Kategoriler
UYGULAMALAR
Aydın
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda bekleyen Türk gemilerine ilişkin son durumu paylaştı. Hürmüz Boğazı'nda 15 geminin olduğunu söyleyen Uraloğlu, "bir tanesini İran Limanı'nı kullandığı için müsaade alıp geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu 14 Türk sahipli gemisinin beklediğini ve şu anda bir problemleri olmadığını belirtti.
Uraloğlu'nun açıklamasından diğer satır başları:
Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin konuşan Uraloğlu, “Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı’nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı’nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok.”
Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A ile beraber aşağı yukarı 5.5 milyar insana ulaştık. 8 tane ülkeye de Türksat 6A'dan hizmet satıyoruz. 7A uydumuzu da kendimiz üreteceğiz ve onu da uzaya göndereceğiz" dedi.
Türksat 6A'nın 25 yıllık bir ömrü olduğunu öngördüklerini dile getiren Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A ile beraber aşağı yukarı 5.5 milyar insana ulaştık. 8 tane ülkeye de Türksat 6A'dan hizmet satıyoruz, bu da bizim için kıymetli. Her geçen gün bu sayıyı biraz daha artırıyoruz. 7A yolunda çalışmalarımıza da başladık. 7A uydumuzu da kendimiz üreteceğiz ve onu da uzaya göndereceğiz. Bizim mühendislerimizin ürettiği bir uydumuz olacak" ifadelerini kullandı.

Yolların canlı organizmalar gibi olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil" diye konuştu.