Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TGRT Haber canlı yayınına katılarak Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde yapılan Gündem Özel programında Gürkan Hacır ve Fatih Atik'in sorularını cevapladı.
Bakan Kurum, 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında İstanbul'da 25 Nisan Cumartesi günü çekilecek kurada 100 bin vatandaşın hak sahibi olacağını belirtirken tüm illerdeki kuralarda şehit ve gazi ailelerinin hepsinin hak sahibi olduğunu belirtti.
Kurum ayrıca İstanbul'daki konut ve kira sorununu çözecek 15 Bin Kiralık Sosyal Konut kapsamında ağustos ayında 2 bin konutun teslim edileceğini duyurdu. Kurum, kentsel dönüşümde belediyelerdeki işlemlerde yaşanan aksaklıklarla ilgili de "Yeni bir Yerel Yönetim Yasası şart" dedi.
Bakan Kurum'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"500 bin sosyal konut tarihin en büyük sosyal konut projesi. Milletimiz, muhalefetin eleştirdiği TOKİ'ye güvenini yaptığı 5 milyon 200 bin başvuruyla gösterdi. 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında kurallarımızı çekmeye başladık ve bugüne kadar 406 bin konutun kurasını çektik ve hak sahiplerini belirledik. Yarın 100 bin konut kurasını çekeceğiz. 1 milyon 100 bin kişi kura sonucunu merakla bekliyor.

İlk konutlarımızı 2027 yılının mart ayında teslim edeceğiz. Teslimlere deprem bölgesinden başlayacağız. Oradaki hassasiyetimiz devam ediyor. Yani hak sahibi vatandaşlarımızın konutlarını teslim ettik ama bir taraftan da orada evi olmayan, gerçekten bugün zor şartlarda yaşayan vatandaşımızı önceliklendirdik. Ve deprem bölgesinden başlayacağız. Ardından da diğer illerde devam edeceğiz. Ve söz verdiğimiz gibi 2028 yılında da 500 bin sosyal konutu 81 ilde inşasını bitirip vatandaşlarımıza etmiş olacağız.
Konut yapımında varsa eğer Hazine arazileri yoksa özelden temin etmeye çalışıyoruz. Örnek dairelerimizi yaptık. Şehit ve gazi ailelerimize her ilde ayırdığımız kontenjanlar vardı, tamamı kuraya takılmadan hak sahibi oldu. İstanbul'da da şehit ve gazi ailelerinin hepsi hak sahibi oldu.

Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin evsizlerin sokaklarda yaşadığı, sosyal devletin rafa kaldırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.
1+1'den 2+1'e kadar yani 55 metrekare ile 80 metrekare arasında değişen büyüklükte daireleri planladık, projelendirdik. Ve bu projeler iklim değişikliğine duyarlı, ısı yalıtımlı, kendi enerjisini üreten, suyunu yeniden arıtıp kullanan, yağmur sularını toplayıp bahçe sulamasında kullanan, aslında sıfır atık uyumlu diyeceğimiz binalar.
500 konuta bir mahalle konağı yapacağız. Yani aile sağlığı merkezi olacak. Hemen ilk aile sağlığı merkezinde ilk sağlık hizmetlerini alacak. Gündüz bakım evleri olacak. Ailelerimiz, çalışan ailelerimiz çocuklarını oraya bırakabilecekler. Taziye evlerimiz var. Ve böyle hem taziyelerini hem de orada özel günlerini, nişanlarını, düğünlerini yapabilecekleri alanlarımız var. Spor salonumuz var. Bu alanda ailelerimiz sporlarını yapabilecekler. Bir de burada misafirhanelerimiz var.
Muhalefet depremin ardından konutlarla ilgili 'Enkaz altında kalırlar, bitiremezler' dedi. 2 yılda oradaki kardeşlerimizle ele ele verdik. Muhataplarımız bize 'Nasıl yaptınız?' diye sordu. Saatte 23 konut inşa ettik.
55 metrekare ile 80 metrekare arasında dairelerimiz var. Yüzde 10 peşinat 240 ay vade ile veriyoruz. Ödeme planında memur maaşına artış ne olacaksa aynı artışı yapıyoruz, ki biz onun da altında uyguluyoruz. Cumhurbaşkanı'mızın yetkisinde gidiyoruz, indirimler yapıyoruz. Burada zaten bugün normal bir sitede artık aidat 7 bin liralardan daha fazla.
Peşinat yüzde 10. Hangi daireyİ alıyorsunuz? 1 milyon 950 bin ise 195.000 TL bir peşinatla başvuruyorlar. O peşinata da yine kamu bankalarımız kredi desteği sağlayabiliyorlar.
Deprem bölgesinde zemin artı 4-5 katı geçmedik. Sosyal konutları da aynı bakışla yapıyoruz. İstiyoruz ki orada mahalle yaşamı, mahalle kültürü devam etsin. Çıktığında karşı komşusunu göreceği, bahçesine oturduğunda komşusuyla, mahalledeki komşusuyla oturabileceği, sohbet edebileceği bir yaşamı hayal ediyoruz.
Ödemeler sözleşmeyle birlikte başlıyor. Biz bitmeye yakın vatandaşımıza gidip sözleşme yapıyoruz. Bitmeye 1 yıl kaldığında sözleşmelerimizi yapıyoruz ve o sözleşmeyle birlikte peşinatı ve taksiti başlıyor.
(Deprem bölgesindeki) Konteyner kentler boşalmadı. İhtiyaçların azalmasıyla birlikte sayı 77 bine düştü. Bu sayının 28 bini sosyal konutlardan hak sahibi oldu. Mayıs-haziran gibi konteynerler konutlara geçmeye başlayacak.
Özgür Özel diyordu ki 'Konut fiyatları düşmedi', bugün internete girin konut ve kira fiyatlarının düştüğünü görürsünüz. Nitekim bugün 5 -6 bin liraya, 7 bin liraya deprem bölgesinde, Maraş'ta, Hatay'da, Malatya'da konut bulabiliyorsunuz.
Kiralar büyükşehirlerde de düşecek. Deprem bölgelerinde biten konutlardan sonra büyükşehirlere giden depremzedeler geri dönecek.
https://x.com/tgrthabertv/status/2047753425711198393
Hatay’da Ulu Cami’nin durumu ortada. Biz bu kadar işi yaparken CHP hala Hatay’da bir Ulu Cami’yi yapamadı. Biz bu durumu kaderine bırakmadık. Hemen Vakıflar Genel Müdürlüğü aldı. Hızlı bir şekilde yaparak hizmete açacağız. Deprem bölgesi CHP’nin insafına kalsaydı hala enkazdı.
İstanbul'da vatandaşımızın kira fiyatlarıyla ilgili bir sorunu var. Biz de ilk defa Anadolu ve Avrupa Yakası'nda 15 bin kiralık sosyal konut yapıyoruz. Ağustos ayında 2 bin konutu vatandaşlara kiralık konutu teslim edeceğiz.
Kiralık konutlar dağda bayırda olmayacak, şehir merkezlerinde olacak. Hak sahibi vatandaş 3 yıl orada oturabilecek. 15 bin konut 3 yıl içinde tamamlanacak.
Burada ihtiyaç sahibi ailelerimiz başvuru yapacaklar. Kentsel dönüşüme girmiş, onlara da kontenjan ayıracağız. Evini dönüştürmek istiyor ama ya o kira destekleriyle uygun bir ev bulamadığı için dönüşüme de giremiyor. O vatandaşlarımızı kurayla belirleyeceğiz ve bu vatandaşımız, yani örneğin oradaki kira bedeli 30 bin lira diyelim. Bunun yarısı bedelle belki yarısının da altında hesaplayacağız biz onları, öyle bir kira bedeliyle çok uygun şartlarda o eve 3 yıllık oturacak.
İktidarımızda 2.5 milyon kentsel dönüşüm projesi yaptık. Bunun 1 milyon 250 bini İstanbul'da. Öyle meydanda konuşmakla, söz vermekle olmuyor. İşi yapacaksınız. Millet sizden bunu bekliyor. Yani o yüzden biz depremi milletin bir beka meselesi olarak görüyoruz.
11 ili ayağa kaldırdık. İstanbul ayaktaydı, Ankara ayaktaydı, İzmir ayaktaydı. Ama Allah göstermesin İstanbul'da bir şey olduğu zaman öyle kolay olmaz o iş. O yüzden bizi, birbirimizi düşünüyorsak eğer dört elle bu işe sarılmak zorundayız. Ay yıldızlı bayrağın altında, huzur içerisinde bu 780 bin kilometrekare vatan toprağı için ecdadımız nice şehitler vermiş. O yüzden biz bu topraklara sahip çıkacaksak, buranın bekçiliğini yapacaksak, çocuklarımıza da güzel bir gelecek sunacaksak eğer bunu yapmak mecburiyetindeyiz.
Dünya Bankası'yla bir proje çalıştık. 3 milyon TL'ye varan kredi veriyoruz. Belirlediğimiz rezerv alanlarda dönüşüm projeleri yürütüyoruz.
(Dönüşüm projelerinde belediyelerdeki işlemlerin yavaş yürümesi konusu) Yeni bir Yerel Yönetim Yasası şart. Süreçlerin daha hızlı ilerlediği, imar kirliliğinin vatandaşımızın ve şehirlerimizin lehine düzenleneceği bir süreci yürütmek istiyoruz.

İmarı rant kapısı olarak göremezsiniz. Belediyeysen yapacaksın. Belediye vatandaşımıza eziyet ediyorsa hakkı karşılığında başka beklentilere giriyorsa biz gelir müdahale ederiz.
Parsel bazlı uygulamaları kaldırdık ama imara uygunsuz yapı yapanlar ya da yasaların ardından dolananlar var.
Vatandaşımıza açık çağrı yapıyoruz: Belediyeye müracaat ettiğinizde belediye süreci uzatıyorsa gelin bize, biz kanuna ve yönetmeliğe uygun işinizi yaparız.
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirler birebir ilgi gerektiriyor. Başka işlerle uğraşırsanız burada şehriniz ve şehrinizdeki insanlar üzülür. Bunu 81 il için söylüyorum. Şehre olan ilgisizlik İstanbul'u her geçen gün üzüyor.
Her ne kadar Özgür Özel istemese de küfür de etse geliyorlar. Gelen her belediye başkanı bizim mesai arkadaşımızdır. Kimse bakanlıktan randevu isteyip de alamadığını söyleyemez. Gelip görüşür, makul talepler varsa bize de görev düşerse yapmak zorundayız. Bize geleni eleştiren bir Genel Başkan'la karşı karşıyayız.
Vatandaşın tamamına sığınak imkanı veren bir imar hareketi istiyoruz. Salgında, depremde, savaşta her vatandaş sığınağa gidebilsin. Bu hizmeti vermek istiyoruz. Yaptığımız yönetmelik değişikliğiyle eskiden olan sığınak metrekaresini artırdık.
Hobi bahçeleriyle ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Vatandaşımızın yeşil alan ihtiyacını da giderecek Tarım Bakanlığı'yla bir çalışma yürütüyoruz. İnşallah gerekli adımları atacağız.
Yarısı Bizden Kampanyası'na binası riskli durumda olan vatandaşlarımız tarafından sene sonuna kadar başvuru yapılabiliyor."