Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İstanbul’da yaşamanın zorluğu her geçen gün katlanırken, artık bu şehirde “ölmek” de başlı başına bir krize dönüştü. Tarihî ve merkezî mezarlıklarda doluluk oranları yüzde 90’ı çoktan aştı. İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığı yeni cenazeleri ancak şehrin en uç çeperlerinde kurulan yeni alanlara yönlendiriyor. Belediyenin merkezde yer tahsis edememesinin faturası ise geride kalan acılı ailelere çıkıyor.

Yeni vefat eden vatandaşların çok büyük bir bölümü Avrupa Yakası’nda Kilyos veya Silivri Çanta, Anadolu Yakası’nda ise Çekmeköy gibi uzak bölgelere gönderiliyor. Şehir merkezinden bu mezarlıklara gitmek, özellikle bayram günlerinde tam bir trafik işkencesine dönüşüyor. Yakınlarını ziyaret etmek isteyen vatandaşlar, gidiş ve dönüş için saatler harcıyor.
Yaşanan bu lojistik kriz, İstanbulluları radikal bir alternatife yöneltti. İstanbul’un bir ucuna cenaze defnedip her bayram saatlerce çile çekmektense cenazeyi memlekete nakletmek çok daha mantıklı bir seçenek hâline geldi. Üstelik İBB’nin gasilhane, kefenleme, tabut ve memlekete nakil işlemlerini tamamen ücretsiz olarak sunması bu eğilimi körüklüyor. Vatandaşlar “Burada Kilyos’a, Silivri’ye gömüp yabancı gibi kalacağına, hiç değilse ata toprağında huzurla yatsın” diyor.

Şehir merkezindeki o daracık alanlarda, tabiri caizse araya tanıdıklar sokarak boş bir yer bulunması durumunda ise bu kez devreye İBB’nin astronomik 2026 yılı fiyat tarifesi giriyor. Arada nüfuzlu tanıdıklar olsa dahi belediyenin resmî kasasına ödenecek meblağlar el yakıyor. 2026 güncel verilerine göre; Zincirlikuyu, Karacaahmet, Aşiyan ve Ulus gibi tarihi alanları kapsayan 1. Grup mezarlıklarda, henüz hayattayken “önceden boş yer alma” bedeli tam 334.896 TL’ye ulaşmış vaziyette.

Uzmanlar, büyükşehirlerde yaşanan mezarlık krizinin temelinde plansız kentleşme ve arazi maliyetlerinin yattığını söylüyor. Şehir Planlayıcısı ve Kentsel Strateji Uzmanı Ramazan Kuloğlu şu açıklamayı yaptı:
Konut ve ticari alan getirisi o kadar yüksek ki, kent merkezlerinde mezarlık alanı olarak ayrılabilecek kamusal araziler yıllar içinde betona teslim edildi. Bugün belediyelerin yeni mezarlık alanı açabilmek için kamulaştırma yapması, astronomik arazi maliyetleri yüzünden neredeyse imkânsız hâle geldi. Metrekare değerlerinin, inşaat ve arsa maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir gayrimenkul tablosunda; dirisine ev bulamayan şehirlerin, ölüsüne mezar yeri bulamaması sürpriz değil.
Mezar yeri bulma ve artan fiyat sorunu yalnızca megakent ile sınırlı değil. Başta Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin birçok büyükşehrinde de benzer bir “toprak krizi” yaşanıyor. İzmir kent merkezindeki 30 mezarlık tamamen dolarken, belediye çareyi yeni alanlar açmakta arıyor. 2026 yılı itibarıyla İzmir’de aile mezarlığı fiyatlarına yüzde 100 zam yapılarak bedeller 200 bin TL seviyelerine kadar ulaştı. Ankara’da ise Karşıyaka, Gölbaşı ve Cebeci gibi merkezi mezarlıklarda aile kabristanları için kişi başı talep edilen rakam 75 bin TL’yi buluyor.