Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sosyal medya düzenlemesini kapsayan kanun teklifi, geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yeni yasayla birlikte, çocukları dijital dünyada korumaya yönelik pek çok adım atılıyor.
15 yaş altındaki çocukların sosyal ağlara üye olması engellenecek. Platformlara yaş doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getirilecek. Sosyal medya platformları zararlı içeriklere en geç bir saat içinde müdahale edecek. Oyun sağlayıcıları, içerikleri yaş kriterlerine uygun şekilde sınıflandırarak sunacak. Günlük erişimi 100 bini aşan oyun dağıtıcıları ise Türkiye’de temsilci bulundurmak zorunda olacak.
Peki alfa kuşağı hangi içeriklerden etkileniyor? Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Sevgi Vahit, TGRT Haber ekranlarında konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sevgi Vahit'in açıklamaları şu şekilde;
"Yeni düzenlemeler tam olarak sorunun çözüleceğini ben kendim düşünmüyorum açıkçası. Burada daha çok ailelerin bilinçlenmesi önemli. Aslında çocuklar günümüzde özellikle alfa kuşağı direkt dijital dünyanın içine doğdular. Hani bizler, x, y kuşakları, önceki kuşaklar bu alanı sonradan öğrendik. Ama alfa kuşağı için dijital dünya bir yaşam alanı. Dijital dünyanın olmadığı bir hayatı bilmiyor çocuklar. Çünkü birçok günlük yaşantısını dijital dünya üzerinde gideriyorlar, hallediyorlar.

Onun dışında çocuklar YouTube'da çok fazla zaman geçiriyor bir kere her şeyden önce. Çok fazla içeriye maruz kalıyorlar ve sürekli bir kaydırma alışkanlıkları var. Özellikle şu YouTube Shorts çocuklarda çok fazla kullanıyor alfa kuşağında... Ve burada çocuklar çok fazla fenomen takibi yapıyorlar.
Özellikle 8 -12 yaş çocuklar daha izledikleri içeriklerdeki gerçekle gerçek olmayanı ayırt etme yetisine tam olarak ulaşmış değiller. Hani yaşları gereği. Gördükleri her şeyin gerçek olduğunu düşünüyorlar. Özellikle mesela parmağını soktu ama hala hayatta. Aynısını pervaneye parmağını soktu ama hala hayatta. Veya gökdelenin çatısına tırmandı ama hala hayatta çocuk. Çocuk bunu öyle algılıyor ve tekrar edebilme, taklit edebilme özenme gibi etkiler yaratabilir çocuklarda.

Örneğin geçen yıl olması gerekiyor bir kolonya deneyi, kolonya akımını izleyen bir çocuk. İzmir'de 10 yaşında bir çocuk aynı deneyi evde yalnız olduğu vakitte gerçekleştirdiğinde yandı ve 17 gün sonra hayatını kaybetti.
Bunun gibi çok fazla dünyada örnekleri var. Nefessiz kalma akımları, bu akımlar çok tehlikeli. Yani dijitale düşen içerikler, çocukların maruz kaldığı içerikler bu açılardan da çok dikkatli şekilde kontrol edilmeli"