KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
19.09.2026
saat ikonu 22:23
|
GÜNCELLEME:
19.09.2026
saat ikonu 23:08

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Mekke İttifakı'nın devreye girip girmemesi konusunda açıklamada bulundu. Fidan, "Sözümüzün eriyiz. Askeri ihtiyaçlar olabilir, karşılayabiliriz." dedi.

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
19.09.2026
saat ikonu 22:23
|
GÜNCELLEME:
19.09.2026
saat ikonu 23:08

Dışişleri Bakanı , Suriye’de terör örgütü PKK'nın uzantısı entegrasyon sürecinden İsrail’in bölgedeki planlarına, Mekke İttifakı’ndan Husilerin ’a yönelik saldırılarına kadar gündemdeki konularla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

HABERİN ÖZETİ

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki gelişmelerden Mekke İttifakı'na, bölgesel krizlerden CAATSA yaptırımlarına kadar dış politika ve güvenlik gündemine dair kritik açıklamalarda bulundu.
Bakan Fidan, Suriye'de YPG'nin entegrasyon sürecinde açıklamaların ötesine geçilerek somut ve pratik adımların izlendiğini ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Suriye politikalarını yakından takip ettiklerini belirtti.
Mekke İttifakı'nın sekreterya ve askeri karargah çalışmalarıyla kurumsallaşma sürecinde sona gelindiğini, ittifakın yeni bölge ülkelerine açılabileceğini açıkladı.
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını kınayan Fidan, Riyad'ın ABD-İran çatışmasının içine çekilmemesi gerektiğini ifade etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında Karadeniz güvenliği ve tahıl sevkiyatının korunması için her iki tarafa da teklif gönderildiğini bildirdi.
Yunanistan ile Ege ve kıta sahanlığı konularında Türkiye'nin gerilimden yana olmadığını fakat maceracı adımlara karşı devlet ciddiyetinin gösterileceğini vurguladı.
ABD'nin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması amacıyla S-400 meselesinin çözümü üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Bakan Fidan katıldığı NTV canlı yayınında YPG'nin entegrasyon sürecinde açıklamaların ötesine geçilerek somut adımların izlendiğini belirterek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye'ye ilişkin politikalarını yakından takip ettiklerini ve Türkiye'nin olası provokasyonlara karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.

"SUUDİ ARABİSTAN ABD-İRAN GERİLİMİNİN İÇİNE ÇEKİLMEMELİ"

Mekke İttifakı'nın kurumsallaşma sürecinde sona gelindiğini açıklayan Fidan, ittifakın ilerleyen dönemde yeni bölge ülkelerine de açılabileceğini söyledi. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları hakkında da konuşan Fidan, Riyad'ın İran-ABD çatışmasının içine çekilmemesi gerektiğini ifade etti. ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin de konuşan Fidan, tarafların pozisyonlarının birbirine yaklaştırılmasının zor ancak mümkün olduğunu kaydetti.

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

"TÜRKİYE YUNANİSTAN'LA EGE'DE GERİLİM İSTEMİYOR"

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın giderek daha fazla yıkıma dönüştüğünü belirten Fidan, özellikle Karadeniz'de güvenliğin ve tahıl sevkiyatının korunmasının önemine dikkat çekti. Yunanistan'la Ege ve kıta sahanlığı başlıklarında ise Türkiye'nin gerilimden yana olmadığını ancak olası maceracı adımlara karşı devlet ciddiyetinin ortaya konulacağını söyledi.

ABD'nin CAATSA yaptırımlarına da değinen Fidan, S-400 meselesinin çözümü üzerinden yaptırımların kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Fidan, "Terörsüz Türkiye" sürecinde ise niyet beyanlarının artık somut silahsızlanma ve tasfiye adımlarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

"BEYANATLAR İYİ AMA PRATİK ADIMLARIN DA ATILMASI GEREKİYOR"

Bakan Hakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

(Suriye ziyareti) Aslında bizim Aralık 2024'ten itibaren yeni Suriye ile masada çalışmamız gereken çok sayıda dosya var biliyorsunuz. Özellikle Suriye'nin yeniden kalkınması, birliği, bütünlüğü, bölgesel ülkelerle işbirliği, uluslararası sistemde olan bir takım sorunların kaldırılması gibi çok sayıda başlık var. DAEŞ'le mücadele, terörle mücadele. Bunların tabii düzenli aralıklarla gözden geçirmesi gerekiyor. Dışişleri Bakanlığı olarak bizlere bir ortak planlama grubu kurma görevi verildi, Cumhurbaşkanlarımız tarafından.

