Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yüzyılın yolsuzluk davasında bugün 3'üncü gün. Dün gerçekleşen ikinci duruşmasında da ilk gün olduğu gibi tansiyon hiç düşmedi. Ekrem İmamoğlu yine mahkeme başkanı ile tartıştı.
Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu'na konuşması için kısa süre tanıdı. Kimlik tespitlerinin ardından ilk savunmayı tutuklu CHP Eski Milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu, hakkındaki "rüşvete aracılık" suçlamasını reddetti.

Yolsuzluk davasının 3'üncü duruşması da saat 16.15 itibarıyla sona erdi. Bugün sanıkların ve her bir sanık için 3 avukatı savunma yaptı. İşte İBB yolsuzluk davasının 3'üncü duruşmasında yaşanan gelişmeler...
Jandarma ile tutuklu bulunan sanık Yavuz Saltık arasında tartışma çıktı. Davayı izlemeye gelenlere el sallayan Saltık'ı, jandarma uyardı. Kısa süreli bir tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından Mahkeme Başkanı, "El sallamakta bir mahsur yok" ifadelerini kulandı.

Savunmasını yapmak üzere kürsüye gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, duruşma salonuna kızının fotoğrafını gösterdi. Küçük savunmasında ise şu ifadeleri kullandı:
"Hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum. Hakkımda bir iddia yok ben neden cezaevindeyim. 4 yaşında bir kızım var. Ben neden kızıma cezaevinin polis okulu olduğunu söylüyorum, neden yalan söylüyorum. Kızımı haftada 45 dakika görebiliyorum. Sabah polis memurları kapımızı çaldığında ‘Hayırdır bir şey mi olduk?’ dedik. Polis geldiğinde ‘4 yaşında kızım uyuyor onu uyandırmayalım buyurun görevinizi yapın’ dedim. Girdiler içeriye mutfağa geçtiler onlar daha sormadan ben şifremi verdim. Çünkü korkum yok. Sonra biz Vatan yerleşkesine gittik. Ve işlemediğim suçtan dolayı şu an karşınızdayım. Ömer Güngör ile aynı pozisyonda olduğumuzu düşünüyorum ama Güngör ailesiyle birlikte ben çocuğumu 45 dakika görebiliyorum. Benim kaldığım koğuşta kavgaya şahit oldum. Saba tartışan iki hükümlü akşam yemeğinde birisi diğerinin kafasında su bardağı kırdı. Günlerce yemek yemedim, uyku uyuyamadım, duşa giremedim korkudan. 74 kilodan 58 kiloya düştüm. 36 yıllık hayatımda sabıka kaydım yok. Bana iki işletmenin adı soruldu. Bir tanesi Esenyurt’ta bulunan bir otel diğeri de bir petrol. Esenyurt’taki otele bir çok kez gittim. Partimizin programları olmuştur gitmişimdir, tanıdığım birinin düğünü olmuştur gitmişimdir. Sayın Vekilimizi oraya götürdüm. Sonra arabayı park edip Vekilimizin fotoğrafını çekerim. Ben alnımın teriyle çalışan bir şoförüm. Adam bana sonuçta maaş veriyor nereyi isterse oraya götürüyorum. Sayın Vekil benim yanımda kimseyle bir para konuşması yapmamıştır beni de bununla ilgili görevlendirmemiştir. Petrol istasyonunda baz vermişim çünkü kahve almışımdır, çay almışımdır, tuvaletini kullanmışımdır. Benim orada baz vermem hayatın doğal akışına uygundur. Ben rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum. Burada sanıklar var, Avukatlar var, heyet burada. Şimdi burada saydığım binlerce vatandaş baz veriyor diye rüşvete aracılık ediyor denebilir mi? Ben de petrol istasyonunda baz verdiğim için gözaltına alındım. Ömer Güngör ben tutuklandıktan 12 gün sonra ifade verdi. İfadesi baştan sona çelişki. Neymiş beni aramış “Sana 5 Milyon TL vereceğim.” demiş. Ben de o petrol istasyonunda buluşmuşum binlerce kameranın ortasında 5 Milyon TL’yi almışım. Aptal mıyım ben affedersiniz. Sonra ben bu kişi beni tanımadığını söylüyor. İftirayı atıyor çocuğuna eşine kavuşuyor, ben günlerdir ayrıyım. Bugün kendimi ifade edebildiğim için vicdanım rahat"

Tutuklu bulunan CHP PM üyesi Baki Aydöner’in tutuklu kardeşi Bulut Aydöner ise savunmasında, "50 milyon tl unutulacak bir miktar değil. İtirafçı şirketime ilişkin her ayrıntıyı anımsıyor. Ancak 50 milyon lira rüşvet verdiği arsayı hatırlamıyor. Hakkımdaki suçlamalara yönelik somut bir delil yok iddianamede. O Baki ben Bulut, abimin bana talimat vermesi söz konusu değildir, ne de ben ona talimat verebilirim" dedi.


Öte yandan yolsuzluk iddialarının ardından başlatılan soruşturma için hazırlanan İddianame; örgütün kurucusu ve lideri olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası isteniyor.