Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Tarihe kara bir leke olarak geçen 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin canından ettiği eski İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik’in de şehit olarak anılmasına karar verildi. Gedik’in naaşı, Ankara’daki Cebeci Asri Mezarlığı’ndan alınıp İstanbul Topkapı’daki Anıtmezar’a defnedilecek.
İki dönem bakanlık yapan Gedik, darbe günü evinden kapı kilidi kurşunlanarak alındı. Bir kamyonet kasasında Ankara Harp Okulu’na götürüldü. 29 Mayıs 1960 gecesi vefat haberi geldi. Darbeciler, üçüncü katın penceresinden atlamak suretiyle intihar ettiğini kayıtlara geçti. Ailesi ve sevenleri ikna olmadı. Gedik’in, iri cüssesinden dolayı 55 santimetrelik genişlikte çift camlı pencereden atlamasının mümkün olmadığı belirtildi. Gözaltı sırasında ağır fiziki ve manevi işkenceye maruz kaldığı belirlenen Gedik’in cenazesi, ailesine de gösterilmedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı bir rapor hazırladı. Raporda merhum Gedik’in ölümünün basit bir intihar olarak kabul edilemeyeceği, darbe sürecindeki ağır işkence ve baskı ortamının hukuki açıdan bir cinayet olduğu belirtildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının mezarı başında düzenlenen anma törenine katıldıktan sonra İhlas Holding’i ziyaret ederek konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören ile bir görüşme gerçekleştiren Bakan Çiftçi, ardından Türkiye Gazetesi'nin yazı işleri toplantısına katıldı. Çiftçi, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine desteklerinden dolayı İhlas Medya’ya teşekkür etti.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Mustafa Çiftçi şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Kabine Toplantısı’nda talepleri bakanlara dağıtıyor. Namık Gedik ile ilgili talebi de bana verdi. Ben Gedik’in Demokrat Parti (DP) zamanında İçişleri Bakanlığı yaptığını, intihar ettiğini biliyordum. Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığımız bununla ilgili bir araştırma raporu düzenledi. Raporu okuyunca işin aslını öğrendim. Konu, Cumhurbaşkanı’mıza arz edildi. Bunun neticesinde kabrinin Anıtmezar’a nakledilmesi yönünde bir yazı imzaladı. İnşallah rahmetli bakanımızın cenazesini, dava arkadaşlarının yanına defnedeceğiz.
Ben 12 Eylül darbesinde çocuktum. 28 Şubat’ta kaymakamdım. Herkes bana ‘Bu kafayla gidersen kaymakam bile olamazsın’ diyordu. Şimdi valiliği de geçtik. Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun, hayallerimiz gerçekleşti.”