Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, FETÖ darbe girişiminin engellendiği 15 Temmuz'un anma töreninde açıklamalarda bulundu. Numan Kurtulmuş 15 Temmuz'da halkı birleştiren, düşmanı püskürten 5 önemli güçten bahsetti.

Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları:
Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. O gece aslında Türk tarihinin en önemli gecelerinden birisiydi. Bir tarafta ihanetin, bir tarafta cesaretin yer aldığı, bir tarafta kahramanlığın fevkalade yüksek derecede ortaya konulduğu, diğer tarafta da herhalde bu toprakların tarihi boyunca gördüğü en büyük hainliğin sergilendiği bir geceydi. O gece tankların önüne çıkarak çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalışanlarla o gece milletin kendilerine verdiği silahların arkasına sığınanlar arasında bir mücadele oldu. O gece inançları, değerleri ve vatanına sahip çıkmak için teressüzsüz yanından feda edenlerle emperyalistlerin kuklası uşakları, piyonları arasında büyük bir mücadeleye sahne oldu. O gecenin her bir dakikası fevkalade önemli hatıralarla doludur. Ama sonuç itibariyle o gecenin bize bıraktığı en büyük miras demokrasi ve milli iradenin zaferidir.
Size 5 güçten bahsediyorum. Cumhurbaşkanımız darbenin en zor en karanlık saatlerinde az evvel de izlediğimiz gibi milletimizi bir televizyon kanalına bağlanarak ben buradayım siz de sokaklara çıkın direnin ve bu adamlara haddini bildirin mesajını vermesiyle birlikte milyonlar sokaklara döküldü.
O akşam belki sadece Türkiye tarihi için değil, dünya demokrasi tarihi içinde siyasi liderlikle halkın arasında kurulabilecek sıcak mesajlarının hangi önemli sonuçları doğurabileceği çok net bir şekilde ortaya koydu. Hiç şüphesiz o gecenin ikinci büyük gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücüydü. Çok sayıda milletvekili arkadaşımız ulaşabildikleri yerden hızla meclise gelerek meclisin oturumunu başlattılar ve meclis oturumdayken hainler bombaları atmak mecburiyetinde kaldılar.

Üçüncü büyük gücümüz artık millet yavaş yavaş sokağa çıkmaya başlarken camilerin minarelerinden yükselen sela sesleriydi. Sela seslerinin o diriltici nefesiyle birlikte milletimiz yeniden o çok sağlam köklerini hatırladı. Dördüncü büyük gücümüz ise hiç şüphesiz bütün bu süreç içerisinde tereddütsüz ailesini, çoluğunu, çocuğunu bir tarafa bırakarak hiç tereddüt etmeden ölümü göze alarak sokağa çıkan milletimizin gücüydü, kalabalıkların gücüydü. Milletimiz aslında bu sokağa çıkmasıyla birlikte sadece bir kalabalık olmadığını millet olma birincini yeniden sahiplendiğini de ortaya koydu ve Allah'ın izniyle bu hadsizlere haddini en güçlü şekilde bildirmiş oldu.
O gecenin ihmal edilmemesi gereken bir diğer gücünün de medya olduğunu düşünüyorum. Türk medyası sınavı başarılı geçti. Devlet kimsenin babasının malı değildir. Devlet 86 milyonun hepimizin ortak şemsiyesi.