Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘’İnşallah bu üzerimizde kara bulut gibi dolaşan, bu terör meselesi ortadan kalkar. Bu proje gerçekten siyasal şiddetin gündemden çıktığı, artık her şeyin medeni bir şekilde anlaşarak, konuşarak halledildiği bir ortama da döndüğü andan itibaren şu andaki mevcut kalkınma durumunun, ekonomik durumunu ben kat be kat üstünde bir performans sergileyebileceğimizi görüyorum. Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum. Bunu mümkün kılan bütün kardeşlerime çok teşekkür ediyorum’’ dedi.

Diyarbakır'da Valilik ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığına geçen Bakan Fidan, İl Başkanı Hamit Sümer ve partililerle bir araya geldi.
Fidan, burada düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'a büyük önem verdiğini söyledi.
Diyarbakır'ın büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan kadim bir kent olduğunu belirten Fidan, AK Parti'nin 25 yıldır ortaya koyduğu icraatlarla Diyarbakır'ın hak ettiği tarihsel yolculuğuna devam edeceğini kaydetti.

Bakan Fidan, şunları dile getirdi:
"Yarın 12 Eylül. 12 Eylül zihniyeti denen bir zihniyet vardı. Özellikle kimlik inkarını, Kürtlerin kimliğini inkar eden bir duruşun neredeyse sembolü haline gelmiş bir zihniyet vardı. Bu zihniyetin hem pratikte hem hukuki zeminde hem zihni zeminde son bulmasını sağlayan, gerçekten AK Parti kadrolarının halk ve seçim yoluyla iktidara gelmesi oldu. Yani bu tarihsel olarak altı çizilmesi gereken bir husus.
12 Eylül zihniyetinin ortaya çıkarttığı kimliği reddeden belli bir azınlık dışındaki genel yapıyı dışlayan duruş, ülkenin bütünlüğünü, beraberliğini, güvenliğini, ekonomisini, kalkınmasını, aklınızla ölçülebilen ne parametre geliyorsa hepsini geriye götürdü. Hiçbirini ileriye götürmedi. Tabii çok şükür AK Parti iktidarlarıyla beraber Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten kimlik inkarının ortadan kalkması, bütün vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık çerçevesinde sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu için kendi etnik kimliğinden, inancından bağımsız olarak eşit muamele görmesi prensibi, bizim yaptığımız en büyük siyasal devrim olmuştur."

Demokratik reformlarla ilgili adımların en büyüğünün 2013 yılı itibarıyla atıldığını vurgulayan Bakan Fidan, ‘’Dil, Kürtçe eğitimle ilgili büyük bir adım atıldı. Yani kimlik inkarıyla ilgili mevzuatta olabilecek ne varsa onların hepsinin ortadan temizlendiği, aslında sosyolojiyle ve devlet mevzuatının buluştuğu bir gerçek alana döndüğümüz andan itibaren ortada aslında büyük bir siyasal dayanak olmaması gerekiyordu. Fakat tabii bizim uzun yıllardır bir de siyasal şiddetin terör formunda Türkiye'de ve Türkiye'nin ötesinde yer buluyor olması, Türkiye'de cereyan eden siyasal gerçeklikle bir türlü bir senkronizasyon kuramaması, daha çok Türkiye'de olana değil de bölgede olması muhtemel krizlere bakan bir perspektifle, olaylara bakan bir yaklaşım mevcut, sürecin tabii hayata geçişini bir 13 yıl daha ertelemiş oldu. Ama ne diyoruz. Bizim hani güzel bir halk deyişimiz var. Geç olsun güç olmasın, güzel olsun. 13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye'deki toplum devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin değeri, o dönem takdir edilemedi. Bütün bunların hepsi bütün sorunların çözüldüğü manasına mı geliyor değerli arkadaşlar. Tabii ki gelmiyor. Ama konu sorunun olup olmaması değil. Konu bir sorunu, bir toplumsal sorunu, bir siyasal sorunu hangi yöntemle çözmek istediğimizle alakalı. Şiddetle mi, siyasal şiddetle mi yoksa diyalog yoluyla mı. Türkiye'de siyasal partilerin işleyişi, Meclis'in işleyişi, basının işleyişi, yani herkes kendi bulunduğu yeri ve siyasi pozisyonu siyaset yoluyla, diyalog yoluyla, topluma anlatma yoluyla ilerletmekte imkan sahibi. Bunun yerine siyasal şiddeti, terörü kullandığınız zaman bu bambaşka bir zemin açıyor. Artık burada haklar, onlar bunlar, kimlikler konuşmuyor. Burada kan var, burada başka bir dil var. Şimdi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan bu kardeşlik sürecinde inşallah biz artık çok uzun zaman önce gerçekten nihayete ermesi gereken bir sorunun sonuna gelip bundan sonra elimizde varsa herhangi bir sorun ve tartışma alanı, bunu medeni bir şekilde bütün dünyanın yaptığı gibi meclisin çatısı altında, başka siyasal platformlarda şiddet yoluyla değil, diyalog yoluyla götürmek’’ şeklinde konuştu.