Bu çerçevede bizlerin iki devlet arasında yürüyen çok sayıdaki işi, konuyu, projeyi yakından takip etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla sürekli bir araya gelmemiz gerekiyor. Çok şükür her geçen gün Suriye daha da iyiye gidiyor. Yani bu bizim için önemli bir husus. Suriye ile biliyorsunuz 911 kilometrelik bir sınırımız var. Suriye'de Irak'ta ne oluyorsa Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla oradaki istikrar, barış, huzur, kalkınma bizim için de önemli.

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

(YPG entegrasyon süreci) Şu anda tabii ki yapılan beyanatlar, tavırların ortaya koyduğu niyetler fevkalade önemli. Aslında kontrollü bir şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir şey görüyoruz, arzu görüyoruz taraflarda. Bunu olumlu açıkçası karşılıyoruz ve destekliyoruz. Bu önemli bir husus. Tabii diğer taraftan da bütün şartlar yerine gelip süreç tamamlanana kadar da büyük bir dikkatle takip etmemiz gerekiyor. Özellikle Suriyeli kardeşlerimizle de yakından konuşuyoruz. Ama dediğim gibi şu anda ortaya konan beyanatlar iyi. Bunun gerisinde pratik adımlarında atılması gerekiyor. Onu da yakından takip ediyoruz.

"NETANYAHU DÜNYA İÇİN TEHLİKE"

(Netanyahu'nun açıklamaları) Kendisini vazgeçilmez ilan edip iktidarını devam ettirmek için bir takım işler peşinde, Türkiye düşmanlığı, Türkiye tehdidinin ortaya konması perspektifi de bunun bir ürünü açıkçası.

Şimdi ama bununla beraber bunu da hafife alıyor değiliz. Burada ortaya konan sözler, tavırlar, yakından takip ettiğimiz hususlar. Bölge ülkeleriyle olan özellikle askeri işbirliklerini yakından takip ediyoruz. Burada tabii umulur ki İsrail hem kendisinin hem bölgenin çıkarına olacak, barışa dayalı, saygıya dayalı, iş birliğine dayalı bir dış politikayı benimser. Aksi takdirde gerçekten sadece giderek yalnızlaşmakla kalmayacak. Bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek.

Bütün detayların farkındayız. Suriye'yi Lübnan ve Filistin'den sonra kendisine bir vazgeçilmez alanı yapmak için gayret etmesini de görüyoruz. Orada bir sorun çıkartıp o sorunu da akut ve kalıcı hale çevirip kendi toplumuna "Burada ağır bir sorun var, ben olmazsam bu sorun çözülemez" gibi bir mesajı verme niyetinde olduğunu da açıktan görüyoruz.

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

Türkiye'nin hikmetle hareket edip bu türden provokasyonlara, ucuz kışkırtmalara gelecek bir devlet değil. Biz kendi stratejik duruşumuzu iyi biliyoruz, hesaplarımızı iyi yapıyoruz. Hiçbir zaman kendi başımıza hareket etmeyiz. Bölgede bizim ortaklarımız var, diğer ülkeler var.

Çünkü İsrail sadece bölgeye tehdit değil. İsrail, Netanyahu politikalarıyla dünyaya tehdit. Dünyanın bir sorunu. Bütün dünya bir olup Netanyahu politikalarıyla baş etmek için çözümler arıyor. Bu böyle olduğu sürece aslında ben gereken cevabın da öyle veya böyle verileceğini düşünüyorum.

