlar. Özellikle Uzakdoğu tarafının çok olumsuz etkilendiğini söylememiz mümkün. Alternatifler çok fazla yok maalesef. Bu montanda yani dünyanın %20'si petrol ticaretinin %20'si çok ciddi bir rakam. Bu montandaki bir rakamın kayboluyor olması telafi noktalarını da oldukça sınırlı hale Getirmiş durumda.
Çok net bir şekilde ABD'nin petrol ihracatının arttığını göreceğiz. Rakamlar bunu gösterecektir. Rusya'nın da keza rakamları göremiyoruz ama net bir şekilde buradan da açıklamalar gelecektir. Rusya'nın da ihracatı mutlaka artıyordur böyle bir dönemde ki özellikle bir miktar daha Avrupa tarafında özellikle doğal gaz ve petrol ithalatının Rusya tarafından da belki de gündeme gelmesi de söz konusu olacaktır.
Buna yönelik Avrupa ülke Açıklamaları da yakında yavaş yavaş çıkacaktır. Çünkü arz sıkıntı haline geldikçe alternatifler belki de Rusya'nın bu konuda çok daha avantajlı hale gelmesine yol açacak. ABD'nin çok daha avantajlı hale gelmesine yol açacak."