Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Yıllarca devam eden boşanma davaları, tarafların ayrılığın ardından yeni bir hayat kurmasına olanak sağlamıyor. Ayrı yaşayan ancak davası devam ettiği için hukuki olarak boşanmış sayılamayan vatandaşlar pek çok sorun ile karşı karşıya kalıyor. Yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla 12. Yargı Paketi’nde boşanma davalarına yeni bir düzenleme getirileceği haberleri gündemde yer almaya başladı. Bu kapsamda iki aşamalı boşanma davasının ne anlama geldiği ve boşanma sürecinin nasıl işleyeceği gibi konular en çok merak edilenler arasında yer aldı. Avukat Taha Yasin Kaya da Tgrthaber.com’a yaptığı açıklamada akıllardaki sorulara cevap verdi…

Avukat Taha Yasin Kaya, gündemde olan modelin boşanma yargılamasının tek dosya içinde tüm sonuçlarıyla birlikte çözülmesi yerine iki ayrı fazda ele alınmasını öngördüğünü belirtti ve “Buna göre mahkeme, öncelikle evlilik birliğinin devam edip edemeyeceğine karar vererek boşanma hükmünü verecek; nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi teknik ve çoğu zaman uzun süren uyuşmazlıklar ise ayrı bir süreçte değerlendirilecek.” İfadelerini kullandı.
Kaya, bu yaklaşımın temel amacının, tarafların yıllarca süren davalar nedeniyle hukuken evli kalmaya devam etmesinin önüne geçmek ve özellikle çekişmeli boşanmalarda süreci daha yönetilebilir hale getirmek olduğunu söyledi.

Mevcut sistemde boşanma davalarının, çoğu zaman velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi talepleriyle birlikte yürütüldüğü için ciddi şekilde uzayabildiğine işaret eden Avukat Taha Yasin Kaya, “Yeni modelde ise boşanma kararı daha erken verilecek, diğer başlıklar ise ikinci aşamada ya da ayrı bir dosyada ele alınacak.” şeklinde konuştu.
Bu sistem özellikle “boşanma kararının gecikmesini” önleme açısından hızlandırıcı etki oluşturabileceğini belirten Kaya, “Ancak burada önemli bir husus var: süreç tamamen kısalmaktan ziyade yeniden yapılandırılıyor. Yani boşanma daha hızlı sonuçlanırken, mali ve fer’i uyuşmazlıklar ayrı bir süreçte devam edebilir. Dolayısıyla hızlanma, bütün dosyanın değil, esas olarak boşanma kararının verilmesi bakımından söz konusu olacaktır.” dedi.

Kaya, “Bu başlıklarda temel bir hak değişikliğinden ziyade, çözüm yöntemi ve zamanlamasına ilişkin bir değişiklik öngörülüyor. Velayet gibi çocuğun üstün yararını doğrudan ilgilendiren konuların daha hızlı ele alınması; nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi uyuşmazlıkların ise ikinci aşamada veya alternatif çözüm yolları üzerinden değerlendirilmesi planlanıyor.
Özellikle mal paylaşımı zaten uygulamada çoğu zaman ayrı dava konusu yapılmaktadır. Yeni sistem bu ayrımı daha sistematik hale getirebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, ekonomik olarak zayıf tarafın haklarına erişimin gecikmemesidir.” İfadelerini kullandı.

İş hukukunda arabuluculuğun dava şartı olarak uygulandığına aktaran Kaya, “Taraflar dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundadır; anlaşma sağlanırsa uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan çözülür, anlaşma sağlanamazsa dava açılabilir.
Boşanma davaları açısından ise daha farklı ve hassas bir yapı söz konusu. Gündemde olan model, arabuluculuğun doğrudan boşanma kararına değil; nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi fer’i sonuçlara uygulanması yönünde. Ayrıca şiddet içeren vakaların bu kapsam dışında tutulması planlanmaktadır.” yorumunu yaptı.
Avukat Taha Yasin Kaya bu çerçevede arabuluculuk uygulamasının, boşanma sürecinde taraflar arasındaki mali uyuşmazlıkları daraltan ve mahkemeye daha sınırlı bir ihtilaf alanı bırakan bir mekanizma olarak konumlandırıldığını kaydetti.

Süresiz nafaka meselesinin uzun süredir kamuoyunda tartışılan bir konu olmakla birlikte, mevcut aşamada bu konuda kesinleşmiş bir düzenlemeden söz etmek mümkün olmadığını belirten Kaya “Ancak nafaka uyuşmazlıklarının yeni sistem içinde farklı çözüm yöntemlerine yönlendirilmesi ve daha dengeli bir yapının oluşturulması yönünde beklentiler bulunmaktadır.
Bu noktada önemli olan, taraflar arasında ekonomik dengeyi koruyan ve mağduriyet üretmeyen bir modelin ortaya konulmasıdır.” dedi.