Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kahramanmaraş'ta okula saldıran ve 10 kişinin ölümüne sebep olan failin polis babasının ifadeleri ortaya çıktı.
Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda 10 kişi hayatını kaybetmiş, 17 kişi yaralanmıştı. Hayatını kaybedenlerin yakınları bu sabah KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi morguna geldi.

İşte okul saldırısını gerçekleştiren failin gözaltındaki babasının ifadesi:
Çocukların öldüğünü ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı, oğlum İsa Aras'ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır, bunlarda mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş, benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli masa sandığı içerisindedir, şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz, ben silahlarımı alacağım zaman silahları şarjörleri farklı sandıklar içerisinden anahtar alarak dışarı çıkarırım, söz konusu masa sandıkları kendinden kilitli sandıklardır.
İsa Aras sandıkları nasıl açtığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıkları açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir, olay günü oğlum İsa Aras sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. İsa Aras söz konusu sandıkları nasıl açtığını internetten öğrenmiş olabilir, oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı kendisine ait vip ipi bile varmış.
Ana dili gibi ingilizce konuşmaktaydı, çok zeki bir çocuktu, oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durum olmadığını oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikologa İsa Arası götürüyordum, söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını biz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir dedi.
En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı, oğlum bilgisayar ve cep telefonunu ingilizce moda kullandığı için benim kendisini anlayamadığım onun da beni anlayamadığı durumlar oluyordu.
Oğlum cep telefonunda ve bilgisayarında ne ile meşgul olduğunu takip edemedim, ismini bilmemekle birlikte oğlum sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm, ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana laf yarıda cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.
İsa'nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay öncesinde istediğim kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyer içine bırakmıştım, oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım, kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültüründen bahsettim, silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim, yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti.
İleride sicili temiz olursa ve iyi bir okul okursa ona da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana ‘Amerika'da herkes silah alabiliyor’ dedi ben de kendisine ülkemizde kimin silah alabileceğini taşıyabileceğini söyledim, oğlum arkadaşlarının silahla ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi.
Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma gerçekleşmiş olabilir, ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyette poligona giderek kendim de silah ile atış yaptım oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim.
Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim buradaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini kırmaktı, fotoğrafları daha sonra whatsapp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim, emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış, benim evimde silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz, silahlar ve mermilerin muhafaza edildiği masa sandıklarının üç düğmesi vardır söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır.

Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim.
Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan ingilizce konuşurdu ancak ben kendisini ne konuştuğunu anlamazdım, oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı, odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı bize hiçbir şey göstermek istemezdi, biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik.
Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı, oğlumun duygusal durumunda sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlum daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük, oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine ve öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim hatta zaman zaman okula sana zorbalık yapan seni hor gören arkadaş ya da öğretmenin olup olmadığını sordum ancak kendisi bana hayır öyle bir şey yok dedi. Oğlum zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı, oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi bir kısmı deprem dönemine denk geldi.
