Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 28 şüphelinin tutuklandığı soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler yapıldığı, bu paranın yatırım sözleşmelerine uygun kullanılmadığı, suç gelirlerine yasal görünüm kazandırıldığı iddiaları araştırılıyor.

Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün cezaevinde tutuklu bulunan oğlu Abdurrahman Emir Sarıgül, ev hapsi kararıyla adli kontrol uygulanarak cezaevinden tahliye edildi.
Emir Sarıgül, savcılığa verdiği ifadesinde "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı." demişti.

Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti." ifadelerini kullanmıştı.
Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi." demişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Alman vatandaşı K.P. ve M.B'nin, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirdiği iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.
Açıklamada, müştekilerin, "80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiği", "100 milyon avroluk havale işlemi gerçekleştirildiği", "1 milyar avroluk fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vadedildiği" ve "1,5 milyon avro tutarında tekne satışı yapıldığı" yönünde iddialarda bulundukları ifade edilmişti.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği ve soruşturma işlemlerinin devam edeceği açıklanmıştı.
Soruşturma kapsamında Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner, Murat Ağırel, Caner Baş, Cihan Durak, Zekai Erdem, Cihat Salman, Selim Daşdemir, Özgür Bölükbaşı, Bayram Özata, Zekeriya Yasemin, Mehmet Ali Aslan, Sadullah Ergün ve Emir Sarıgül tutuklanmış, Cemil Vasken Barın ile Uğur Kurtulan ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamındaki bir diğer operasyonda yakalanan Çağlar Sezgin, Cihan Tunç ve Ümit İlker Avcı tutuklanmış, Beşir Ömer Demir ve Atakan Eren hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Devam eden soruşturmada, Sofu Altınbaş, Ramazan Argün, İbrahim Avcı, Zülfü Sümer ve Abdulkadir Sezgin'in de tutuklanmasına hükmedilmişti.
Soruşturmada Aynur Aydın, Davut Kaymak, Ahmet Meriç ve Altuğ Altunbaş Sürer'in de tutuklanmasının ardından tutuklu sayısı 28'e yükselmişti.
Bu soruşturmada Mustafa Sarıgül hakkındaki cinsel saldırı iddiaları da yer almıştı.