Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Yavaş, 'Gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır'' ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ankara’nın geleceğini görüştüklerini aktaran Yavaş, "Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı" açıklamasında bulundu.
Büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulduğuna dikkati çeken Yavaş, "Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm. Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim; Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz. Ayrıca bilinmesini isterim ki Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in bilgisi vardı. Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum" ifadelerine yer verdi.
Yavaş, bir denge politikası kurduğunun altını çizerek şunları kaydetti:
"Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum. Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz. Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir. Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır."