Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Son dönemlerde zincir marketlerde satılan bazı ürünlerin fiyatlarının mağazadan mağazaya farklılık göstermedi tartışma konusu olmuştu. Ancak semt pazarlarında da çok farklı bir tablo bulunmuyor. Fiyat farkı vatandaşların oldukça dikkatini çekiyor.

İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakasında özellikle bazı semtlerde yüksek gelir grubunda yer alan vatandaşların yoğunlukta bulunduğu semtlerde fiyatlar da otomatik olarak bu gelir grubuna endeksleniyor. Aradaki fiyat uçurumu da yükseldikçe yükseliyor. 25 liraya satılan domates sadece birkaç kilometre mesafede aniden 40 TL’ye çıkıyor. Böylelikle aradaki fiyat farkı yüzde 70’e ulaşıyor.

Öte yandan 30-40 liraya satılan patlıcanın bazı pazarlarda 70-90 liraya, 50-60 liradan satılan biberin ise başka bir semtte 90-120 liraya kadar çıkabildiği örneklerle karşılaşılıyor. Pazarcının tezgâh için ödediği bedel, pazar yerinin bulunduğu ilçe, tüketicinin alım gücü, tezgâh maliyeti, ulaşım ve nakliye giderleri ile pazardaki rekabet yoğunluğu da fiyat üzerinde etkili oluyor.
Aynı ürünün Esenyurt, Avcılar veya Fatih’teki bir pazarda daha düşük fiyata bulunabilirken, Bakırköy, Kadıköy, Beşiktaş veya Sarıyer gibi ilçelerde daha yüksek fiyata satılabilmesi dikkat çekiyor.

Aynı belediyenin sınırları içerisinde bulunan farklı pazar yerlerinde dahi pazarcının ödediği tahsis veya işgaliye bedeli değişebiliyor. Örneğin Bakırköy Belediyesinin tarifesinde farklı pazar yerleri için metrekare başına günlük ücretlerin birbirinden önemli ölçüde ayrıştığı görülüyor. Bazı pazar yerlerinde ücret günlük 300-500 lira iken, bazı pazarlarda ise günlük 5 bin liraya kadar çıkıyor. Bir pazarda 700 liraya doldurulabilen sepet, daha pahalı bir semtte aynı ürün ve miktarlar için 1.200 liraya kadar çıkabiliyor.

Pazar yerinin maliyeti, nakliye, işçilik ve fire gibi giderlerin fiyatlara yansıdığını belirten pazarcı Selim Gürsaçar “Her pazarın kendi maliyeti var. Tezgâhın bulunduğu yer, ödediğimiz işgaliye, taşıma masrafı ve çalışan giderleri değişiyor. Bunların hepsi ürünün fiyatına yansıyor. Bir de sebze ve meyvede fire var. Halden aldığımız ürünün tamamını sattığımız anlamına gelmiyor. Bir kısmı elimizde kalıyor ve zarar yazıyor. Ayrıca rekabetin yoğun olduğu yerde fiyatı aşağı çekmek zorunda kalıyoruz” diyor.

Fiyat zincirinin bir diğer halkası ise hal ile semt pazarı arasındaki fark. Örneğin hal fiyatı 20-30 lira seviyesinde bulunan bir ürünün semt pazarında 50-60 liraya satılması mümkün olabiliyor. Ürünün halden pazara taşınması, kasa ve ambalaj, işçilik, tezgâh maliyeti, fire ve diğer işletme giderleri de nihai fiyata ekleniyor. Pazarcılar, fiyat karşılaştırması yapılırken ürünün kalitesine ve menşeine de dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.