Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türk Dünyası Diyalog Formu'nda açıklamalarda bulundu.
Yılmaz'ın konuşmasından satır başları:
"Fikir ve diyalog zemininde ele anılmasına imkan veren forumumuzun fikirden diyaloğa ileri başlığını bu bakımdan kıymetli buluyorum. Değerli katılımcılar, Türk dünyası kökleri asırlar öncesine uzanan medeniyetimizin mirasçısı kardeş halkların dil, tarih, kültür ve gönül bağlarıyla birbirine bağlı olduğu büyük bir ailedir. Soğuk savaşın sona ermesi ve kardeş Türk devletlerinin bağımsızlıklarına kavuşması halklarımız arasındaki tarihi bağların devletler arası ilişkilere de yansımasına yol açmıştır. Geride kalan 35 yılda ilişkilerimiz siyasi istişarelerden kültürel yakınlaşmaya, ekonomik ortaklıklara uzanan bir iş birliğiyle gelişmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı bu tarihi yakınlığı kurumsal zemine taşıyan ve ortak geleceğimizi birlikte şekillendirmemize imkan veren temel platformumuzdur. Bugünkü Ankara zirvesinde kardeş Azerbaycan'dan devralacağımız dönem başkanlığını bugüne kadar oluşturduğumuz kurumsal birikimi ülkelerimizin istikrarı, kalkınması ve refahı için somut kazanımlara dönüştürme anlayışıyla yürüteceğiz. Siyasi istişarelerimizi güçlendirmeyi, ekonomik bütünleşmemizi ilerletmeyi, enerji ve ulaştırma bağlantılarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Orta koridorun çok boyutlu bağlantısallık oluşturmasından enerji tedarik sistemlerinin çeşitlendirilmesine, savunma sanayinden bilim ve teknolojiye kapsamlı bir gündemimiz var. Dijital dönüşüm, eğitim ve kültür alanlarındaki ortak çalışmalarımıza da yeni bir ivme kazandıracağız. Bu hedeflerin hayata geçirilmesi hükümetlerimizin ve resmi kurumlarımızın yanı sıra parlamentolarımızın, üniversitelerimizin, düşünce kuruluşlarımızın, özel sektörün ve medya sivil toplumun katkısını gerektiriyor. Türk dünyası diyalog forumunun ortak hedeflerimizi fikir ve diyalog zemininde ele alarak Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki işbirliğimize farklı bir perspektif katacağına ve katkı sunacağına inanıyorum. Değerli katılımcılar, ifade ettiğim bu başlıkların önemli bir bölümü hali hazırda Türk Devletleri Teşkilatı ve diğer Türk İşbirliği Teşkilatları bünyesinde yürüttüğümüz çalışmaların da temelini oluşturmaktadır. Geleneksel işbirliği alanlarımızdaki kazanımlarımızı pekiştirirken değişen ihtiyaçlara ve ortaya çıkan yeni sınamalar doğrultusunda ortak çalışmalarımıza alan açıyoruz, yeni alanlara teşmil ediyoruz. Bu süreçte kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasi hayata katılımının güçlendirilmesine özel önem atfediyoruz. Bugün Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı, Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu toplantısı da bu doğrultuda atılan önemli bir adımdır. Değerli katılımcılar, günümüzde ülkelerin uluslararası alandaki etkisi, ekonomik büyüklükleri ve askeri kapasitelerinin yanı sıra bilgi üretme, bilgiyi doğru bir şekilde yayma ve kendi sesini dünyaya duyurma kabiliyetleriyle de şekillenmektedir. Dijital iletişim imkanları bilgiye erişimi kolaylaştırırken dezenformasyon, Manipülasyon ve yanıltıcı içerikler toplumlar arasındaki güveni ve uluslararası ilişkileri zedeleyebilmektedir. Devletler ve toplumlar olarak dezenformasyon konusunda, manipülasyon konusunda çok uyanık olmak zorundayız. Bu tablo Türk dünyasının ortak meseleleri kendi bakış açısıyla ele almasını ve doğru güvenilir bilginin dolaşımını güçlendirmesini her zamankinden daha önemli hale getirmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde medya alanındaki iş birliğimizi, enformasyon ve medyadan sorumlu bakanlarımızın düzenli toplantıları, medya koordinasyon komitesi ve ilgili çalışma grupları aracılığıyla geliştiriyoruz. Kamu yayın kuruluşlarımız arasındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik düzenlemelerin yanı sıra 2023 yılında Türk Haber Ajansı Birliği kurulmuştur.
2025 yılında Bakü'de düzenlenen Medya ve Enformasyon Bakanları toplantısında kabul edilen eylem planı da ortak çalışmamıza yeni bir çerçeve kazandırmıştır. Önümüzdeki dönemde bu mekanizmalardan daha etkin biçimde yararlanarak Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü arttırmayı hedefliyoruz. Değerli misafirler, ortak medeniyet birikimimiz ve halklarımız arasındaki gönül bağları kültür, sanat, eğitim, bilim ve gençlik alanlarındaki iş birliğimizin temelini oluşturmaktadır. Bu anlayışla Türk Devletleri Teşkilatı eş güdümünde geliştirilen otuz dört harfli ortak Türk alfabesinin kullanımına ilişkin kılavuz ilkeler Haziran ayında Astana'da kabul edilmiştir. Söz konusu adım halklarımız arasındaki iletişimi kolaylaştıracak dil ve kültür bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Ortak tarihimizin gelecek nesillere aktarılması edebiyatımızın ve sanatımızın teşkilatlarımızca desteklenmesi Türk dünyası bilincinin güçlenmesine ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır. Kıymetli katılımcılar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye yüzyılı aynı zamanda Türk dünyasının asrı olacaktır sözü ortak geleceğimiz için önümüze koyduğumuz büyük hedefi, büyük ideali ifade ediyor. Bu hedef müşterek tarih ve kültürümüzden aldığımız gücü devletlerimiz arasında kalıcı işbirliğine halklarımız için refaha dönüştürme sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. Iki bin kırk Türk dünyası vizyon belgesi bu sorumluluğu siyasi iştişareden ekonomik bağlantısallığa, bilim ve teknolojiden kültür ve gençliğe uzanan ortak hedeflerle uzun vadeli bir çerçeveye kavuşturuyor. Forumda parlamenter diplomasiden enerji güvenliğine, stratejik iletişimden yapay zekaya uzanan başlıklarda yürütülecek tartışmalar, Türk asrının hangi alanlarda ortak çaba gerektirdiğini somut bir şekilde belirleyecek, önümüze koyacaktır. Bu fikir alışverişinin 2040 vizyonundaki hedeflere katkı sunmasını ve teşkilatımızın ortak çalışma gündemini beslemesini gönülden temenni ediyorum. Farklı ülkelerden. kurumları ve uzmanları bu istişare zemininde buluşturan forumun hazırlığında emeği geçen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımıza, değerli başkanımıza ve ekibine tüm paydaş kurumlara katkı sunan herkese yine teşekkür ediyorum"