Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bilirkişi raporu davanın kaderini belirler mi? İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı İlker Taş, mahkeme süreçlerini tamamen değiştirecek "uzman görüşü" hakkında bilinmeyenleri açıkladı.
Peki, mahkemede bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki fark nedir? Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendirmede bulunan Taş, aleyhinize gelen bilirkişi raporuna karşı alabileceğiniz önlemleri, adli süreçlerde hakimin kararını etkileyen ve savunma hakkını güçlendiren uzman görüşü yani mütalaa hakkında bilinmeyenleri detaylarıyla açıkladı.

Hukuk yargılamasında bilirkişilik ve uzman görüşü neden ihtiyaç duyulan kurumlardır?
İlker Taş: Hâkimler hukuki uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir. Ancak her dava yalnızca hukuk bilgisini değil, kimi zaman mühendislik, tıp, ekonomi, muhasebe veya farklı teknik alanlara ilişkin özel bilgileri de gerektirebilir. Böyle durumlarda mahkemeler veya taraflar, teknik konuların açıklığa kavuşması için uzman desteğine başvurur. Türk hukuk sisteminde bu ihtiyacı karşılayan iki temel kurum bilirkişilik ve uzman görüşüdür (mütalaa).

Öncelikle bilirkişilik nedir?
İlker Taş: Bilirkişilik, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemenin başvurduğu resmi uzmanlık kurumudur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bilirkişi, taraflardan bağımsız olarak doğrudan mahkemenin yardımcısı sıfatıyla görev yapar.

Bilirkişiyi kim seçer?
İlker Taş: Bilirkişi doğrudan hâkim tarafından atanır. Tarafların belirlediği kişiler bilirkişi olarak görevlendirilmez. Bilirkişi, mahkemenin görevlendirme yazısında belirtilen konularla sınırlı inceleme yapar ve görevine başlamadan önce tarafsızlık ve gerçeğe uygun rapor hazırlayacağına ilişkin yemin eder.

Peki uzman görüşü ya da mütalaa nedir?
İlker Taş: Uzman görüşü, tarafların kendi inisiyatifleriyle bir uzmandan aldıkları bilimsel veya teknik değerlendirme raporudur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 293. maddesi ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 67/6. maddesinde düzenlenmiştir. Burada uzman, mahkemenin değil, taraflardan birinin başvurduğu kişidir.
Uzman görüşü tamamen tarafların iradesiyle hazırlanır. Taraflar dava açarken veya yargılama devam ederken istedikleri aşamada bu raporu dosyaya sunabilirler. Mahkemenin ayrıca görevlendirme yapmasına gerek yoktur.

Bilirkişi ile uzman görüşü arasındaki en temel fark nedir?
İlker Taş: En önemli fark, bilirkişinin mahkemenin tarafsız yardımcısı olması; uzman görüşünü hazırlayan kişinin ise taraflardan birinin başvurduğu uzman olmasıdır. Bilirkişi resmi olarak atanır ve yemin eder. Uzman görüşü ise tarafın delillerinden biridir ve resmi yemin zorunluluğu bulunmaz.
Hazırlanan raporların hukuki değeri aynı mıdır?
İlker Taş: Hayır. Bilirkişi raporu mahkemenin resmi delil değerlendirme sürecinin bir parçasıdır. Uzman görüşü ise iddia veya savunmayı destekleyen bilimsel bir belgedir. Bununla birlikte hâkim, HMK'nın 293. maddesi gereğince dosyaya sunulan uzman görüşünü değerlendirmek zorundadır. Elbette hiçbir rapor hâkimi bağlamaz; son değerlendirme yine hâkime aittir.

Uzman görüşü, mahkemenin aldığı bilirkişi raporuna karşı kullanılabilir mi?
İlker Taş: Evet. Hatta uygulamada en önemli işlevlerinden biri budur. Taraflar, bilirkişi raporunda teknik hata veya eksiklik bulunduğunu düşündüklerinde uzman görüşü alarak bunu bilimsel gerekçelerle ortaya koyabilirler. Böylece mahkemeden ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilirler.
Bilirkişilik kurumunun yargılamaya katkısı nedir?
İlker Taş: Bilirkişilik, hâkimin teknik konuları doğru değerlendirebilmesini sağlar. Özellikle tıbbi malpraktis, inşaat kusurları, trafik kazaları, iş güvenliği, muhasebe veya mühendislik hesaplamaları gibi alanlarda objektif inceleme yapılmasına yardımcı olur. Ayrıca tarafsızlık ilkesi sayesinde yargıya duyulan güveni de güçlendirir.

Uzman görüşünün taraflara sağladığı avantajlar nelerdir?
İlker Taş: Uzman görüşü, tarafların savunma hakkını güçlendiren önemli bir araçtır. Dava açılmadan önce uyuşmazlığın teknik yönünü analiz etmeye yardımcı olur, dava stratejisinin belirlenmesini sağlar ve gerektiğinde mahkemenin bilirkişi raporuna karşı bilimsel itiraz imkânı sunar. Güçlü gerekçeler içeren bir uzman görüşü, hâkimin kanaatini önemli ölçüde etkileyebilir.
Son olarak, bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında bir üstünlük ilişkisi var mıdır?
İlker Taş: Hukuken mutlak bir üstünlükten söz etmek doğru değildir. Bilirkişi raporu mahkemenin görevlendirdiği resmi inceleme olmakla birlikte, uzman görüşü de bilimsel niteliği güçlü olduğu ölçüde yargılamaya önemli katkı sağlar. Esas olan, her iki değerlendirmenin de bilimsel, tarafsız ve somut olayın özelliklerine uygun biçimde hazırlanmış olmasıdır. Nihai takdir yetkisi ise her zaman mahkemeye aittir.