Giderek bu düşüncelerin, bu duruşun, bu stratejinin İsrail'in klasik dostlarında da, kendini İsrail'e borçlu hisseden ülkelerde de taban bulmaya başladığını görüyoruz. Bu da çok önemli bir gelişme. Ama ilerleyen vadede inşallah sürecin mazlum Filistinlilerin lehine olacağına inanıyoruz.

MEKKE İTTİFAKI GENİŞLEYECEK Mİ?

(Mekke İttifakı) Mekke İttifakı gerçekten iyi bir aşamada ortaya konmuş çok güçlü bir irade var. Şu anda kurumsallaşmaya yönelik atılan adımlar var. Özellikle anlaşmada ismi geçen sekreteryanın kurulması ve buna bağlı bir askeri karargahın hayata geçmesi konularındaki detaylı çalışmalar hemen hemen bitmiş durumda. Bir anlayış birliğine ulaşmış durumdayız. Artık bundan sonra personel gönderip karargahın işlemesi aşaması kaldı. Ben o konudaki süreçten memnunum. Başka kurumlara biz baktığımız zaman gerçekten uluslararası kurumlar bu konudaki kurumsallaşmalarını çok geç tamamlarken biz burada hızlı adımlar atıyoruz. Çünkü bölgedeki bir takım dinamikler de onu açıkçası gerektiriyor. Daha önce de ifade ettim. Bizim ittifakımız bölge ülkelerine açık bir ittifak.

Kurumsallaşma adımları atıldıktan sonra diğer iki kurucu ülkeyle beraber yeni müttefik alımı ile ilgili gerekli görüşmelerin yapılacağını düşünüyorum. Böyle bir prensip kararımız var. Çünkü Cumhurbaşkanımız da baştan itibaren söylediler. Eğer burası büyümeyecekse zaten, bir ittifak alanı olmaz.

Bizim bölgesel vizyonumuz bölge ülkelerinin mümkün olan çok sayıda ülkenin bir araya gelip bir ortak savunma alanı kurması bu savunma alanı aslında dışarıya karşı değil. Kendi içerisindeki sorun alanlarını bölgesel sahiplenme anlayışıyla daha iyi çözüp, şu ana kadar ortaya koymadıkları güven ortamını ortaya koyarak yeni krizlerin doğmasını engellemek.

(Husilerin saldırıları) Husilerle olan sorun son 10 yıldır var olan bir sorun. 2015'ten itibaren başlayan bir sorun açıkçası.

Şimdi gelinen noktada tabii ki Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine, altyapısına yönelik çok ciddi saldırıların olduğunu görüyoruz. Yani bizim anlaşmamıza baktığımız zaman da burada ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var, sözümüzün eriyiz.

Kamuoyuna yansımayan bu noktada askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz.

Cumhurbaşkanımız da biliyorsunuz gerçekten sözünün eri olan bir lider, devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Özellikle durum analizlerini değerlendiriyoruz.

Dışişleri Bakanlığı olarak biz yapılan saldırıları kınıyoruz. Özellikle Mekke'ye yönelik, petrol altyapısına yönelik yani Suudi Arabistan hiçbir yere saldırmadan bu türden provokasyon saldırıları açıkçası kınıyoruz. Bunun İran ve Amerika arasında devam eden ihtilaf ve çatışmanın bir parçası yapılmasını da açıkçası biz kabul etmiyoruz. Yani Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller.

ABD VE İRAN MASAYA DÖNECEK Mİ?

'da bir süreç yapıldı hayata geçirildi. O bir noktaya kadar geldi. Ondan sonra ondan bir yoldan çıkma oldu. Daha sonra olaydan en fazla etkilenen ülke şüphesiz bölgede Katar. Katar hiçbir şeyini satamıyor. İran'a da çok yakınlar. İran'la da konuşabilir durumdalar.

Bakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısında Mekke İttifakı devreye girecek mi sorusunu cevapladı

Bugün Katarlı ara bulucu arkadaşlarla da görüştüm. Ama tarafların özellikle Amerika'da seçime giderken ortaya koyduğu durum uyumlaştırmak biraz zor. Ama imkansız değil. İnşallah iyi sonuçlar bekliyorum ben.

RUSYA-UKRAYNA BARIŞI OLUR MU?

Savaşın bitmesiyle ilgili bazı girişimler var. Ama bunların açıkçası kalıcı sonuç üretmesi an itibariyle biraz zor gözüküyor ama bununla beraber devam etmek gerekiyor, ümitsiz olmamak gerekiyor.

2023'e kadar savaş, bir klasik savaştı. Ondan sonra 2025'e kadar bir yıpratma savaşına döndü. Daha çok cephelerde birbirlerini yok eden askerlerin olduğunu gördük. 2025'ten sonra artık bir yok etme savaşına. yıpratmadan yok etmeye dönüştü ve giderek bütün sivil hedeflerinde ayırt edilmeksizin vurulduğu, yani toplu yerleşim yerleri hariç altyapıların vurulduğu, özellikle enerji olmak üzere, ulaştırma olmak üzere ticari alanların hedef alındığını görüyoruz. Bu giderek tabii sivil hayatın daha zor hale getiren bir husus. Bu yok etmenin önüne geçmek lazım.

İlgili devletlerle de konuşarak ne türden ara formüller üretebilir ona çalışıyoruz. Ama bu arada bu savaşın geneliyle ilişkin bir durum.

Karadeniz meselesi önemli. Şimdi Karadeniz birkaç açıdan önemli. Gemilerimiz etkileniyor bundan. İş adamlarımız etkileniyor. Fakat ondan da önemlisi şu anda özellikle tam mevsimi yani tarladan toplanan tahıl eğer dünya marketlerine gitmezse yine gıda güvenliği açısından birçok ülkede sıkıntının olacağını görüyoruz.

"İKİ ÜLKEYE TEKLİF GİTTİ"

Özellikle limanları vuruyorlar, bütün deniz hareketlerini vuruyorlar. Şimdi biz her iki tarafa da bu konuda bir teklif gönderdik. Ona ilişkin çalışmalarımız var. Cevapları bekliyoruz. Taraflardan da buna yönelik cevaplar geldi. Bir noktaya götürmeye çalışıyoruz bunu açıkçası.

YUNANİSTAN'LA DENİZ PARKI GERİLİMİ

Yunanistan'da daha önce de söylemiştik iç siyasette bir Türkiye faktörü var. Yani iç siyasette birisi ilave hızlı çabuk puan alması gerekiyorsa veya kamuoyunun dikkatini üstüne çekmesi gerekiyorsa, kamuoyu rüzgarına ihtiyacı varsa açacağı kart Türkiye kartı.

Türkiye'de siyaset böyle işlemiyor. Bizim daha büyük, daha küresel sorunlarımız var. Ama Yunanistan siyasetinin bir tane konusu var, Türkiye.

Yunanistan gibi bir ülkenin bu kadar dar bir perspektifle siyaset yapmaması gerekiyor. Ama birbirlerini oradan sıkıştırıyorlar.

İktidar Yunanistan'da ne zaman bunu bir noktaya getirmeye çalışsa muhalefetin vurduğu tek yer, hemen tek bir kart açar. Yani Türkiye ile şunu demek istiyor, sen Türkiye ile niye savaşmıyorsun da iyi konuşuyorsun, güzel konuşuyorsun?

Ama bu şu demek değil değerli arkadaşlar, bizim mevcut tehditleri ciddiye almadığımızla alakalı değil. Bizim pozisyonumuz belli. Bir defa Ege'deki sorunlar kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar bizim durduğumuz yer belli. Biz gerilimden taraf değiliz.

Bununla ilgili çok ince, çok ısrarlı girişimlerimiz var. Yani çoğu zaman da kamuoyuna bildirmeden yapıyoruz. Çünkü bir takım şeylerin kamuoyuna intikal etmesi bizden ziyade Yunanistan'da daha sıkıntılı olabiliyor. Ama bu bölgenin barışa ihtiyacı var. Silahlanmaya değil. Onu defalarca söyledik. Savaş kimsenin lehine olan bir husus değil. Asıl olan barıştır.

"UMARIZ KİMSE ÇILGIN BİR ŞEY YAPMAZ"

Ama biz resmiyette olana bakıyoruz. Bu konuda silahlı kuvvetlerimiz fevkalade hassas durumdalar. Sahil güvenlik komutanlığımız hassas durumdalar. Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz. Barışın, huzurun gereği neyse onu yaparlar. Artık 2026 yılına gelmişiz. Aradan bu kadar yüzyıl geçmiş medeni devletler karşılıklı gelip konuşarak çözemeyeceklerse, o zaman başka bir şey var. Cumhurbaşkanımız iradesini her gelen Yunan hükümetine yansıttı. Yani hepsiyle konuşarak. İlk başta tamam diyorlar, iyi diyorlar, bir noktaya gitmeye çalışıyorlar ama Yunan siyaseti hemen dibe çekiyor.

Biz ciddi bir devletiz, konularımızı çok ciddi takip ediyoruz. İnşallah bir takım söyledikleri söylem bazında kalır, siyasi gerekçelerle denir kalır. Ama bunu daha ileriye taşıyıp yani irrasyonel bir noktada maceracı adımlara gitme niyetleri olursa bu devletin ciddiyeti, gücü herkes tarafından biliniyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN BM'DE YAPACAĞI KONUŞMA

Cumhurbaşkanımız Türkiye'nin bulunduğu yerden dünya sorunlarına getirdiği çözüm önerileri nelerdir, buna yönelik büyük bir kapsamlı, vizyoner bir konuşması olacak inşallah, hitapları olacak. Dünyadaki sorunların ortak menfaat temelinde, insanlık değerleri temelinde çözümüne ilişkin bir vurgu. ve biraz da tabii yapay zeka meselesi şu anda gündemimizde. Yapay zeka konusunda da artık insanlığın ilk defa gelecek riskleri önceden bu kadar görüp ortak adım atması gerekebilecek bir durumdayız. Buna yönelik de bir çağrısı olacak Cumhurbaşkanımızın da.

CAATSA yaptırımları bizim için özellikle savunma Sanayi Başkanlığımız için bir ayak bağı. Yani bunu kaldırmaya uğraşıyoruz. Bunun başlamasına sebep olan bu S -400 meselesinin çözüm yolunda da bir takım fikirler var. Bunu karşılıklı iyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz bir takım çözüm yollarını. İnşallah o konuda olumlu adımlar açacağız diye.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE SON DURUM

Bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Silahların bırakılmasıyla ilgili somut adımların atılması şu ana kadar gerçekleşmedi. Bundan sonra gerçekleşmesi için, bir takım mekanizmaların hayata geçmesi, onun için zaman faktörünün ben önemli olduğunu düşünüyorum. Daha hızlı olabilir... Ama dediğim gibi dikkatli olmak gerekiyor.

Şu anda ortaya konmuş bir takım beyanlar var, iradeler var ama pratikte tehdidin kendisini lağvetmesi, tehdit olmaktan çıkartması önemli. Bunu da çok yakından takip etmek gerekiyor. Ben özellikle Suriye'deki ve Irak'taki gelişen şartların da izlediğimiz politikanın da açıkçası terörsüz Türkiye'yi iki taraflı beslediğini düşünüyorum.

Suriye'de olan gelişmeler, Irak'ta şu anda olan gelişmeler ve olacak olan gelişmeler, olması planlanan gelişmeler, bütün Irak geneli için söylüyorum, terörsüz Türkiye açısından tamamlayıcı hususlar.

Burada artık ne Suriye'de ne Irak'ta o ülkenin silahlı unsurları dışında herhangi bir silahlı unsurun barınmasına izin verecek bir ne siyasal ortam var, ne işgal ortamı var, ne artık anlayış var. Her iki ülkenin iktidarı da bu konuda kararlı.

PKK veya başka bir örgüt tarafından işgal edilmesine, silahlı gruplar tarafından kontrol edilmesine, bu grupların ülkede cirit atmasına kimse izin vermiyor artık. Gelinen nokta da bu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye için tamamlayıcı bir yol olacak adımlarla da bu sorunu inşallah kalıcı olarak gündemimizden çıkartırız."


 

Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
ETİKETLER
#Pakistan
#hakan fidan
#suudi arabistan
#ypg
#Mekke İttifakı
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.